YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

HER ŞEHİR KENDİ MARKASINI BİLİYOR. AYDIN HALA MARKASINI ARIYOR.

Hafta içinde Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay KILIÇ Aydın da ,

AKP li kadın kollarının düzenlediği 8 mart dünya kadınlar gününü kutlamak için Hidayet sayın Kültür merkezinde partilileriyle bir araya geldi.

Az sayıda basın mensubunun izlediği toplantıda ayakta yer buldum sonlarda.

Çoğu başörtülü mütedeyyin, temiz Anadolu insanı kadınların ellerinde parti bayrakları, dillerinde kürsüde söylenenleri tekrarlayan “Evet “ korosu.

Her ilçeden gelen kadın kolları başkanlarına devasa seramik tabaklarla kadınlar günü kutlayan bakan, her biriyle de fotoğraf çektirmeyi unutmadı.

Adeta kadınların altın günü gibi şen ve neşeli ortamın bulunduğu salonda Eski Milletvekili Semiha Öğüş kadınlarla bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.

Milletvekili Mehmet Erdem ile İL başkanı Av. ÖmerÖzmen Bakan Kılıç’a eşlik etti.

Bazı kadınlar köşe yazılarımı okuduklarını belirtip, sohbet ettiler bu fakirle.

Gördüğüm tablo evetçi bir güruh  vardı salonda.

Bir an salonun çıkışında Bakan’a yaklaşıp, Aydın a yeni stadın yapılmasının gerekliliğini anlatmak için kapıya seğirttim.

Ancak kalabalık bir koruma ordusu ve partililer yüzünden yanına yaklaşmak mümkün olmadı.

Akşamında Televizyonlarda kanalkanalgezerken, Kılıçdaroğlu’nun salon toplantısında yükselen hayır seslerini izleyince bir kalabalık hayır güruhu nu da gördüm.

Hiç de tasvip edilmeyen toplantı basmalar, kürsü devirmeler, elektrikleri kapatmalar, aslında bir korkunun güvensizliğin, kendinden emin olamamanın göstergesi.

Seçimlerde bile bu kadar gergin ortamın yaşanmadığı güzel ülkemde siyasetin amacından çıkıp, araç haline geldiğini görmek çok üzücü.

12 Eylül de, kahvelerini, bakkallarını bile ayıracak derece de siyasetin bulaştığı necip Türk milleti neredeyse aynı günleri yaşıyor.

 Sormak geliyore içimden “ nereye payidar “..?

Tarih tekerrürden ibarettir, ders almayanlar için.

Çok değil dört yıl önce “komşu sınır dostlarımızla  “Sıfır düşmanlık “

İlkesiyle başlatılan proje kısa zamanda “ sıfır dostluk” a dönüştü.

Sınırımız dışında bile düşmanlarımız doğdu.

Bir cephede bu kadar düşmanla karşı karşıya gelmek için ,

Hatamız nerde..?diye düşünmek lazım.

Hep biz mi haklıyız, Yoksa biraz da biz mi  hatalıyız..?

Gelelim yazımızın başlığına,

içinden geçtiğimiz kentlerin afişleri oldukça renkli ve anlamlı.

İlçelerde bile gururla astıkları afişler adeta o kentin markası.

Örneğin Akhisar’da işte bu afiş “9000 yıllık tarihiyle Marka Kent “ olmakla

Öğünüyordu Akhisar.

 

Akhisar yaklaşık 100 bin nüfuslu bir ilçe Nazilli Söke gibi.!

Bir başka afiş de ise ,” 12 milyon zeytin ağacı “ yazılıydı.

Demek ki kişi başına 120 tane ağaçla zeytin üretiminde iddialı bir yeri var anlaşılan.

Bu güzel ilçe Akhisarspor’uile, bir çok dev kulübün yer aldığı süper lig de, kentin ayrı bir markası.

Nende bu güzel ilçede ısrar ve başarı ..?

İşte bu anekdotta..!

Şair Eşref’in tayini Sivrihisar’a çıktığı zaman canı çok sıkılır.

