YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

SA­KAL­LI CELAL NA­MIY­LA YAL­NIZ BİRİ AYDIN'DA TEK DOSTU SA­BA­HATTİN ALİ.

Sa­kal­lı Celal na­mıy­la bi­li­ne­ne Celal Ya­lı­nız bir dü­şü­nür ve fey­le­sof.
Sa­ba­hat­tin Ali ise Aydın'da öğ­ret­men­lik yap­tı­ğı yıl­lar­da bugün top­ya­ta­ğın­da as­ke­ri alan için­de yer alan es­ki­den Tahir Paşa ko­na­ğı ola­rak bi­li­nen son­ra­dan ce­za­evi­ne dö­nüş­tü­rü­len ha­pis­ha­ne­nin ay­kı­rı dü­şü­nen bir dönem ko­nu­ğu ve yazar ve Aydın or­ta­oku­lu'nun Al­man­ca öğ­ret­me­ni.İşte bu dü­şü­nür Sa­kal­lı Celal 'ın yolu Or­tak­lar ve Aydın da Sa­ba­hat­tin Ali ile 1930 larda ke­si­şir.
Celal Ya­lı­nız namı diğer Sa­kal­lı Celal 1886 -1962 yı­la­rı ara­sın­da ya­şa­mış,2. Ab­dül­ha­mit'in Bah­ri­ye Na­zı­rı yani Do­nan­ma ko­mu­ta­nı Hü­se­yin Hüsnü paşa 'nın oğlu dü­şü­nür ve nih­rir, yani fazıl, alim ve mahir kim­se­dir. Var­lık­lı ve soylu bir aile­den gel­mek­le ve Karl Marx'a olan tut­ku­su yü­zün­den onun gibi Sa­kal­lıy­la gez­miş ve ona Sa­kal­lı­Ce­lal la­ka­bı ta­kıl­mış­tır.
Ga­la­ta­sa­ray Li­se­sin­de oku­muş ve par­lak ba­şa­rı­lı bir öğ­ren­ci ol­ma­sı ne­de­niy­le dev­let eliy­le Fran­sa ya oku­ma­ya gön­de­ril­miş ancak Ma­ki­ne Mü­hen­di­si olmak is­ter­ken ,Si­ya­sal bi­lim­le­re gön­de­ril­me­si ne­de­niy­le , oku­lu­nu yarım bı­rak­mış ve bir süre Paris'te gezip do­laş­tık­tan sonra o ünlü sa­ka­lı­nı bı­ra­kıp, KENDİNİ ARA­MA­YA baş­lar.Çok ka­la­ba­lık bir aile­si ol­du­ğu ve Tür­ki­ye de o dönem bir çok ün­lüy­le ar­ka­daş ol­du­ğu halde ken­di­si ev­len­me­den ve ço­cuk­suz ya­şa­dı­ğın­dan YA­LI­NIZ so­ya­dı al­mış­tır.
Ya­zı­lı bir eser bı­rak­ma­mış­tır ama bir­bi­rin­den güzel söz­ler ve her biri birer kay­nak canlı eser olan in­san­lar bı­rak­mış­tır ar­ka­sın­da. Yakın ar­ka­daş­la­rı ara­sın­da Yusuf Ziya Ortaç, Ahmet Haşim "öğ­ren­cim" de­di­ği Nazım Hik­met, Or­di­nar­yüs Ma­te­ma­tik Pro­fe­sö­rü Ali Yar, Hal­dun Taner ve Ali Sami Yen; çev­re­sin­de­ki­ler ara­sın­da Nu­rul­lah Ataç, Hıfzı Vel­det Ve­li­de­de­oğ­lu, Kazım Taş­kent gibi çe­şit­li isim­ler ile Melih Cev­det Anday, Orhan Veli gibi pek çok şair ve yazar yer alır. İstan­bul 'daki Aşi­yan Me­zar­lı­ğın­da me­za­rı­nın ta­şın­da "bağ­ban bir gül için hiz­met­kar olur, yani "bah­çı­van bir gül için bin di­ke­ne kat­la­nır"" yazar.Ge­le­lim Aydın da Or­tak­lar da ya­şa­yan Sa­kal­lı Celal ve Sa­ba­hat­tin Ali nin hi­ka­ye­si­ne, 
