YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

HAYATTA HER EVİN BİR HİKAYESİ VARDIR, YAŞAM ACIDIR AMA MEYVESİ TATLIDIR.

R03;Akdeniz’in  antik kentlerinden  Perge den kaçırılan taş oyma mezar Herakles  lahdinin    geçen hafta Türkiye ye iade edildiğini sevinçle öğrendik

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı basına verdiği müjdeli haber de yaptığı açıklama da, “ Herakles lahdin 2010´da Cenevre serbest limanında envanter kontrolü sırasında el konulduğunu belirterek, "Cenevre Başsavcılığı, 21 Eylül 2015´te lahdin iadesine kara verdiğini “ belirtti.

Lahit  2010 yılında İsviçre'nin Cenevre gümrüğünde ele geçirilmişti. Türkiye’den Akdeniz  Perge kökenli, Herakles ile ilgili bu eser,  MÖ 2. yüzyıl, Roma dönemine  ve   235 santim boyunda, 112 santim genişliğinde nerdeyse  5 ton ağırlığında.

Hani çanta , cep telefonu değil çalınan,

Beşbin kilo ağırlığında devasa hacimde ve  profesyonel destek almadan yurt dışına çıkamayacak büyüklükte bir eser.

Kimilerine göre yurtdışında daha iyi koruncağından gitmesinde yarar var deniliyor bazı çevrelerce.

Ancak bu toprakların simgesi olan ve antik kentimizin bir parçası sayılan  nadide eser  bu topraklarda ana vatanında sergilenmeli , korunmalıdır.

Yıllar önce gene bir yazıda ,

Çok değil 3-4 yıl önceydi Aydın Kütüphanesinde aşağıdaki afiş asılıydı.

Çanakkale’deki TROYA hazinesinden eserler vatanına dönmüş ve Anadolu Medeniyetleri müzesinde sergileniyordu.

Uşak Güre beldesi Karun hazinelerinden , sahtesi ile değiştirilerek çalınan ve  Amerikada Metropolitan Müzesinde sergilenen kanatlı Deniz Atı broşu 2005 de çalındığı Uşak müzesine geri getirildiği haberini geçiyordu gene  6   yıl önce yılbaşında.

Bodrumdaki eşsiz tarihi mezar,  Kral Mozoleumunu geri getirmek üzere, 30’a yakın Avukat  girişimde bulunmuş ve Baro önderliğinde Londra’daki British  Museum’dan geri almak için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yapacağı başvuruyu yapacaklarını  açıklamışlardı.

Uluslararası hukuk ve girişimler gerekli biliyoruz ama, acaba anıt taşın gerçek sahibi Ankara’da bu işi ne kadar takip ediyorlar.?
Yoksa ülke siyasetinde ve gündeminde  bir lobi ve fikri takip olmazsa, Çıldır havaalanı benzeri , daha çok bekler Aydın efeleri..!

Aydından çalınana eserler için neler yapılıyor..?
On yılda çevre yolunu ancak programa alabilen siyasilerimiz,elli yıldır uçuşa kapalı havaalanımız, emekliler kentine dönüşen Aydın’ımız, beyin göçü yaşayan ilimiz için neler yapılıyor..?
Bence koca bir hiç..!

Bizimde  Tralleisden çalınan ve Danimarka’da Kopenghan kentinde sergilenen  dünyanın ilk notalı müziğinin kazındığı anıt mezar taşı SEIKILEUS .

Bakanlık, kentlerin sevdalıları tarihi mirasına  sahip çıkarken , biz bu anıt mezar taşını

yeni  arkeoloji müzesi duvarına aşağıdaki gibi , dev bir panosunu yaparak avunuyoruz.

Aslını geri getirmek için neler yapıyoruz..?

Çok değil   6   yıl    önce  Aydın yeni arkeoloji müzesi  açılışını yapan Bakan  Ertuğrul  Günay’ında önünden geçtiği,

Panodaki mezar taşının geri alınması için kimse hiç kimse bir söz almadı.

