YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

KIŞ AYLARI DEVE GÜREŞLERİ DEMEK.

KIŞ AYLARI   DEVE GÜREŞLERİ  DEMEK.

 

Genellikle Ege Bölgesi’nde kışın yapılan deve güreşleri, Ege’nin kış şöleni haline gelmiştir.

Deve güreşleri “tülü” adı verilen erkek develer arasında yapılır.  

Tülü’lerin kızışmaya başladığı kış aylarında yapılır. 

Deve yıllar önce İncir kervanlarının ulaşımında kullanılan susuzluğa dayanıklı  taşıma araçlarıydı.

 

 Aydın İzmir arasında ticari ulaşımı sağlayan yol boyunca deve hanları ünlüydü.

Bir rivayete göre  bu hanları işleten ve deve kervanlarını koruyan  Efelerin  1860 yıllarında  Aydın-İzmir demiryolunun yapılarak incir taşımacılığının  trenle yapılmasıyla işsiz kalmaları üzerine dağa çıkarak zaptiyeye  direndiği de söylenir.

Ege de yıllardır  geleneksel olarak sürdürülen deve güreşlerinin ilk defa bundan iki yüzyıl kadar önce Aydın ilimizin İncirliova ilçesine bağlı Hıdırbeyli köyünde yapıldığı söylenmektedir.

Ancak A.Münis Armağan’ın Batı Anadolu Tarihinde İlginç Olaylar adlı kitabında “Develerin Sonu” bölümünde II. Mahmut döneminde Tire ve civarında deve güreşlerinin yapılmakta olduğu belirtilmektedir.
 http://www.resimler.tv/data/media/64/tarihi-deve-guresleri.jpg
Günümüzde daha ziyade Aydın ilinde ağırlıklı olarak görülen deve güreşleri, Ege Bölgesi’nin (İzmir, Manisa, Muğla, Denizli) birçok il, ilçe, kasaba ve köylerinde yapıldığı gibi, Marmara Bölgesinde (Balıkesir ve Çanakkale), Akdeniz Bölgesinde (Burdur, Isparta ve Antalya) ve diğer bazı illerimizde de yapılmaktadır.
Aydında deve güreşleri eskiden Stadyumda yapılır, o zamanlar toprak sahada tülüler yarıştırılırdı.1973 yılında  yapılan bu güreşte  Arapkuyusu (Kuyulu ) köyünden Büyükipçi , rakibi Germencikten Karacennet’i yenerek büyük sükse yapmıştı.

 

 Deve güreşlerinin kendine özgü geleneksel kuralları varsa da yörelere göre bazı değişiklikler göstermektedir. Ancak deve güreşleri, benzeri sporlar gibi kendine özgü bir sahaya, seyirci düzenine sahip değildir. Deve güreşleri için yapılan organizasyonlar özellikle gelir elde etmek üzere eğitim, kültür, sağlık, spor ve sosyal amaçlı konularda faaliyet gösteren dernekler tarafından yapılmaktadır. Bazı yörelerde belediyeler, güreşleri disipline etmek ve belli bir düzene sokmak amacıyla organizasyonlara katılmaktadır.Çok uzak kentlerden de deve güreşleri için uzun yolculuklar yapılır tüm kış ayı boyunca üç ay  her Pazar  güreş arenaları  burunlu  bu  otobüslerle  gezilirdi.



Güreş organizasyonunda elde edilen gelirler, masraflar çıktıktan sonra belirlenen amaçlar doğrultusunda kullanılır. Deve güreşlerinde müşterek bahis ve iddia söz konusu değildir.
 

 

Deve güreşleri tek hörgüçlü dişi ‘yoz’ develer ile ‘buhur’ adı verilen çift hörgüçlü erkek develerin çiftleşmesinden meydana gelen ve ‘Tülü’ adı verilen erkek develer arasında yapılır. Bu develer güreş devesidir. Güreş develeri soydan gelir; yani güreş yapan develerin ataları da güreşçi develerdendir.

Güreş develeri özel bir biçimde itinayla yetiştirilir ve güreşe hazırlanır.

Güreşler tülülerin kızmaya başladığı kış aylarında yani Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarında yapılır.

