YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Âdil insan, adalete teslim olandır!

Âdil  insan, adalete teslim olandır!

Adalet, adaleti dağıtanlara lazımdır, esas olan…

 

Adil olmak, güçsüzün karşısında güçsüz olabilmektir…

 

Hz. Ömer (ra) adaletine ram olabilmektir, âdil insan olmak…

 

Adaleti tesis  mevkiidekilerin adaletsizliği topyekün yıkıma götürür bir cemiyeti…

 

Şeriatın parmağı kesmesi acıtmadığı sürece  adalet  sistemi iyi işliyor demektir..

 

Hapishanelerin azlığı ya da boş olması ; adaletin alttakilere de üsttekilere de eşit tatbik edildiğine işarettir..

 

Yani, hakim karşısında boynu kıldan ince bir telakkinin varlığı, hakiki manada bir medeniyetin inşa edildiğine delalettir..

 

Eğer , vazifeli hüküm verici, kendine hakim olanın karşısında dik durabiliyor ise, o takdirde millet olarak rahat bir nefes alabiliyoruz demektir.

 

***

 

Yıldırım Bayezid Hanın bir mahkemede şahitlik etmesi gerekiyordu.

 

Padişah mahkeme ye geldi ve herkes gibi o da ellerini önüne bağlayıp ayakta bekledi.

 

Devrin Bursa Kadısı Molla Fenari, padişahı süzdükten sonra;

 

 “Senin şahitliğin kabul değildir. Zira sen namazlarını cemaat ile kılmıyorsun. Elinde imkanı olduğu halde cemaate gelmeyen bir kimse, yalancı şahitlik edebilir demektir.”

 

Bu itham karşısında herkes Yıldırımın hiddetlenmesini bekliyordu.

 

Fakat o boynunu büküp mahkemeyi terk etti ve hemen sarayının yanına bir cami inşa ettirmeye başladı. 

 

 

*****

Müminin Firaseti

Abdülkâdir Geylânî Hazretlerinin oğlu Mûsâ rivâyet etti: Babam şöyle anlattı:

Çölde yolculuk yapıyordum. Günlerce su bulamadım. Susuzluktan tâkatsiz kaldığım esnâda bir bulut gördüm. İçinden çiğe benzeyen bir şey yağdı. Ben de onunla susuzluğumu giderdim. Sonra bütün ufku kaplayan bir nur gördüm. İçinden bir sûret çıkıp bana:

“Ey Abdülkâdir! Ben senin Rabbi’nim. Haram olan şeyleri sana helal kıldım.” dedi. Bunları duyunca hemen “Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm. Defol ey mel’ûn şeytan.” dedim. Birden o nur zulmet, o sûret de duman oldu ve bana:

“Benden, Rabbi’nin hikmeti ve ilmin ile kurtuldun. Ben bu şekilde yetmiş kişiyi dalâlete düşürdüm, doğru yoldan saptırdım.” deyince “Bu, Rabbi’min fazlı ve ihsanıdır. Hamd onadır.” dedim. Bana:

“Onun şeytan olduğunu nasıl anladın?” diye sordular.

“Haram olan şeyleri sana helal kıldım demesinden anladım.” dedim. (et-Tabakâtü’l-Kübrâ, İmam Şa‘rânî)

03.07.2015
Bu yazı 2197 defa okundu.

Diğer Yazıları