YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR. HİÇ İBRET ALINSAYDI EDERMİYDİ TEKERRÜR..!

Evet halk oylaması bitti ama tartışması  dinmeyecek anlaşılan ..!

Bu son referandumun % 1 gibi az farkla  sonuçlanmasının ve Büyük kentlerle  yeni bir çok illerde hayır oylarının fazla çıkmasının  ,  mesajı şöyle okunmalıdır.

“Ey  AKP ve MHP ile İktidar ve Cumhurbaşkanı  ,  Bugüne dek  yaptığın işleri izledim,  fena değildin, ama tutturdun bir  hükümet sistemi değişikliği   , ne yalan söyleyeyim, neden ve niçin   istiyorsunuz pek anlamadım,  ama    çok istiyorsun madem,  al, sana bu yetkiyi pek isteksiz de olsa   veriyorum. Mazeretin kalmadı artık, ülkeyi istediğin gibi idare et. Ama unutma başarısız olursan  yakın takipteyim..!

REFERANDUM yani halk oylaması  artık  belli oldu ki,  arkasında itirazları ve yakınmaları  eksik olmayacak.
Hele ANAYASA gibi  çoğunluğun mutabakatını gerektiren , oylamalarda salt çoğunluk şartı yakınmalara devam edecek.

Bakın 7 yıl önce  yapılan ve Anayasanın  27 maddesinin  değişikliğine ilişkin

Anayasa Mahkemesi'nde yedek üyelik sistemi kaldırılarak , Mahkeme, "11 asıl 4 yedek" üye yerine "17 asıl" üyeden oluşacak. Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi durumunda mevcut yedek üyeler asıl üye sıfatını kazanacak.

Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresi 12 yıl olarak belirleniyor.

Vatandaşlara Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapma hakkı veriliyor.

Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir.

Anayasa Mahkemesi iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışır. Bölümler, başkanvekili başkanlığında dört üyenin katılımıyla toplanır. Genel Kurul, Mahkeme Başkanının veya Başkanın belirleyeceği başkanvekilinin başkanlığında en az on iki üye ile toplanır.

Anayasa değişikliğinin iptali ve siyasi parti kapatma davalarında üyelerin 3/5'i yerine 2/3'ünün oyu aranacağı ,

Konularında  yapılan 2010   referandumdan sonra  yazdığım  yazı.

Aşağıda aynen alıntıdır.

 Kampanyalar,mitingler,derken 4 aylığına kilitlendiğimiz sandık açıldı da gerçek sorunlarımıza döndük nihayet...!
12 Eylül'ün 30 yıl sonraki rövanşında ülkenin % 58 'i "EVET "dedi yeni ANAYASA'ya.
Bizim ülkenin dışında böylesine çok detaylı nerdeyse kendisi bir kanun metni olan başka bir ülke yok.
Bugün Anayasanın evet-hayır eleştirisini yapacak değilim.
Sorun bu referandum  oylamalarındaki  adaletsizlik.
Nasıl mı ?
Hayır Oyları kaçtı ?  % 42 
Evet diyen  % 58  çoğunluğun oylarının içinden eğer  eşdeğer Hayır oylarının karşılığı % 42  oy oranını çıkarırsak aslında Referandum da   “EVET”  tam    % 16 çoğunluk  oyuyla karar verilmiştir.
Başbakan Erdoğan ,referandumdan bir gün önce İstanbul merkezli TV kanallarından birinde  50 + 1  yani % 51 oy oranının kendileri için yeterli olacağını yani SALT ÇOĞUNLUĞUN kendilerine yeteceğini belirtmişti.
Oysa, TBMM 'de yapılan Anayasa değişikliğindeki oylamada KARAR YETER sayısı  SALT ÇOĞUNLUK DEĞİL , NİTELİKLİ ÇOĞUNLUKTUR.
Yani 550 milletvekilinin beşte üçü   olan 331  vekilin oyu EVET  olduğundan  halka sorulmak üzere referanduma gidilmiştir.,
Peki , REFERANDUMDA  ne oldu ?
Başbakanın dediği gibi SALT ÇOĞUNLUK ile yani  % 50 + 8 ile KARAR YETER SAYISI sağlandı.
Şimdi sıkı durun,
Anayasa değişikliği için  TBMM'de Milletvekillerinin  (3/5  ) oranında NİTELİKLİ ÇOĞUNLUĞU yani 331   Vekilin EVET oyu aranırken ,Halka sunulan Referandumda ise bu nitelikli çoğunluk  NİYE ARANMAZ ?
 Halkın yarıdan bir fazlası yani SALT ÇOĞUNLUK ne derse  o oldu..!
 Oysa Referandumda da   TBMM'  deki   OYLAMALARDA OLDUĞU GİBİ  ,TÜM OYLAMAYA KATILAN  vatandaşların   GEÇERLİ OYLARININ   (3 / 5 )  olan NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK aranmaksızın yapılan oylama ADALETE VE HAKKANİYETE  UYGUN DEĞİLDİR. 
 
