YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mehmet ÖZÇAKIR

TÜRK SİYASETİNDE KİMLER GELDİ GEÇTİ, “BİR BİLEN ‘İN” ,İKİNCİ ÖLÜM YILDÖNÜMÜ.

Gündem toz duman,siyset, temmuz anmaları ,adalet yürüyüşü ,derken çok geç de kalsak anımasayalım ikinci ölüm   yıldönümünü.

Tam da Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşüne cuk oturan bir söz,

“Yollar yürümekle aşınmaz.”

“Va mı bunun başka izah tarzı? “

“Dün dündür, bugün bugündür. “

“Demokrasilerde çare tükenmez. “

“Bize plan değil, Pilav lazım.”

“Binaenaleyh, öküzün altına buzağı aramanın manası yoktur.”

“Benim şapkam tatilde de çalışır. Şapkam nerede Nazmiye?”

İşte bu sözlerin sahibi Türk siyasetinin renkli insanı   2015 yılında rahmete rahman olan Süleyman Demirel’in geçtiğimiz haziran ayında ikinci ölüm yıldönümüydü.

“Her fani ölümü tadacaktır “ sözü , hem gerçek hem de acı.

Rahmetli  Demirel  Türkiye de yaşayan dede oğul ve Torun’un  adını bildiği tanıdığı   üç nesil’dir Türkiye gündeminde,

Engin hoşgörüsü ,Turgut Özal’a da miras olmuştu.

Bugünkü gibi asıp kesmezdi kendini hicvedenleri,

Karşı devrimle suçlamazdı yazılan çizilenleri.

Hiç unutmam şimdiki Cumhurreisi ,seçim afişlerinde   Adnan Menderes,Turgut Özal ‘dan sitayiş ile  bahseder,

“memleketin adamları “ posterleri astırırdı da, bir türlü   Demirel bu kareye girememişti.

Nedense  ısınamadı  bugünkü “ ak  muhafazakar”  siyaset Demirel’e bilemedim…!

Ama Başvekillikten Cumhurreisi  koltuğuna oturduğu ilk günlerde Demirel’i 2015 Ocak ayında ziyaret etmişti..!

Ziyarette, 9. Cumhurbaşkanı Demirel'in Türkiye'nin siyasi hayatında önemli bir tecrübesi bulunduğunu belirten  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan sonraki süreçte de bizler, elimizden gelen bütün gayreti ortaya koymak suretiyle yaklaşık 12 yıllık bir başbakanlık süresi, şimdi de cumhurbaşkanlığı sürecinde ülkemize hizmeti inşallah hayırlısıyla sürdürmek istiyoruz. Rabbimizin verdiği takat ile bunu götüreceğiz. İkazlarınız bize yol gösterir" ifadesini kullanmıştı.

Siyasetçi halkın önünde bir sahnededir.

Öven de , döven de olacaktır.

Seven de sevmeyende  buluncaktır.

Tahammül edebilmek ise bir inceliktir, siyasettir.

Yolsuzluk söylentileri de hiç eksik olmamıştır.
Demirel döneminde de  yolsuzluk söylentileri  vardı,hatta yeğeni Yahya’nın sunta yolsuzluğunda bağımsız adalet hapis cezası verince,

“”-Soyadı benimle aynı diye cezasız kalmaz “ , diyerek , adalete müdahale dahi etmemişti..!

Yahya mahkum edilmişti.
Ama ondan sonraları  bırakın ceza almayı sadece yargılanmak için dahi  bakanlar  yüce divana gönderilemiyor ..!
Herkes ölümü tadacak ve ilahi adalete  bir gün hesap verecek.

Yüce dinimiz  hoşgörülüdür, ölenin ardından iyi şeyler konuşmak lazım.

1970 li yıllarda  Adalet patisi ile zirvedeyken  aşırı siyaset uygulamayan Demirel ve beyin takımı Nahit ve İsmet abiler, Aydın’dan gelenleri eli boş çevirmezdi.

Aydında  demokratların  kalesi olduğu yıllarda , ayrı bir Demirel sevgisi vardı.

Herkesin evinde bürosunda , Demirel ile çekilmiş bir kare fotoğrafı mutlaka vardır.

(soldan sağa  Erol Namlı ,İsmet Sezgin ,Aydın Menderes,Süleyman Demirel ,Av. Sadık Şenoğlu ,Nahit Menteşe, Aydınlıları ağırladığı  Ankara Güniz Sokakta evinde )
Bu kareden üç kişi bugün  hakkın rahmetine kavuştu.

Barajlar kralı ünvanı ile DSİ  başbakanlığında yatırımlara dönüştüren ortanın sağında liberal milliyetçi     

 Geleneğin temsilcisi Demirel  bugünden daha fazla  askeri müdahalelerle karşı karşıya kalmıştı.

12 Eylül, 12 mart gibi darbelerde  görevden uzaklaştırılsa da Menderes gibi  asla askere düşman olmadı.

Hatta 12 Martta kapısını çalan sivil bir general’in  ülkeyi terk etmesi  sözü karşılığında , hayatının bağışlanacağı tavsiyesine “ ben  kaçak olarak anılmak istemem,bu ülkede doğdum, gerekirse bu ülkede ölürüm “ diyerek teklifi geri çevirmişti.

Ünlü şapkasını üç defa  alıp , beş defa geri gelirken köyden çıkan bir halk adamı olarak, Menderes’in halka olan  sevgisini  sürdürmüştü. 

“memlekette   akaryakıt vardı da biz mi içtik “ sözleri ile  oldukça geniş ve rahat tavrı bazı kesimleri siyaseten kızdırsa da, her geri gelişindeki sır, halkın kendisini  benimsemesi ve bağrına basmasıdır.