Güreşen her devenin mutlaka bir adı vardır. Bu adlar sahipleri tarafından verildiği gibi, güreş anında yaptığı hareketlerden ve oyunlarından dolayı seyirciler tarafından da verilir. TV’nin sevilen dizilerinin kahramanları ve  ünlü simaların  develere isim olarak verildiği görülür.

Kolombo, Dozer, Şahintepesi, Gezer, Sarızeybek, Yörükali, Almanyalı, Ceylan, Felek, Ali Tülü, Talancı, Karka Kartalı, Suat, Zümrüt, Menderes, Fırat, Takmakol, Şoför, Civan, Karamurat, Yarımdünya. 

Güreş develerinin ismi Havut denilen semerin arkasına konulan süslü bir beze yazılır. Bu beze Peş denir. Bu yazıların altına mutlaka Maşallah yazısı yazılır.Günümüzde deve kuşamlarını hazırlayan “saraç” lar bu eski geleneği babadan oğla yıllardır el vererek  havut ve süslemeler ile çan ve takıları hazırlarlar.1972 yılında Aydın’da tanıdık Saraç olarak bilinen Zeki Korak bu mesleği oğlu Sülayman Korak’a el vererek günümüze dek yaşatmıştır. Ancak artık yeni ustaların yetişmemesi bu  geleneksel sanatın da yok olmasına neden olacaktır.

1972 yılında işyerinde çekilen bu fotoğrafta  sağdan sola üç nesil bir arada.En sağdan dede Süleyman ,oğul Kamil,  Zeki kardeşler  ve üçüncü nesil Süleyman Korak    artık siyah beyaz karelerde kaldı.

Üçüncü nesil Süleyman bugün  Vakıf İşhanının zemin katında geleneksel sanatın son ustalarından kış aylarında develeri süslemeğe devam ediyor.

Eskiden  Güreşlerden bir gün önce güreşlere katılmak için civardan gelen  develer geleneksel biçimiyle süslenir. Davul zurna eşliğinde şehir içinde defile yürüyüşü yaptırılır. Ayrıca cadde ve sokaklarda gezilir. Şehre geldiğinizde bir yandan davul zurnanın çaldığı zeybek havalarını, diğer yandan develerin yürüyüş esnasında üzerlerine takılan zil ve çanların çıkardığı sesleri duyarsınız. Seyrine doyum olmaz Develerin süslü hali ayrı bir güzelliktir. Şehir bayram yerine döner ,  Kahvehanelerin önlerinde ise mahşeri bir kalabalık toplanırdı.

Aydın’da deve güreşlerinin en meraklılarından Deveci Kazım  güreş arenalarının en  ünlüsüydü.Bekar ve tek başına sürdürdüğü hayatı   2007  yılında  ve  75 yaşında iken   terk eden Kazım bir deve ve güreş fenomeniydi.

 

Arasta esnafının da  bir eğlence neşe kaynağıydı.

Deve güreşlerinin meraklıları ordadır, güreşecek develer hakkında hararetli konuşmalar vardır. Başlarında köşeli kasket, boyunlarında poşu, bir ceket, külot pantolon ve körüklü çizmeli deve sahiplerini veya buna özenerek, bu gün için giyinen güreş severler hemen dikkatinizi çekerler. Bu arada televizyonlarda daha önceki güreşlerin video filmlerini  ve güreş günü görüntüye kaydedenler  deve güreşlerinin arşivcileridir.

Akşam ise deve sahipleri ile misafirlerin katıldığı, dostlukların pekiştirildiği bir “Halı Gecesi” düzenlenir. Bu bir nevi tanışma gecesidir. Bu gecede yenilir, içilir, yöre türküleri söylenir, zeybek oynanır, misafirler ağırlanır ve açık artırma ile halı satılır. Bu gece güreşlerden bir gün önce mutlaka yapılır.


