YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ SİYASETTE, ŞİMDİ BAKALIM KOLTUK SIRASI KİMDE

Aydın’da çarşıda kahvede  okurlarımızla  ve  dostlarımızla  nerde karşılaşsak

Hoş sohbetin ardından  hemen geliyor malum  konu ve ardından soru ,

“ne olcak bu memleketin hali”

Sen bilirsin nereye gidiyor memleket.

Daha düne kadar masum talepler artık yerini  açıkça bölünme taleplerine kadar vardı.

Güneyimizde açıkça  yeni bir “aşiret  birliği “ doğmak üzere.

Bizim dışımızda sınırları ve komşularımızı şekillendirmek isteyenler yeni bir “devlet “ kurmak istediklerini açıklasalar da, başkalarının eliyle gerdeğe girenler , maalesef  bağımsız bir devlet olmazlar.

Daha şimdiden 2019 yerel ve sonrasında  genel seçimler gündeme geldi

Sen bilirsin bu seçimler nasıl olur..?
Bir ülkede bu kadar çok  siyaset konuşulursa ,  asıl  hedefe o kadar  çok uzağız demektir.

Bizim gibi gelişmeye çalışan ülkelerde sabah , akşam siyaset  konuşuluyorsa, demek ki orda iyi gitmeyen bir şeyler var demektir.

Çünkü seçimlerden sonra artık gerisi hizmettir.

Ama biz her gün siyaset konuşmakla ,

Enerjimizi   avara kasnak , boşuna harcıyoruz.

Bir düşünün 2002 lerde AKP iktidara  tek başına  nasıl geldi..?
Ya Turgut Özal’ın ANAP’ı ,  1983 lerde nasıl tek başına iktidar oldu..?

Ya 1977 de  Ecevit  “Karaoğlan”  sloganıyla,   Güneş Motel  hikayesiyle  nasıl iktidara geldi.?

Hem 2002 nin hem de 1983 ‘ün  hem de 1977 ‘nin   az öncesine   , hemen bir , iki yıl gerisine bakarsanız  vatandaş eski söylemlerden bıkmış usanmıştı.

Yeni bir şey arıyordu

 Yeni kurulan bir partinin ilk seçimlerde  iktidar olması pek öyle kolay bir şey değildir.

Malum rüzgarlarla , tüm toplumu kucaklayan  programla, bu partiler tek başına iktidar olmuştu.

Her partinin sonraki seçimlerinde  artık” partili oylar”  odaklı  kemikleşmiş bir çekirdeği oluşturmuştu.

İyi de iktidar olmak için sadece bizimkilerin dediğiniz taraftarların   oyları  yetmez ki,

Diğer  partilerin  seçmenlerini  inandırmak,  onlardan da oy almak, hatta eski  küskün   oyları diriltmek lazım..!
Karaoğlan’ın 1977 deki gibi oylarının patlaması  gibi , 2  yıl önce   Yunanistan’daki  genel seçimlerde  başa gelen  Çipras  gibi ,

Farklı bir söylem  ve  lider, refah ve Heyecan,  lazım iktidar olmak için ve iktidarda kalabilmek için ..!

Kısaca, "Dün dünde kaldı cancağızım,  artık  bu gün yeni bir şey söylemek lazım."

Diyen Mevlana gibi ,iktidar için , hep bizimkiler değil , yetmediğinde  başkalarının da oyları lazım…!

Örneğin geçenlerde oturduğum bir kafede, ismi bende kalsın,  bir AKP ‘li   yanındaki samimi olduğu arkadaşıyla sohbetine yan masadan  kulak misafiri oldum.