Hiciv ustası ünlü şair alır kalemi eline ,

yakın dostu İzmir Valisine şu dörtlük  ile bildirir:

Sivrihisar yerine Akhisar’a gitmek arzusunu,

“Beni Sivrihisar’a merhamet et otutturma

Kerem kıl, Akhisar’ı,dersen İzmir’den ırak olsun

Mücerred bir hisara gönderilmekse eğer maksat

Efendim başı sivri olmasın da, bari ak olsun”

dediğiAkhisar yukarıdaki afişlerle tarihine,

Futbol takımıyla 1. Lige, Zeytin ağaçlarıyla marka ürüne sahip çıkıyor.

Geçenlerde Aydında Yeni Müze salonunda 8 Martta yine kadınlarla ilgili kadın arkeologlar ve kadın üzerine sunum yaptı Üniversiteden hocalarımız.

Bunlardan birini de, geçen yıllarda,

Tralleis kazı başkanı Prof. Aslı Saraçoğlu antik kentte yapılanları bizlere

Görüntülü olarak sundu. 

Tralleis antik kentine 8 mart gününün anlamına uygun iyi ki bir  kadın eli değmiş…!

Tarihi kentin planlarının elde edilmesi, Yön ve tanıtım levhaları,

yürüme yolları, giriş ana cadde düzenlemesi, Öğrenci ve kazı ekibi,konteynerleri, Misafir tuvaletleri, ile artık Tralleis Tur operatörlerini ağırlamaya hazır.

Aslı hanım idealist bir akademisyen.

Mesleğini çok seven ve bir çok yokluk ve yalnızlıklara rağmen üstlendiği bu görevi,

En iyi şekilde yürütmek için sınır tanımayan çalışmaları ve girişimlerinde,

Bir grup Aydın Gönüllüsü ile yanındayız.

Güzel şeyler olacağına inancım tamdır.

Aydın,Akhisar’dan çok daha fazla,arkeoloji ve antik kent zengini .

Ama birçoğunun yerini Aydınlıların bile bilmediğine eminim.

Yeni müzeye kaç Aydınlı gezmiştir sizce..?

Arsenali merak edip gezen kaç kişiyiz..?

Bir hafta sonu hanginiz en yakın Tralleis’i,Nyssa’yı,Magnesia’yı  kaç kişi gidip gezdi gördü..?

Ama Akhisarlı işte kentini böyle  sahip çıkıyor…!

Nasıl Nazilli “uzun yaşama merkezi “ gibi haklı bir sloganla markalaştığı gibi,

Her zaman yazdığım gibi her ilçe ve kent kendi MARKA ŞEHRİNİ  yaratıyor.

Bunu da şehrin en işlek ana caddesine asarak,

Herkese ilan ediyor.

Aydında ise  tam tersine,

Bu vatanın tarihine, eserlerine sahip çıkanların,

Yanında olacağımıza,

Hep yalnızlığa itiliyor..!

Bir türlü marka şehir diye yırtınanlar “bu  marka’nın “

Ne olduğuna karar veremiyor.

Aydının sevenleri ve Aydın sevdalıları,

Sayın Aydın valisi Ömer Faruk Koçak,

Aydın şurası için çalışmalara başlanıp, Üniversiteler, Sivil Toplumlar, Kişi olarak bu kentim isim markaları,yerel yönetimler ve olmazsa olmaz yerel basın bir araya getirin, artık markamızı masaya yatırıp, adını koyalım..!

Antik kentleri mi, İnciri’mi,jeotermali mi,balı mı, pamuğu mu, zeytin mi zeytinyağı mı..?

Yoksa masada kalan hasta misali, bu kent daha senelerce  hiç  ayağa kalkamayacak.

 

SÖZÜN ÖZÜ :

Ne demiş hazreti Ali ..? ÖLDÜKTEN SONRA YAŞAMAK İSTERSENİZ KALICI İŞLER YAPIN VE BIRAKIN..!

10/03/2017

10.03.2017
Bu yazı 523 defa okundu.

Diğer Yazıları