Sa­ba­hat­tin Ali bugün Aydın Efe­ler il­çe­sin­de Ata­türk ka­pa­lı spor sa­lo­nun kar­şı­sın­da­ki Ga­zi­pa­şa İlko­ku­lu­nun bu­lun­du­ğu bi­na­da ve ilk Aydın sul­ta­ni­si­nin açıl­dı­ğı yıl­lar­da ve 1930 da Al­man­ya 'dan Yurda dön­dük­ten sonra Aydın Or­ta­oku­lun­da 1930 -1931 yıl­la­rın­da Al­man­ca öğ­ret­men­li­ği yap­mış­tır. Ancak o yıl­lar­da eğ­len­ce ve sos­yal ha­yat­tan uzak bir kent olan Ay­dın­da sı­kıl­mış ve mut­suz­dur. Ar­ka­da­şı Enver Ne­ca­ti'ye yaz­dı­ğı bir mek­tup ta Aydın 'daki en iyi dos­tu­nun her­ke­sin deli de­di­ği ,fakat ken­di­si­ne göre söz­den dil­den an­la­yan aklı ba­şın­da enfes biri olan Sa­kal­lı Celal ol­du­ğu­nu an­la­tı­yor­du. “Ku­yu­cak­lı Yusuf “ adlı ro­ma­nın ya­za­rı ve Sinop ce­za­evi­nin de­ni­ze bakan ka­ya­lık­la­rı üze­rin­den gö­rü­nen pen­ce­re­sin­den “ al­dır­ma gönül al­dır­ma “ şi­iri­ni ve “ kürk man­to­lu Ma­don­na “ adlı eser­le­rin sa­hi­bi , Sa­ba­hat­tin Ali, Aydın da soh­bet edecek kimse bu­la­ma­dı­ğın­dan ,Or­tak­lar da bir zey­tin yağı fab­ri­ka­sın­da ham­bal­lık yapan Sa­kal­lı Celal ile soh­bet et­mek­ten büyük keyif alır ve Aydın da iken ken­di­si gibi dü­şü­nür ve ortak ar­ka­daş­la­rı ara­cı­lı­ğıy­la ta­nış­tı­ğı Sa­kal­lı Celal ile hafta son­la­rı ko­nuş­mak soh­bet etmek üzere iki sa­at­lik yolu kat ede­rek ,Aydın'dan Or­tak­la­ra gi­der­di.
Ha­ya­tı hep aşk­lar­la geçen Sa­ba­hat­tin Ali Aydın da Fet­hi­ye adlı bir kıza tu­tu­lur.Kıza ders verir ça­lış­tı­rır­dı.Aydın va­li­si ta­ra­fın­dan sü­rek­li so­ruş­tu­ru­lan Ali, ko­mü­nist ay­kı­rı fi­kir­le­ri ile ta­nı­nır­dı.Bir gün öğ­ren­ci­le­rin do­lap­la­rın­da TKP nin “Kızıl “İstan­bul “ der­gi­le­ri­nin çık­ma­sı­nın so­rum­lu­lu­ğu Ali' ye yük­le­nin­ce tu­tuk­lan­ma­sı­na ve 3 ay süren yar­gı­la­ma so­nu­cu be­ra­atiy­le so­nuç­la­nan dava sı­ra­sın­da 9 Eylül 1931 ta­ri­hi­ne kadar Aydın Ha­pis­ha­ne­si'nde tu­tuk­lu kal­dı­ğı Aydın ce­za­evin­de, Ana­do­lu in­sa­nı­nın ya­şa­mı daha sonra roman ve öy­kü­le­re konu oldu.