Bürokratlar da  saygıdan Bakan’a yanaşamadı bile..!

Ama ben nostaljide kaldığı gibi  fikri takibim  ile yeniden   buradan sesleniyorum.

Karun ve Traoya   hazinelerinin  ve  Herakles’in peşine düşenler ,  anavatanından sürgün ve  Danimarka’da mahpus , Seikilos’un aslının yeni müzeye  kadar yakışacağını

Düşündünüz mü..?

Tarihe ve kültüre  çok   duyarlı  Aydın Vali yardımcımız Ömer Faruk GÜNAY ile   vali sayın Yavuz Selim KÖŞGER ‘in   bu konuya el atmasını bekliyoruz.

Karun ve Troya hazineleri kadar önemli ve bir ilk olan , dünyanın ilk notalı müziğinin kazındığı SEIKILEUS anıt mezar taşını,  Aydında ana vatanında görmek istiyoruz.

Bu taşın sinerjisi ile Aydında bir “ ANTİK    MÜZİK  FESTİVALİ” düzenlenerek,Turizm’de sesini tüm dünyaya duyurabilecektir.

Böylece  “dünyanın ik notalı müziğin  bulunduğu kent “  ünvanıyla  bir marka kent olacaktır.

Tanıtım işte böyle bir şey,  ancak  slogan ve  özel değerlerle    markalaşmaya gidilebilecektir.

Dünyanın en eski şarkısı.

Danimarka’da Kopenhag  kentinde sergilenen  dünyanın ilk notalı   Seikilos   adında varlıklı biri  tarafından kazınmış olan anıt mezar taş  Seikilos’un eşi, Euterpe için yazmış olduğu şarkının söz ve notalarını  etrafında  okunmasıdır.  Euterpe  aynı zamanda eski Yunan mitolojisinde müzik ve lirik şiirin ilham perisidir.

1882-1883 yılında Aydın-İzmir demiryolunun inşaatı sırasında   demiryolu güzergahında  Tralleis antik kent civarında  bulunmuştur. Padişah fermanıyla yurt dışına götürme izni alan  demiryolu sahibi firma yetkilileri   önce Buca’daki bir villanın bahçesine götürülen mezartaşı, 1921-1922 yıllarında gerçekleşen Kurtuluş Savaşı sırasında  yurtdışına kaçırılmıştırSeikilos anıtsal mezar taşı 1966 yılından beri Danimarka’da Kopenhag Ulusal Müze’de sergilenmektedir.

2300 yıl önceleri yaşamış, mermer mezar taşında ilk notalı müzik ve şu şarkı sözleri yer alıyor. ‘’Yaşadığın sürece göster kendini / Dertsiz tasasız ol / Hayat çok kısa / Ve zaman her şeye gebedir.” Taşın üzerinde ayrıca “Ben bir mezar taşı, bir  anıtım. Seikilos beni buraya ölümsüz anısının sonsuz işareti olarak yerleştirdi.” yazısı da yer alıyor.

 

Mezar taşı, sütun gövdesi şeklindeki bir kolonun üzerine kazınmış, iki bölümden meydana geliyor. Antik Grek müzik notalı lirik şiir, şarkı sözü notaları ve mezar yazısı alt alta yazılmış Seikilos Mezar Yazıtı tamamen müzik kompozisyonu örneği olması yanında dünyada müzikal nota olarak bilinen en eski yazılı kayıt kalıntısı.

 Yazının transkripsiyonunda, müzik sözleri harflerle sembolize edilerek kısa bir müzik notası ortaya çıkarılmış. Müzik, MÖ 2. yüzyılda Phrygia'da bilinen nota sistemine uygun yazılmış.

 

Aydın  SEIKILEUS ve TRALLEİS ile  bilinen bir müzik kenti bir  antik bölge  merkezi  olacaktır.