  “neden biz Aydın’da oy alamıyoruz”..?
masaya uzanana arkadaşı kısık bir sesle,

- bak arkadaşım , Siz Aydın’da bir havaalanını  çok talep olmasına rağmen insan uçuşuna açamadınız,  Aydın Otoyol  devamı  Çevre yolunu on yıl beklettiniz , Aydın belediyesi ve sonrasında Büyükşehir ile on yıl   polemik konusu yaparak  hizmetleri  beklettiniz,  Bölge hastanesini kaç vali geldi geçti yer bulamadınız, Yeni Adliye yerini  siyasi polemiğe çevirdiniz,  Özel idarenin mallarının paylaşımında  siyaseten cezalandırdığınız belediye yerine aslında Aydınlılar  cezalandırıldınız,  Bir jeotermal ısıtma konusunda  Aydın’ın değerlerine  sırt çevirdiniz, buna karşılık kentin istemediği Jeotermal’i  Aydın’a  yerleştirdiniz.  Aydın’ı  Ankara da iyi temsil edemediniz,  Aydınlıların  tüm kesimlerin ortak taleplerini   yerine getirmediniz, Belediye farklı siyasi görüş içinde olduğundan  , alınan siyasi kararlardan Aydınlılar, seçmenler  zarar gördüler.

-Canım bir şey yapmadık mı hiç deyince,

“elbette yaptınız,  ama  açılan yeni okullar, hizmet binaları , devlet daireleri zaten devletin rutin yapması gereken işlerdir. Siz olsanız da olmasanız da müdürlüklerin ve bakanlıkların belli bir programında yürür gider..!
  Aydın’a  artık  ilimizin  hemşehrisi sayılan Çevre ve  Orman bakanı  Veysel bey    sayesinde  ancak  Çine barajını açabildiniz, tarım , sulama ve  baraj  ile göletler  yapabildiniz..!

Ama millet sadece duble yollara bakarak memnun olmaz.

Her sabah şehrin üzerine inen kükürtlü koku Aydınlılara sizi hatırlatıyor.

***

AKP de işler iyi de CHP de  farklı mı sanki..?
demokraside yerinin olmadığını savunduğum delege seçimlerinde yaşanan  skandallar , demokrasiyi savunan bir partiye hiç mi hiç yakışmadı.

Oy kullananların sayısı ile sandıktan çıkanların sayısı arasındaki tutarsızlık , içeriye girenlerin birden çok oy zarfı kullanması , açıklanması mümkün olmayan bir olay.
Bugüne dek  Aydın Büyükşehir billboardlara göre   2015  sonu itibariyle  ,

26 Kültür merkezi, 36 Yerel Hizmet merkezi  açılışı yapmış.

Her açılışta seçim zamanı da olduğundan  CHP vekilleri meydan da ve topuklu Efenin yanında

Topuklu Efe Çerçioğlu faktörünün partide giderek ,etkinleşmeğe başladığını görmemek mümkün değil.

Hatta  Tek adam, daha doğrusu tek kadın olarak Aydın CHP örgütünde  Aydın’dan sorumlu devlet bakanı edasıyla  gittikçe daha da   fazla  söz sahibi olmağa devam edeceğe benzer.

Popülarite  İbreler hep kendisinden yana,Büyükşehirde.

Bugüne dek Mesut Efe ‘nin açılışlarında Efeler belediyesinin etkinliklerinde  aynı partiden olmasına rağmen  pek görmek mümkün değildi.

Ama küçük şehirlere de Büyükşehir ve topuklu Efe  jest yaparak açılışlarına katılması lazım.

Çünkü küçük şehirlerdekiler de Topuklu efe nin ilçelerine ziyaretine   sevineceklerdir.

Belediye başkanları arasındaki çekişmelerin o ilçe halkına eziyetten başka bir şey değildir.

Bu anlamsız çekişmelerin devamı halinde sağduyusu  ÇOK GÜÇLÜ OLAN Aydın halkı yukarıda kulak misafiri olduğum konuşmadaki gibi yeri geldiğinde kırmızı kart gösterecektir.

Rahmetli  Demirel’in dediği gibi siyasette, bir saat bile çok uzun zamandır.