Sa­kal­lı Celal'den gü­nü­mü­ze kalan ne kadar bilgi, belge ve ta­nık­lık varsa, “A”'dan “ Z “ 'ye bu­lu­na­bi­lecek "tek kay­nak", ga­ze­te­ci-ya­zar Orhan Ka­ra­ve­li ta­ra­fın­dan ya­zıl­mış olan "Sa­kal­lı Celal - Bir 'Bi­lin­me­yen Ünlü'nün Yaşam Öy­kü­sü" adlı bel­ge­sel ki­tap­tır.
Ga­la­ta­sa­ray Sul­ta­ni­si'nden öğ­ren­ci­si ve hay­ra­nı ol­du­ğu Tev­fik Fik­ret'in, "Hak bel­le­di­ğin bir yola yal­nız gi­de­cek­sin" di­ze­sin­de ifade edi­len pren­si­be ne pa­ha­sı­na olur­sa olsun, ha­ya­tı bo­yun­ca sadık kal­mış­tır.si­lah­la ya­ka­lan­dı­ğın­da po­lis­ler sor­muş Sa­kal­lı'ya; neden silah ta­şı­yor­sun ?
Sa­kal­lı; "Gazi paşa ve Cum­hu­ri­ye­ti ko­ru­mak için" diye cevap ver­miş. 
Bugün dilde yer etmiş, kay­na­ğı bi­lin­me­den kul­la­nı­lan pek çok deyiş de onun­dur. Bir­kaç Sa­kal­lı Celal de­yi­şi ör­ne­ği:"bas­to­nu­nu yere çak­san filiz veren bu be­re­ket­li ül­ke­de biz, aç kalma mu­ci­ze­si­ni de be­ce­re­bil­miş bir mil­le­tiz" 
Ben bu sözü oku­ma­dan önce Aydın için “ en ve­rim­li ve zen­gin top­rak­la­rın üze­rin­de ya­şa­yan fakir kent­li­ler” ola­rak ta­nım­la­mış­tım Aydın'ı..!
Sa­kal­lı Celal ise tüm ül­ke­yi tarif etmiş.
İşte onun bazı söz­le­ri;
"Bir kızın tı­raş­lı bir er­ke­ği güzel zan­net­me­si ha­zin­dir."
"Bu kadar ce­ha­let ancak tah­sil­le müm­kün olur."
"Bu ül­ke­de il­gi­li­ler bil­gi­siz, bil­gi­li­ler de il­gi­siz­dir."
“Tür­ki­ye'de aydın ge­çi­nen­ler Doğu'ya doğru sey­re­den bir ge­mi­nin gü­ver­te­sin­de Batı yö­nün­de koş­tu­ra­rak Ba­tı­lı­laş­tık­la­rı­nı sa­nır­lar."
"Evin­de ya­pı­lan arama es­na­sın­da polis du­var­da duran Karl Marx port­re­si­ni so­run­ca "Rah­met­li babam" diye ce­vap­la­mış­tır."
Hatta bir sö­zün­de adeta isyan eder­ce­si­ne ;
"Tan­zi­mat ilan ettik,ol­ma­dı
Meş­ru­ti­yet ilan ettik ol­ma­dı
Cum­hu­ri­yet ilan ettik ol­ma­dı
yahu biraz da cid­di­yet ilan etsek..!" diyen adam­dır,ay­kı­rı insan Sa­kal­lı Celal ..!Ya­şa­mı­nın son yıl­la­rı­nı Aydın'da Or­tak­lar da ,om­zun­da zey­tin bal­ya­la­rı ta­şı­ya­rak ge­çi­ren bu isim­siz ama dü­şün­ce­le­ri ta­nın­mış ay­kı­rı ki­şi­nin anı­la­rı­nı yarın ki ya­zı­mız­da devam ede­lim.

24/03/2017

24.03.2017
Bu yazı 626 defa okundu.

Diğer Yazıları