YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

TABAKHANE DERESİNİN DERİNLİKLERİNDE BİR YOLCULUK .

Aydın’ın ortasından geçen  ve yüzyıllarca kestane dağlarının , berrak karlı sularını Menderes  nehrine taşıyan Tabakhane deresinin  gizlerini, derinliklerinde taşıdığı sırlarını  izlemek için  araştırmacı yazarımız Mehmet ÖZÇAKIR  , sert  doğa koşullarında  bir  saat yolculukla ,  İzmir İl sınırından itibaren sizler için izledi görüntüledi.
Aydın Güzelhisarı  işte bu derenin aktığı  güzergahın kenarına kurulmuştur.Evliyaa Çelebi  yazdığı Seyahatname adlı eserinde, 1671 yılında  gezdiği Aydın için  “
şehrin uzunluğunun Tabakhâne Deresi boyunca 1.700 adım (yaklaşık 1.500 m.), genişliğinin ise batıda Kemer Mahallesi ile doğuda Orta Mahallesi arasında 1.000 adım (yaklaşık 900 m.) olarak yer aldığını belirtmesi, şehrin özellikle dere boyunca güneye doğru geliştiğini göstermiştir.   “

Evliya Çelebiden   173 yıl sonra  ve  1843 yılında Aydın’a gelen Charles  Texier adlı gezgin de ,   şehrin birbirine iki taş köprü ile bağlanmış  ( Nazilli köprüsü ve   Çavuş köprüsü ve  sonradan yapılan karanlık köprü  ) Eudan (Tabakhâne) Deresi’nin iki yamacı boyunca yoğun ticâretin yaşandığı ovaya doğru gelişen, bölgenin en önemli yerleşme merkezlerinden biri olduğunu belirtmiştir. 

 

1683 yılında yapılan Süleymanbey Câmii dikkate alındığında,17.  yüzyılın sonuna doğru şehrin güney sınırının bugünkü istasyon meydanına kadar uzandığı anlaşılmaktadır.

Bu iki taş köprüden başka,  ayrıca 1980 yılında  aşırı bir selde ayakları yıkılan ve  bu nedenle tamamen ortadan kaldırılan Cuma Mahallesi ile Güzelhisar mahallesini birbirine bağlayan  İlhanoğlu  taş Köprüsünden günümüze bir kayıt ve fotoğraf kalmamıştır. 


(Tabakhane deresi üzerindeki ,bugün  Doğu Gazi Bulvarı  ,Minibüs garajı yanındaki  Nazilli köprübaşındaki eski tarihi iki kemerli köprü )

Antik çağlarda EUDON adıyla bilinen ve tarih boyunca  geçtiği köylere içme suyu taşıyan , değirmenlere hayat veren , tarım arazilerini sulayan Tabakhane deresi  vadisi içinde doğal güzellikleri , yeşilin bin bir çeşit  renklerini, barındırıyor.Antik su kemerleri ile Tralleis’e suyu nakledilen Tabakhane (Eudon ) deresi, su  yapıları günümüzde Zeytinköy ve Ambarcık köyleri ile Danışment köylerinde ve  Gözpınar köyü yakınlarındaki Karakemer adıyla ünlü en büyük su kemeri tarihe meraklıları kucağını açmış anlatacak çok şeyleri var..!

Alt yazı : Tabakhane  ( deresi )  Aydın  

Karadeniz’i aratmayan  serin ve berrak suyu ,  trekking meraklılarına  ve doğa severleri  yazın gölgesinde dinlenmek isteyenlere kucak açıyor.


Saklı   köşelerinde   gizlenmiş  şelaleleri  size sürprizle karşılıyor.

 

Tabakhane deresi Aydın’ın kuzeyinden kente yaklaştıkça kışın  çılgınce koştuğu yatağı yaz aylarında sessiz ve ıssızlaşıyor.

yazın daha  sessiz ancak içine girilmesine izin veren Tabakhanenin   serin sularında , hem balık tutmak , hem de serinlemek üzere şelalelerinde , hafta sonu misafirleri eksik değildir.

Zafer mahallesi kenarında iyice derinleşen  derenin kenarlarında ve bugünkü Ticaret Lisesi kenarında Rum mahallesi olarak bilinen Zafer Mahallesinde çay kenarındaki  meyhanelerinin varlığı  Aydın’ın  tarihi Çınarlarından   rahmetli  Haydar ÖZDE’nin anılarında anlatılır.

 

Pınarbaşı mevkii Aydın kentinin en eski mesire alanlarındandır.

Henüz deniz kenarlarına akının başlamadığı  ve   Televizyonun gelmediği  , 1960 lı yılların sonuna dek , piknik ve mesire alanı olarak yazın Pazar günleri dolar taşardı.

Tabakhane deresinin serinlettiği  çam ağaçlarının altında  semaver demliğinde içilen çaylar, bir başka keyif ve ayrıcalıktı.Hatta sükse ve komşulara hava atma  vesilesiydi.

Yüzme havuzunun da Pınarbaşı’nda bulunması başta zafer mahallesi gençleri olmak üzere,bir dönem Aydın Yüzme sporunda ve kenarındaki tenis kortlarında iddialı müsabakalara  sahne oluyordu.

Kışın ender yağan kar 1911 yılında  yabancı fotoğrafçıların objektifine Pınarbaşında   siyah beyaz karelere işte böyle yansımıştı.

Tarihi fotoğraflarında  Aydınlıların yazın serinlemek üzere yayılarak akan tabakhane deresi kenarına Pınarbaşına  masalar atarak çay bahçelerinde keyif yaptıkları siyah beyaz karelerde  tarihe not düşmüştür.

 

Yaşı ellililerin üzerinde olanların Şelale denilen ve Pınarbaşı’nın biraz gerisindeki  derin doğal  göletlerde yüzdüğü , günlerden sonra 1970 lerin başından itibaren   deniz ve yazlık  alternatifinin başlamasıyla , kar sularında yüzmek zevki yerini , Ege’nin tuzlu sularına bıraktı 40-50  yıl önce.

Kent merkezine yaya yürüme mesafesindeki Pınarbaşı ,doğal  güzelliği ve teleferiği ile  irtibatlı  Aytepe  mesire alanı  ile ve yakın zamanda , Tralleis antik kentinden taşınması gereken , resmi ve sivil tüm yapılarla , buradaki askeri  alanda kalan Tahir paşa köşkünün restoran  ve Sanat Enstitüsünün ise müze yapılmasıyla , 

Topyatağına yapılacak ikinci bir teleferik ile  yeni bir düzenleme sonucu  Aytepe ile
 


(AYDIN  Efeler ilçesi merkez  Zafer Mahallesi  Kepez (Aytepe ) ve  Veysipaşa mahallesindeki  Topyatağının 1910-1920 yılları arasında görünüşü )
 Topyatağı  iki  komşu  seyir ve    teras alanı  ve  aralarında  kalan  tabakhane deresinin süslediği ve serinlettiği  ,  Pınarbaşı  mesire alanı ,  Merkez yeni ilçemiz  , Efeler ‘in     daha  görkemli  bir  ilçe olmasını sağlayacaktır.

 

 

 

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

PK:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691

 

 

07.06.2017
Bu yazı 374 defa okundu.

Diğer Yazıları