YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

KESKİN SİRKE, KÜPÜNE ZARAR, DÖNER , SÖYLEYENİ YARALAR.

Ülkemizde gündem   patinaj yapan bir araba gibi  avare kasnak gibi dönüp  dönüyor.

Ülke kendi gücünü işe güce vermek yerine , karşılıklı söz düellosu ile boşuna zaman geçiriliyor.

Oysa” iki günü müsavi ( eşit ) olan bizden değildir “ sözü dinimizin öğretisi değil midir.?

Miskinliği, tembelliği , kabul etmeyen yüce dinimiz, her gün çalışarak üretmeyi öğütler.

Günümüzde  bu yolda yürüyen ülkeler , güçlü ülke olmuştur .

Oysa biz de  yıllardır yaşanan  siyasi söylemler, krize dönüşen ilişkiler ,  Başvekilin ve muhalefetin aşırı sert söylemleri,

Ötekileştirmeler, berikileştirmeler,kindarlar, sizden bizdenler,

Mitinglerde  adrese teslim söylemler,

Doğrusu bir başvekilin ağzından , sokak polemiği,

Muhalefetin ise incir çekirdeğini doldurmayan dedikleri,

Sokaktaki vatandaşın  hiç de hoş karşılamadığı ve siyasete güvenin sarsıldığı  günler.

Millet on iki yıllık bir başvekil  sonrası Cumhurreisi seçilenden  daha saygın ve seviyeli bir tutum izlemesini bekliyor.

Malum olayları basından izliyoruz.

Varsa bir suçlu devletin organları tutup  çıkarır ortaya,

Yeter ki siz isteyin ve en son ayakta olması beklenen yargıya, 

Yeter ki  vicdan sahibi Yargıç ve savcılara inanın..!

Kıyametin adil olmayan devlet adamları yüzünden  kopacağı söylenir.

Hiçbir meslek ve hizmet adamı adının başında “Cumhuriyet” adı yoktur.

Neden kaymakamlar  Valiler , hatta Vekiller için değil de ,

 sadece Savcılar  ünvanları CUMHURİYET  ön eki  ile anılırlar.

 Lozan'da doktora yaptıktan sonra Atatürk tarafından,

 "Hukuk Reformu yapmakla"  görevlendirilen ,

Kuşadalı hemşehrimiz, Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt,

savcılar için "Cumhuriyet Savcısı"  unvanının isim babasıdır.

Ata'nın huzurunda "Hukuk Reformu" için fikir fırtınası yapılırken,

Bozkurt çok tepki alır ve sıkıştırılır:

"Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir?

Cumhuriyet Başbakanı,

Cumhuriyet Bakanı,

Cumhuriyet Müsteşarı,

Cumhuriyet Valisi,

Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da,

Neden Cumhuriyet Savcısı?

Savcılara neden bu imtiyaz? 

Atatürk, Bozkurt'a "Ne diyorsun?" diye sorar.

Bozkurt'un cevabı çok net olur:

"Çünkü öyle zaman olur ki, Cumhuriyeti korumak için,

 başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile,

 hesap sormak gerekebilir.

 İşte o hesabı soracak olan kişi   “ Cumhuriyet Savcısı'dır."

Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder.

-"Devam et Bozkurt" der.

Cumhuriyet Savcısının bu cumhuriyeti korumak ve kollamak yetkisi,

 hukuk reformuna ve Atatürk'ün  bu yorumuna kadar uzanır.

Bugün  yargı ve kolluk üzerinde Mecliste muhalefetin dile getirdiği vesayet tartışması

siyasetin anlayamadığımız hangi tercihidir.?

Devlet , deneme yanılma yeri değildir.

El yordamıyla idare edilecek bir kurum  ise hiç değildir.

Atalarımız “bin kere ölç , bir kere kes “diye boşuna dememişler.

Ama bir kere kesip, sonra  bin kere düşünmek ,

Kumaşta  hadi neyse olur da ,

devlette çok ayıp olur ama.!

***

 TRT payları olarak elektrik  faturaların yansıtılan katkı payı tartışması gündemi hızlandırdı. 

Bugün Ankara da , Oran  semtinde  devasa binasında  hizmet veren   ve benim  40-50 yıl önce tanığı olduğum siyah beyaz tek kanallı günlerde devlet kurumu olan TRT nin gelişmesi için Elektrik paylarından alınan  katkılar o gün için bir nedeni ve  gerekçesi  vardı.