Gerçek yaşanmış bir öyküyle  hak ettiği Turizm ve tanıtımda yerini alacaktır.

Bir şeyi kırk kez isteyince olurmuş derler!..

Bu Otuzdokuzuncu yazımız..!

Kırkıncısını yazmadan görürüz  olduğunu   inşallah..!

Tam üç   yıl sonra yeniden yazıyorum  ama ,

Ne bir gelişme var ne de  çaba,

Ne zaman dönecek “seikilos” anıt taşı Aydın’a..?

Dilimde kalemimde,Aydın içindir ,

Sayın Vali  KÖŞGER  Aydın’ı tanıtımda uçuracak, uluslararası bir antik marka kenti yapacak  bu projeyi mutlaka  masaya yatırmalıdır.

Karun ve Troya dönmüş anavatanına,

SEIKILEUS , ne zaman bizimle olacak acaba ?

******
Cennet ve Cehennem acaba sadece öbür dünyada mıdır..?

“Cehennem de ateş yoktur,

Herkes tutuşturacak odununu bu dünyadan götürür “

Diyen atasözü ne kadar doğrudur..?

Bu dünyanın bir  tarafının  cennet ,

bir yanının da cehennem olduğunu düşünürüm hep.

İnzivaya çekilmiş bir derviş,

Bu dünyada  değil , öbür alemdedir.

Sadece öbür dünyayı zikrederek , ruhen öbür alemde,

Bedenen bu dünyadadır.

Ama asıl cennet cehennem biraz da bu dünyadadır.

Okuyup iş bulmak ,evlenmek , çoluk çocuk yetiştirmek,

Ev geçindirmek,işsiz veya boşanan çocuklara teselli olmak ,

Nokta koyduğumuz hayata yeniden başlamak ,

Torunlara baba ,dede olmak,

Sıkıntılarla baş etmek..!

Kısaca cenneti de cehennemi de bu dünyada  yaşamak.

Evet yaşam acıdır.

Sabretmek ise sonunda ferahlıktır.

Katlanabilenler için bu dünyada bir imtihandır.

İşte bu gerçeği hayatın tatlı zamanlarında unutmamalıyız.

Acı ve tatlı yaşam bu dünyanın cennet ve cehennemidir.

İçinden kimsenin sağ çıkamadığı 

bu yalan dünya  çok iyi ve güzel bir yer olsaydı,

mezarlıklar olmazdı..!

Evimin önünde diktiğim üç ağaç zeytin ağacı bu yılda meyvelerini vermeğe başladı.

Çiçek açtığı yaz aylarında döktüğü binlerce çiçekten  ağaçta kalabilenler,

Şimdi kahvaltılarda  sofradaki Meyveye dönüştü.

İşte Hayatın ta kendisi.

toplu iğne başı gibi başlayan zeytin meyvesi’nin yolculuğu

Kendini besleyen kök ve dallardan aldığı  özütü,

İçinde sindirerek ,şimdi erik büyüklüğünde dallarını bize sunuyor.

Sabırla büyüyen siyah ve yeşil daneler ,

Hep insanlar için …!

Ama insanlar hep tüketmek,hırsla birbirini çiğnemek arasında.

Kimse hayatın en tatlı anlarında , bunun bir gün biteceğinin farkında değil.

Hayatta her gününüzü , son gününüzmüş  gibi  yaşarsanız,

Gerçek anlamda  insan olanlardansınız.

Acı, tatlı , hüzünlü , neşeli ,

Hayatta her evin, her bireyin ,bir hikayesi vardır..!
Ya sizinki  hangisi..?

 

SÖZÜN ÖZÜ :

BAZAN OLMAZ,HAYAT İSTEDİĞİNİ SUNMAZ .

YA ZAMAN  YANLIŞTIR YA DA  MEKAN.

BAZAN DA , İNSAN..!

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110  EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828

 

 

19.09.2017
Bu yazı 145 defa okundu.

Diğer Yazıları