Güreş Günü  güreşseverler de  geceden yiyeceklerini hazırlamıştır Herkesi bir heyecan sarar ve . 
sabahın erken saatlerinde halk akın akın güreş alanına gelmeye başlar. Bir kısmı güreşlerin yapıldığı sahada yer kapmaya, bir kısmı da güreş alanı dışında aileleriyle birlikte oturacağı yeri ayarlamaya başlar , bazı erkenciler en iyi yeri kapmak için  sabahın altısında alana dolar, saat  on  civarında güreşlerin yapıldığı yerde saha içi ve saha dışı tamamen güreş meraklılarıyla dolar. Ayrıca saha dışında seyyar satıcılar da yerlerini almışlardır. Envayi çeşit yiyecekler, içecekler, hediyelik eşyalar tezgahlara düzenli bir şekilde konmuştur. Mangallar yakılıp yiyecekler açılır, sucuklar ,etler pişirilmeye başlanır.  Bu arada yörenin davul ve zurnacıları çalan  müziğin nağmelerine kapılıp aşka gelenlerde zeybek oynamağa başlarlar.

Bu curcuna devam ederken hoparlörden güreşlerin başladığı, güreşecek develerin adları anonsu duyulur.  Saha dışındaki hareketlilik ve canlılık bu sefer saha içine girmiştir. Deve sahipleri deveci başı anlamına gelen “savran” larıyla birlikte develeri saha içine getirirler, develer saha içinde bir tur atarlar daha sonra güreşler başlar.

Mikrofonda develerin isimlerini anons eden Cazgır’ın sesi duyulur. Cazgır, develer için methiyeler söyler, kendisine has usulü ve kafiyeli şiirleriyle güreşlere renk katar. Cazgır, yağlı pehlivan güreşleri gibi deve güreşlerinin de en önemli ve renkli kişisidir. Güreşleri, spor spikeri gibi anlatmaya çalışır.

Deve güreşleri, düzenleme komiteleri, güreşlerle ilgili olarak hakem kurulu (Baş hakem, orta hakem ve masa hakemi) yeteri kadar urgancı (ipci), güreş develerinin ağızlarını bağlamak üzere ağız bağlayıcılar ile ağız bağı kontrolcusu görevlendirilir.

Deve Güreşleri Ayak, Orta, Başaltı ve Baş olmak üzere dört katagoride yapılır. Galibiyetler: 1-Kaçırtarak 2-Bağırtarak 3-Yıkarak elde edilir.

Develerin güreşlerde yaptıkları oyun adlarından bazıları şunlardır: Bağ, Çengel, Çatal, Makas, Kol Atması, Muşat Çengel, Tam Bağ, Yarım Bağ, Düz Çengel, Tekçi, Kol Kaldırma

Güreşlerin heyecanını artırmak için, değişik oyunları yapan develerin birbiriyle eşleştirilmesine özen gösterilir. Her deve kendi sınıfındaki tülüyle güreşir. Sağdan güreşen develere sağcı, soldan güreşen develere solcu, ayak oyunları yaparak rakiplerinin ayağına çelme atarak oturan develere çengelci, rakiplerinin başını göğsünün altına alıp oturan deveye bağcı, rakibini yıkmak ve kaçırmak için yan yana gelip ittiren ve başıyla ayaklarını yoklayan develere tekçi denmektedir.Süresi içinde yenişemeyen
develer ipçilerle ayrılır , berabere kalırlardı.
Galip gelen deve gururla dört ayağını bir araya getirmek suretiyle böbürlenerek seyirciyi selamlar. Ödül olarak halısını alır ve sahayı terk eder. Yenilen devede mahcubiyet ve suskunluk görülür.  Devesinin zor durumda kaldığını gören deve sahibi urganını ortaya atarak devesini güreşten çeker.

Bir deve , günde bir kez güreşir. Bir güreşin süresi 10 ile 15 dakikadır. Bu kurallar, güreş develerinin nesillerinin azalmaması, develerin fazla yıpranmamaları ve korunmaları için konulmuştur.

Bütün bunlar bir disiplin içinde, geleneksel biçimde yapılır. Güreşler sona erdiğinde develer galip gelen deve sahibi  ile deve bakıcıları Savranlar  sevinçli, deve güreşi meraklıları da güzel bir gün geçirmenin, iyi bir güreş seyretmenin mutluluğuyla  bir sonraki Pazar günü yapılacak  güne  dek  geçen güreşin krıtiğini yaparlar.

İşte Aydında  Efeler arenada  2014 yılı Aralık ayında Ilcabaşı’nda   ilk kez   yapılan  deve güreşinden  enstantaneler.



 

03.05.2017
Bu yazı 438 defa okundu.

Diğer Yazıları