Bu HAYIR'da çıksa EVET 'de çıksa , çoğunluğun  tercihi sayılamaz.
 Neden mi ?
 Örneğin son referandumda sandığa giden geçerli oyların sayısı 37.643.565  kişi .
 Çok uç bir örnek vermek gerekirse,
 Geçerli oyların diyelim ki  yarısı  18.821.782  kişi EVET  , yarıdan bir kişi fazlasıyla  18.821.783 kişi HAYIR dedi. 
Ya da tersi ?
Ne olacak ?
Türkiye'nin  karara varamadığı  Referandum , bir vatandaşın oyunun rengi ile EVET veya HAYIR denmiş olacak..!
Bu sizce çok adil mi ?
Çoğunluk kararı mı ?  
Kim kazandı?
"Bir  fazla oyla"  DEMOKRASİ ve ANAYASA    GETİRMİŞ Mİ OLUYORUZ ?
Hadi  başka bir durum ,çok  düşük olasılıkla da  olsa, OYLAR EŞİT çıktı , o zaman ne olacak ?
İşte bu nedenle halk oylamalarında da SALT ÇOĞUNLUK değil, TBMM 'deki  oylamalarda olduğu gibi  (3/5 )  NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK aranmalıdır.
   Yani 37.643.565 geçerli oyun kullanıldığı ,  son referandumda   (2/3) nitelikli çoğunluk aranması halinde 25.095.710  EVET bulunmaması halinde ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ kabul edilmemelidir.
  Oysa % 57,88 oranındaki EVET oyu   37.643.565 geçerli oyun kullanıldığı “ Cumhurbaşkanını kim seçsin “ referandumda ancak 21.788.095 oya ulaşabilmiştir.
  Yani TBMM'deki benzeri şekilde  uygulanan ,  Referandumlarda da SALT ÇOĞUNLUK ( geçerli oyların bir fazlası) , değil de NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK ( geçerli oyların 2/3 'ü)  aranması halinde , daha katılımcı ve itirazlara açık olmayan , çok daha demokratik ve adil   oylama sağlanmış olacaktır.
   Anayasalar çok geniş  toplumsal mutabakat sağlayacak nitelikte olmalıdır. 
  Yasama organının , milletin  iradesiyle seçildiği ortamda, Meclise ancak   üçte iki   nitelikli çoğunluğu ile Anayasa değişikliği yetkisi vermişken , "milletin  asilinden "  neden aynı oranda   oy çoğunluğu istenmez ki ?
    Peki ya; karar millete bırakılırken nitelikli çoğunluk niye istenmesin?
    Madem ki toplumsal mutabakat esas alınıyor; nitelikli çoğunlukla milletin karar verecek olması hesap edilerek daha KATILIMCI VE UZLAŞMACI  Anayasa maddeleri niye hazırlanmasın  ?
    Vekile verilen NİTELİKLİ ÇOĞUNLUKLA KARAR YETER ORANI   yetkisi ,  neden asilden esirgensin ?

Tam 7 yıl sonra  16 Nisan Referandumunda yazdığım tespitler;

NedenT.B. M. M ‘ de   nitelikli çoğunluk olan beşte üç sayıda  VEKİL’in  onayı , yanı 550 milletvekilinin  en az 330+1 şartı aranırken , ASİL olan halka sorulurken , asgari çoğunluk şartı yani  ,  artı bir oy yeterli görülüyor ?  

ASİL olan halk’ın ,  VEKİL’ lerden nesi eksik..?

Zor ve uzak bir ihtimal olsa da, diyelim ki oylar tam eşit çıktı,o vakit bu halk üç ay sonra yeniden sandığa mı gidecekti..?

 Milli iradenin sonuca yansıması için  yeter çoğunluk referandumlarda “artı 1 “ yerine nitelikli çoğunluk olan , yurtdışı oylarıyla 58,50  milyon küsur seçmenin ,  beşte üç çoğunluğu aranmış olsaydı , sonucun geçerli olması için  33.6 milyon oy gerekliydi. Oysa  seçmenlerin % 85,5   gibi büyük oranda katılımıyla , 25 milyon EVET oyuyla  % 51,40  EVET  , 23 milyon seçmen ise   % 48,60  HAYIR  arasında ,     1.379.846 oy  farkı ,  toplam 56 milyon kişinin tercihinde etkili oldu.

7 yılda bir şey değişmemiş..!
    Çözüm olarak halka sorulan her referandum , sorun olmaya devam edecek, SALT ÇOĞUNLUKLA yapılan her  ANAYASA  referandum’u , uzlaşmadan uzak,tartışmalı  ve toplumsal huzursuzluğa neden olacaktır.
Aksi takdirde herkes galip sayılacak bu yolda , kimse namağlup..!

SÖZÜN ÖZÜ :AHLAK BAKIMINDAN YANLIŞ OLAN BİR ŞEY, POLİTİKA AÇISINDAN DA DOĞRU OLMAZ.

20/04/2017

20.04.2017
Bu yazı 349 defa okundu.

Diğer Yazıları