YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

KÜMESİ ÇAKALLARA EMANET EDENLER , TAVUKLAR KAYBOLUNCA ÜZÜLMEZSİNLER.

Otlakların birinde bir öküz  yaşarmış.

Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş.

Ancak, öküzler saldırı anında bir araya gelip boynuzlarıyla   savunmağa geçtikleri için , aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış.

Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler.

Topal aslan,  yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

Topal Aslan, öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilerle tatlı dille konuşmaya başlamış;
- “Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz’de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.”

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz’ü vermişler aslanlara.

 Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk’u istemişler:

-“Gördünüz mü ne kadar barışseveriz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp barış içinde yaşamaya devam edelim.”

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk’u teslim etmiş,

 Benekli Öküz yine karşı çıkmış. Ama ne fayda..!

Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş. Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahaleye ederek “verin bize şunu, yoksa karışmayız” demeye başlamışlar.

Birer birer aslanların pençesinde can veren öküzlerden geriye Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış.

 İçlerinden biri liderlerine, “Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa e başında  vaktiyle ne kadar güçlüydük” diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz’ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli “Biz” demiş,

“Sarı Öküz’ü hiç vermeyecektik.Onu verdiğimizde kaybettik.”

en başında sarı öküzü vermeyeceklerdi.

Çünkü Aslanların niyeti hep belliydi.

Hiçbir zaman değişmedi ki…!

*****

Kadınlarımız gene erkeklerin şiddeti ve hatta saldırılarına maruz kalmaya başladılar.

Ulusal basında görmek istemediğimiz haberler ve fotoğraflar insanlıktan çıktığımızın  tespiti.

Her canlı yaşama hakkını yaradan dan alır.

Bir başkası buna karar veremez.

İnsanlarımız barut fıçısı.

Ne eleştiriye geliyoruz , ne de uyarıya.

Her zaman patlayacak bir bomba..!
Oysa kadınlar erkekler bu dünyada birbirleri için yaratılmışlar.

Ekmekle köfte, toprakla su , ay ile dünya gibidir kadın erkek.

Yalnızlık Allah’a mahsustur ama , ya kadınlar giderse,

Bir kadın giderse şiirindeki gibi,

Bir Kadın Gittiğinde

Kadınlar bir gün çekip gittiklerine, peşlerinde yetim öksüz kalan çok olur.
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanoz içindeki eski düğmeler, özenle saklanan küçülmüş giysiler,
dolap diplerindeki kurdeleler.
Çekmecenin dibinde kimsesizdir eski tarak.
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.

Bir kadın gittiğinde, hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker sarıkız.
Teki kalmış o eski bardağın anlamını bilen olmaz,
değerini kimse anlamaz, kromaj tasın.
Balkon artık sessizdir.
Koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde.

Bir kadın gittiğinde, ne çok kişi gider aslında.
Bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci.
Bir anne gider,


Bir do,


Bir sevgili,


Ne çok kişi yok olur aslında, bir kadın gittiğinde..!”

***

“bir erkek gittiğinde”  versiyonunda ne güzel dile getirmiş Bekir COŞKUN ,

İşte bir erkek gidince

Kentin tüm yolları çökmüş,
Dağları yan yatmış gibi olur.
Bir erkek gidince,
Raflarda kalır dizi dizi kitaplar,
çekmecede dosyalanmış evraklar,
ödenmiş senet koçanları, su, elektrik faturaları, banka dekontları,
maaş ekstreleri, taksit tarihleri, kalın bir defter içinde doğum günleri,
baş başa çekilmiş gülen resimler,
telefonlar, görüşme günleri, araba anahtarı, cep telefonu, dizüstü bilgisayar,
Boynunu büker kalır.
 Bir erkek gidince;
Susar dış kapının gürültüsü,
Kahvaltı için ekmek almaya, gazete getirmeye giden olmaz.
‘Gelince ne gerekli?’ diye telefon eden,
‘Hazırlan, akşam gidiyoruz’ diyen,
‘Boyunbağım nerede?’
‘çoraplarım yıkanmamış mı?’,
‘Hani beyaz gömleğim?’,
‘Anahtarımı unuttum!’,
‘Sahi, saatim evde mi kalmış!’
‘Evlenme yıldönümümüz dün müydü?’ Sesleri eksilir..

Bir erkek gidince;
Ev kapanmaz ama ışıkları söner, karanlığa gömülür..

Bir erkek gidince bir evden;

Bir dede,

bir baba,bir oğul,
bir ağabey,bir dayı,
bir amca,bir kuzen,
bir yeğen,bir torun,
bir delikanlı,
bir sevgili,
bir yiğit,bir savaşçı,
bir barışsever,
göklerden bir kartal,
ormandan bir aslan,
bir günün aydınlık kısmı,
beynin yarısı,
mevsimlerden yaz olanı,
kolun iş göreni,
ayağın adım atanı kesilir.
Kısacası;
bir erkek gidince yatağın yarısı buz kesilir..!

***

Tıpkı Nasreddin  Hocanın dediği gibi, 

Komşuları Nasreddin Hoca’ya sormuşla;
 – “Kıyamet ne zaman kopacak” ?
Nasreddin hoca  “ Karım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet kopacak”

Aslında ne bir kadın ne de erkek gidince,

“insanlık gidince kıyamet kopar.”

Zaten çevremizde olan biteni  okuyor işitiyorsunuz,

yaşananlarda bir İnsanlık görüyor musunuz..?

Bir karınca ezmekte çekinen nesil’den ,

Kelle koparan, çocuk katleden devirleri de gördük.

İnsanlık ayaklar altında ,

Eşini, evladını  ,annesini , babasını ,acımasızca katledenler,

işte dünkü ve bugünkü  şiirlerde olduğu gibi,

ne erkeği ne kadını,

Asıl insanlık gidince , kıyamet kopar,

Dünya biter..!

Bugün mü yaşadığımız ,  yoksa o günler..?

SÖZÜN ÖZÜ:

BAŞKALARINA "EVET" DERKEN, KENDİNİZE "HAYIR" DEMEDİĞİNİZDEN EMİN OLUN.


mehmetozcakir@hotmail.comMEHMET ÖZÇAKIR

 

PK:110 EFELER – AYDIN

 

GSM : 0.505.8077828

05.10.2017
Bu yazı 120 defa okundu.

Diğer Yazıları