Ne diyelim,Bu ülke   ne Demireller, ne Ecevitler,ne Erbakan ne  Türkeşler  ne Topuklu Efeler  gördüler.

Neler geldi,  neler geçti şu çarkı felekten,

Bakalım şimdi  sırada   kimler var   vekillerden ,

 

SEN YOKSAN  HEP  BİR KİŞİ EKSİĞİZ.

BİRİMİZ  EKSİKSE ,BİZ HİÇİZ.

 

Sivil toplumlar bireylerin  sesidir.

Ama nedense bizde Sivil Toplum Örgütü denince ,

Akla gelen Sivil kısmı değil de “Örgüt “ bölümüdür.

Bu toplum çok çekti ÖRGÜT’TEN ve ÖRGÜT’LERDEN.

İlk kulağa gelen hemen bir bölücü örgüt mü yoksa ?

Arkasında terör , eskilerin dediği gibi ,anarşik filan mı var  çekincesi ,

 Türk insanını STK lara katılmayı  biraz düşündürüyor açıkçası.

Pek sokulmak istemiyor sokaktaki vatandaşlar Sivil Toplumlara ..!

Açıkça ya muhalefetle eş anlamda düşünülüyor, ya da  bir başkaldırı olarak algılanıyor.

Bu nedenle ben Sivil Toplum  Örgütü yerine   “Sivil Toplum kuruluşu “ adını daha çok kullanıyorum.

Oysa  hep  bir olunca ne kadar diri olunacağına,

Sivil Toplum çalışmaları,en güzel bir örnek.

Her  vatandaş, kendini en yakın hissettiği , keyif aldığı ve ,çalışmalarına katkıda bulunacağı bir STK ‘na üye olmalıdır.

Kültür, Çevre ,Eğitim hayvan hakları ,Tüketici hakları gibi  size ,en yakın olanını  seçip , dernek çalışmalarıyla,Topluma hizmet etmek  manevi bir hizmettir hazdır,  ödüldür.

Emekliler için boş zamanların değerlendirilmesi ,

Topluma hizmet etmenin manevi huzurunu hissetmesinin

Parayla ölçülemeyeceğini bilmelidir.

 Daha dün Amerikada Kola aşırı şeker içerdiğinden,

Obeziteyi önlemek üzere,sokakta  otomatik makinalarda, sinemada,yasaklandı koca devlette .!
Ama kola lobisi yasağın yürürlüğe gireceği gün,

Hemen yargı kararıyla erteletti  yasak kararını..!
dev firmaların lobisi,parası gücü  varsa ,

Biz tüketicilerinde bir araya geleceği ,güçlü  tüketicilerin  oluşturacağı  Sivil Toplum Kuruluşları güçlü   olmalıdır.

Örneğin bir gün kola içmeyen bir Amerika ,koca  bir  markayı dize getirir..!

Tıpkı sizden içeri adımınızı attığınızda ,sorma ver,  nerdeyse ayakbastı parası isteyen bankalar gibi…!

Hele bu ara dikkat edin..Sizi  ev veya cep telefonundan ulaşıp   abone olduğunuz  internetin süresi bittiğini arayanlar olursa ,  önerilerini asla kabul etmeyin, sakın  cazip teklifler  sundukları  servis sağlayıcınızı ve aboneliğinizi değiştirmeyin.

Bu yeni bir dolandırıcılık yöntemi.

Sizi arayıp internet servis sağlayıcınızı değiştirmenizi cazip tekliflerle kandıranlar, prim alırken , aslında sizin taahhüt sürenizin bitmediği ortaya çıkınca , değiştirdiğiniz eski  şirketten bir de cayma cezası adı altında kallavi bir fatura arkanızdan geliyor.

