YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

1571 ‘DEN 2017’YE BAKMAK(3)

Türk tarihinde dev cüsseye sivrisineğin nüfuzu, İnebahtı Deniz Savaşı’nda  vukuu bulan mağlubiyettir. 7 Ekim 1571 İnebahtıDeniz  Savaşı’ında Osmanlı Donanması’nın yenilmesi (Uzunçarşılı:16-24) Osmanlı Devleti’nde müthiş bir heycan ve sarsıntı meydana getirdiği muhakkaktır. Ancak, mağlubiyetten dört (4) sene evveline gitmekte fayda vardır. Nedir o? Yeniçerilerin 7 veya 9  Ocak 1567 yılında Sultan İkinci Selim Han’ın Hükümdar olmasıyla cüluş bahşişin kanunen alınması gerekenden az olmasından dolasyı arıza çıkartırlar.SultanII.Selim Han meseleyi hal etmek için “Cümle bahşiş ve terakkiler verilsin, makbulümdür” (Uzunçarşılı:5) diyerek  saltanatının ilk gününde  otoritesini sarsmış oldu.[ Ancak, bundan tam bir asır evvel Kemalpaşazâde, Tevârih-i  Âl-i Osman’da belirtiğine göre 1474 yılında Karamanoğlu meselesini hâl edip Bursa’ya dönülürken yeniçeriler yine böyle bir serkeşlikte bulunmuşlardı. Ancak, Fatih Sultan Mehmet Han, otoritesini kullanarak gerekli tedbir aldı ve elebaşlarını cezalandırarak iradesini ortaya koymuştur (___,2008:472).]Aradan dört yıl geçtikten sonra ise İnebahtı Deniz Savaşı’ndaki hezimet  meydana geldi. Meselenin temeline inildiğinde görülecektir ki, Kaptan-ı Derya Ali PAŞA, yanındaki tecrübeli komutanları değil de İstanbul merkezden gelen talimatlara kulak verip inisiyatifkulanmadığı için (Uzunçarşılı:18) mağlubiyete sebebiyet vermiştir.

  Bu girizgâhtan  sonra,zamanında ciddiye alınmayan mikrobun  nelere malolduğuna bakabiliriz.

  Mevcudiyetini devam ettirebilmek amacıyla mağlubiyet ve mahkumiyet saikiyle  gelecek inşasına kalkışan milletlerin; geçmişin geleceğe taşımamanın derin huzursuzluğunu duymaması; zaman ,mekan ve geçmiş aidiyet hissiyatının  “ram olma” ile yer değiştirmesinden ileri geldiği vakıadır. Zamanında dev cüsseye nüfuz eden sivrisineğin mikrobunu teşhis edemeyen milletlerin, zehrinin nasıl bir illete dönüştüğünü; toplumun zihin dünyasının altüst oluşlarından  ve hayata bakışından anlamak mümkündür. Böylesi bir durumda cemiyette girdaplaşan ise ortak akıl ve yitirilen hikmettir.

    Düz mantık şudur:Muasırlaşmak, asrının en güçlü devleti olmak her milletin ulaşmak istediği  kızıl elmadır. Ancak, çağdaşlaşma denilen muasır medeniyete vuslat nasıl olacak? Muasırlıktan ne anlıyoruz? Çağdaşlaşma denilince pozitivizmin tezahürü olan Batılılaşma mı  insan zihinde husûle gelmeli? Bütün bu sualler, nasıl muasır medeniyeti istediğimizi gösterir.

   Medeniyet inşasından hayatta kalmak mücadelesine dönüşen bir milletin  rehberi, elbette güçlüyü taklit etmekten geçmektedir. Bunu istismara, dış şartlar icbar etmektedir.

Kaynakça:

Haldun, İbn-i,MukaddimeTerc.,Halil Kendir; Yeni Şafak Yayınları, İstanbul , 2004

____,Osmanlı Tarihi,C.,3,Çamlıca  Basım Yayın,İstanbul,2008

Uzunçarşılı, İ.Hakkı,Büyük Osmanlı Tarihi,3.Cilt ,Atatürk-Kültür,Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu yayınları,XIII.Dizi-Sa.16.cld

11/03/2017

11.03.2017
Bu yazı 630 defa okundu.

Diğer Yazıları