Aydın Lisesi radyoevinde   başlayan radyo ve  TV programcılığı sevgisi Üniversite ve çalışma yıllarımda devam etti. 

 

 

 

 

Hiç unutmam benimde 1981 yılında TRT yarışma programlarına konuk olduğum o tek kanallı siyah beyaz yıllarda Ankara da  Çankaya yolu üzerindeki eski TRT binasında  Halit Kıvanç’ın sunduğu MARATON yarışma programı , MEHMET Ali Erbil’in sunduğu İstanbul da  yarışma programı ile TRT İzmir TV de Fuar Kültürpark içinde stüdyolarda hazırlanan Turizm yarışma programlarına ve onlarca radyo programlarına   katıldığım yıllarda TRT yi ve radyoevlerivini   daha iyi tanımama  neden olmuştu.  

TRT HABER çekimlerinde Aydın tarihini anlattığım günlerden bir  karede  Aydın Sevdalısı olarak TRT de  fahri olarak da yer almıştım.

 

Açılışında istikalal marşı ve kapanışında  “ iyi geceler “ anonsuyla her gün 4-5 saatliğine bizi ekrana bağlardı.

 

  

 

 

Sık sık arıza yapar araya maşrapa koyardık..!

 

Reklam gelirlerinin azlığı , yatırım maliyetini yüksekliği ve kurumsal idarenin güçlenmesi için belki bu küçük katkılar  o yıllarda   gerekliydi.

Ama artık günümüzde kanallar yüzlerce sayıya ulaştı, rekabet arttı, kanallar alışılmışın dışında gelirlerle yandaş, candaş ,muhalif kanallar saflarını belirlediler.

TRT artık eski tek renkli günlerin tek kanalı değil,

Hatta devletin kanalı olarak , dümeni siyasetçilerin elinde.

Kamerasını istediği yere çevrerek,  dilediğine ekrana kapatabiliyor.

Ekonomide böylesine  serbest rekabet ortamında , artık TRT katkı payı hiç  adil değil.

Her kanal birer ticari kuruluştur.

TRT de dileyenin izlediği , diğer kanallardan farksız  ticari , hatta artık siyasi bir kanaldır.

Reklamları , gelirlerini hesaplayıp, ayağını yorgana göre uzatmalı ,gelirine göre  şirket gibi yönetilmelidir.

Ancak TRT ,hem şişkin kadrosuyla masraflarını karşılayamazken , bir çok programları da piyasaya özel kurumlara  milyonlarca liraya yaptırdığı bir gerçektir.

Eğer yurtdışında uydudan Türkiye’nin çıkarları ve enfermasyonu  için yayın yapan kanallara ulusal çıkarlar için  bütçeden katkı yapılmasına kimsenin itirazı olamaz.

Ama ülke içinde yayın yapan TRT-1 sadece merkezi idarenin resmi kanalı olmaktan öteye geçememiştir.

Her seçimlerde bu konu ciddi olarak gündemde ve yakınma konusu olmaya devam etmektedir.

Bugün FETÖ’cü olarak aranan Hakan Şükür , ne bilgisi ve görgüsü vardı ki, TRT de spor yorumcusu olarak milyonlarca lira ödendi..?

Hatta Milletvekili olduğundan  başka bir iş yapması yasak olduğu halde ,  mesliste  ek iş yapmasına, karşı çıkmayıp , izin verenlere ne demeli..?

Aynı meclis ,bir başka milletvekilini , hiçbir ücret almadan fahri öğretmenlik yapmasına engel olmuştu da..!

TRT,   dün Aydın tekstil de olduğu gibi, siyasetçilerin  istihdam merkezi oldu.

Liyakat yerine , adamım gelsin , iktidarların kurumu haline geldi.

Bu da  görev zararı olarak hanesine yazıldıkça,

TRT payları , elektrik katkı paylarının yanı sıra, cep telefonlarında % 10 a arttırıldı.

Bu    rekabet ortamında alınan bu katkılar  yasal ve adil  değildir.

TRT diğer TV kanallarından farksız bir kurumdur.

Eğer devlet çok istiyorsa, artık globalleşen ekonomi içinde  , Telekom, ve  diğer KİT lerde   yaptığı  gibi , TRT’ yi  de özelleştirilmelidir..!

 

 SÖZÜN ÖZÜ :

BIRAKIN ADALET YERİNİ BULSUN,

İSTERSE KIYAMET KOPSUN.

 

 

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110  EFELER  AYDIN

GSM : 0.542.7608691

 

09.08.2017
Bu yazı 193 defa okundu.

Diğer Yazıları