Artık dolandırıcılık kapkaççılık sokakta değil , anlı şanlı  şirketlerde  resmi işlemlerle yürütülüyor

.Sizi ne aydınlatıyorlar, ne de açıklamada bulunuyorlar..!
hala  Kart parası, dosya  parası,havale parası, hesap işlem ücreti, ayakbastı parası, soluma parası ,yan baktın , ekrana  baktın ,parası gibi,saçma sapan ödemeler yaratan bankaların bu yaptığının,sokaktaki gaspçıdan ne farkı var .?

Bizi sessiz görüp , “deli dumrul “vergisi  alan bankalara dolandıran şirketlere protesto edelim, 

Bu nedenle her birimizi tek tek bulduklarında kolayca halleden bu dev firmalara karşı STK lara üye olup topluca mücadele edelim.

Sen eksiksen hepimiz hiçiz..!

Güçlü lobiler ancak bizlerin karşı durmasıyla hizaya geleceklerdir.

Yoksa tek tek avlanmak çok kolay,

Haydi Aydınlı tüketiciler,duyarlı vatandaşlar,

Bir araya gelip ,  en azından bir  iki  Sivil Toplum Kuruluşuna katılalım.

Bize  uygulanan  bu  haksızlığı  ve  soygunu durduralım.

****

Dün EFELER KENT KONSEYİ nin ertelenen JEOTERMAL BASIN AÇIKLAMASI  yapıldı.

 Milli Aydın bankasında 50 ye yakın STK temsilcileri ve başkanlarının yer aldığı açıklamada , “en güzel gökyüzünün  altındaki yeryüzü “AYDIN ‘ın  verimli bitek topraklarının nasıl  YOK OLMAYA BAŞLANDIĞI  bir kez daha açıklandı.

 

Kent sabahları yoğunlaşan kötü havayı soluyor.

 

Zeytinlikler arasında tüten zehir bacalarının ve çıkardığı atıkların zararlarına yeni  yapılacak ŞEHİR HASTANELERİ dahi yetmeyecektir.

Zehir on yıl sonra etkisini Aydınlılarda göstermeye başladığında  hastane yatakları  boş kalmayacaktır.

Bu ülke de radyasyonlu çaylar, kuş gripi kanatlılar, gdo lu gıdalar,  elbet bir gün canlı organizmalarda ve insanlarda ortaya çıkacaktır.

İşte o zaman bu önlemleri en başından almayanlar , bunca halkın hesabını nasıl verecektir..?

Bu şehirde yaşayanlar bizler ve kentin asıl sahipleri  en çok olumsuz etkilenenleriyiz.

Kenti   “atanarak “  yönetenler belki bu ilden çekip gidecekler, ama Jeotermal ve zararları  ile biz, sen ben bizim oğlan , baş başa kalacağız.

JEOTERMAL İLE TARIM BİR ARADA ASLA OLAMAZ.

Ya AYDIN,  ya da JEOTERMAL seçiminizi yapın..!
Ovanın bağrında milyon yılda oluşan verimli topraklar , gözümüzün önünde yitip gidiyor.

Jeotermal atıkları bu toprakları mahvediyor.

 

 

Jeotermal dedikleri gibi sürdürülebilir , temiz enerji değildir.

Ancak rüzgar ve güneş RES ve GES ler  gerçek anlamda temiz sürdürülebilir enerji kaynaklarıdır.

Şimdi bir araya gelme zamanı .

Hep namazda değil ya,

Bu kez , anayasal hak olan  , daha iyi yaşamak , daha sağlıklı yaşamak , daha mutlu olabilmek için , daha  güçlü olmak için  safları sıklaştıralım.

 

 

 

SÖZÜN ÖZÜ :

 

HATA YAPMAK İNSANLARA ÖZGÜDÜR ,  BUNU BAŞKALARINA YÜKLEMEK  İSE  POLİTİKADIR.

mehmetozcakir@hotmail.com

PK 11O  EFELER AYDIN

GSM : 0.542.7608691

 

 

 

 

13.10.2017
Bu yazı 119 defa okundu.

Diğer Yazıları