BUGÜN  GÜN YÜZÜNE ÇIKAN, MİLLİ İRADEYE  EL KOYAN  ODAKLAR ULUSLARASI KUMPAS VE KİRLİ OYUNLARA EN ÇOK DEMİREL MUHATAP OLMUŞTU.

Ama rahmetli menderes gibi şapkasını alıp gitmiş, asla kargaşa ve kaosa , milletin birbirine düşürülmesine neden olmamıştı.

İşte rahmetlinin Türk siyasetine damgasını vuran  yaşamından veciz sözler felsefe ve mizah tarihine  not düşürecek mihenk taşıdır.

*****

Bana Türkiye 'nin durumunu bir kelimeyle anlatın derseniz “iyidir “derim. 
İki kelimeyle anlatın derseniz “iyi değildir “ derim.
---
Enflasyon düşüyor , domatesten biberden biliyorlar, 
Çıkıyor , benden buluyorlar.
---
Nurcular kendisini pek severler ve hep Demirel'e oy vermişlerdir. 
Nitekim Demirel bir seçimde nurculara kabinede bakan vereceğini vaat etmiş fakat kabine açıklandığında beklenen nurcu bakan çıkmamıştır.

Bunun üzerine nurcular da haklı olarak Demirel'e 
Sayın Demirel hani bizden bir bakan alacaktınız diye sormuşlar ve 
Demirel kendinden beklenen cevabı vermiş
- Ben varım ya…!
---

Genel evleri kapatalım da bizi mi sevsinler.
---
Gazeteci: Sayın Demirel Yıldırım Akbulut için ne düşünüyorsunuz?
Demirel: Bulut buluttur. Bulutun akı da buluttur garası da 
Binaaneleyh üzerine gonuşmaya değmez
---
Ege bir Yunan gölü deeldir
Ege bir Türk gölü de deeldir
Binaenaleyh Ege bir göl deeldir.
----
- Efendim neden İngiliz dışişleri bakanının elini sıktınız?
- Neresini sıkacaktık gardeşim..?
---
Türkiye'de petrol vardı da tankerlerin hortumuna ağzını dayayarak 
Nazmiye mi içti?
---
“GAP'ı kimseye  gaptırtmam!”
---
“Galibiyetin sahibi çoktur mağlubiyetin sahibi yoktur. 
Yenilgi yetimdir!”
---
Üniversite ziyaretlerinden birinde sol görüşlü bir öğrenci 
Demirel’i sıkıştırmaya çalışır.,

- Türkiye’de yapılan her türlü işi sahiplenmek gibi bir adetiniz var. Bunu soran öğrenciye döner ve sorar,
- Sen nerde oturuyorsun?
- Niye ki? Kadıköy’de!
- Hah işte buraya her gün gelmek için üstünden geçtiğin   o  köprü var ya
- Ee evet
- Onu işte ben yaptım!
---
-Efendim siz bize işsizliği 3 ay içerisinde bitireceğinizi vurgulamış ve 'bunun altını çizin' demiştiniz ben de çizmiştim. Buyurun."
- Kağıdı vermene gerek yok. O gün 'altını çizin' demiştim değil mi? 
Çıkar kalemini tekrar. Al kağıdı eline bul o satırları. Buldun mu?
Hah tamam; şimdi de üstünü çiz!

Böylesine geniş ve rahat biriydi..!
kendisi de bunun göstergesiydi..! Mekanı cennet olsun. 

Isparta da doğduğu  topraklarda  adına açılan müzesi  anılarıyla buluşturuyor sevenlerini.

KENDİSİ KADAR O ÜNLÜ FÖTR ŞAPKASI ise bugün KOÇ müzesinde sergileniyor,

 

 Kılıçdaroğlu’nun Adalet yürüyüşündeki ayakkabısı gibi..!

Yollar yürümekle aşınmaz dediği sözün gereğini yapan Kılıçdaroğlu’nun ayakkabısı ile fötr şapka    yan yana..!

AMA AYDINLININ EN BÜYÜK AYIBI  , kendisini  mühendis olarak genç yaşta keşfeden  ve  DSİ genel müdürü olarak atayan başbakanlık yapmış   DEMİREL ‘e gösterilen ilgi ve vefanın    ADNAN MENDERES’in kendi şehrinde bir DEMİREL kadar ilgi gösterilmemesidir.

Yazık çok yazık doğrusu..!
 

***

2017 yılının 29. Haftasının sonuna geldik,

Sıcak temmuz ayının en ortasında ağustos böceklerinin erken çığlıklarıyla akşamları  kakafonik bir senfoni eşliğinde yazı yaşıyoruz.

24 Temmuz bilindiği gibi sansürün kaldırılışının yıldönümü.

Gelecek hafta başı pazartesi günü AGC  basın ödülü törenleri var Adnan Menderes Üniversitesinde .

 
Yerel   basın dostu Aydınlıları 24 Temmuz  Pazartesi   saat 18.30 da başlayacak törenlere bekliyoruz.

İyi hafta sonları .

 

SÖZÜN ÖZÜ:

SİYASETLE İLGİLENMEYEN AYDINLARI BEKLEYEN KAÇINILMAZ  SONUÇ  CAHİLLER TARAFINDAN YÖNETİLMEYE MAHKUM OLMAKTIR.(PLATON )

 

 

 

21.07.2017 

MEHMET ÖZÇAKIR

 mehmetozcakir@hotmail.com 

PK:110 EFELER- AYDIN

GSM : 0.505.8077828

 

22.07.2017
Bu yazı 273 defa okundu.

Diğer Yazıları