YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Âdil olmak;kaybettirir/kaybettirmeli.Yönetime talip olmak,âdil olmayı gerektirir

Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hakk; “Ey iman edenler, Allah için adaleti ayakta tutup, gözetilen şahitler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz, sizi adaletsizliğe götürmesin. Adaletli olun. Bu takvaya daha yakındır” (5/8) demedi mi?

 “Devlet başkanının adaletle ve hak gözeterek bir gün hükmetmesi, bir sene Allah yolunda gazadan daha iyidir” (Müslim /2564)  buyurmadı mı Fahri Kâinat Efendimiz (sav).?

***

Adâlet, güçsüzün güçlüye tabi olması demektir…

Güçsüzün güçlüye tabi olması, menfaati icabıdır..

Çıkarı için tabi olmayı göze alan halk, âdil bir yönetim talep eder…

***

Âdil olma, fakru zaruret içinde olmaktır…

Alttakilerde/yönetilenlerde yok olmaktır…

Âdil olmak, adâleti uygulayana yük getireceğinden yükün altına girmek korkulacak bir haldir…

Adâleti sanatçı ruhuyla âdil yönetime dönüştüren lider, “yok olma” düsturunu baş tacı eder.

Adâlet dağıtıcı, sırtladığı un çuvalını zifiri karanlıkta âdil olmasını bekleyenlerin kapısında varlığını hissettirmesidir...

***

Âdilin “adaleti”, merhametindedir.

Hazret-i Ömer,(r.a), bir adamı vali tayin edecektir. Bu sırada içeri küçük bir  kız çocuğu girer. Hazret-i Ömer(r.a.) çocuğu kucaklayıp, bağrına basar.

Vali olacak adam ise şaşırmıştır. Koca bir devlet  başkanı nasıl oluyor da çocuklarla  ilgileniyordu.

--Efendim, diye söze başlar. Siz galiba çocukları çok seviyorsunuz. Benim de bir çok  evladım var. Fakat bugüne kadar hiç birisini tutup öpmedim. Hiç birisinin saçını okşamadım.

Bu sefer Hazret-i Ömer şaşırır. Adamın yüzüne hayretle bakar:

--Yaa, öyle mi? Senin kalbinde merhametten hiçbir eser kalmamış. Vali olman felakettir, diyerek onu vali tayin etmekten  vazgeçer.

***

 “Yönetmeyi ceza kabul eden; daha kötü bir yönetimi istemediği için yönetmeye taliptir” der Eflatun, Devlet’inde…

***

Erdemli insanlardan meydana gelen bir idarenin yönetmeyi arzu etmesi düşünülemez..

“Bir kurban yeter” diyerek yönetmeyi ceza görüp evlâdının halife olmasını istemeyen Hz. Ömer (ra)’ın mefkuresidir; idarecilik…

“Merhametli hırsızın adâletsiz idaresinin güç gösterisinde” âdil olabilmektir..

“Kurt’un Adaleti”nde âdil olmak değildir; adalet dağıtıcısının vazifesi…

***

Hikâye bu ya..!

Ormanların kralı aslan, bir gün yakaladığı avı Kurt’un önüne bırakarak en adil bir şekilde hayvan ailesinin üylerine yaylaştırmasını ister. Kurt, bütün hayvanlara eşit dağıtım yaptıktan sonra  tekmil verir.  Bu dağıtım Aslan’ı sinirlendirir. Bu öfkeyle Kurt’u bir pençede yere serer. Etrafa gös atarak, daha adil bir dağıtım yapacak olup olmadığını sorar. Tilki,hemen görevi kabul eder.Aslan’ın hoşuna gidecek bir paylaştırma yapar. En lezzetli parçaları Aslan’a verir. Ondan artanlarını kendisine ve geri kalan kemik vesaireleri de diğer hayvanların nafakası olarak takdim eder. Dağıtım tekmilini Aslan’a bildirdikten sonra Aslan:

-Sen bu kadar güzel adaleti kimden öğrendin?, der… Tilki:

 

-Şurada yatan Kurt’tan, diye cevap verir ( Nakleden: Fikret Karatepe, Hissesli Kıssalar, 2013, Denizli, shf.; 102).

***

Hoş bir sedâ bırakmayı dahi hedeflemeden adâlet için kendine tabi olanlara âdil davranmaktır…

Adâlet dağıtmaya namzet adil yönetici, müşavereyi kemiyete tercih etmesidir; âdil olmak...

Farklı fikirleri müsamaha ile sonuna kadar dinleyebilmektir; faziletli idarenin mevcudiyeti…

Erdemli ve ahlaklı olmanın; erdemsizliği ve ahlaksızlığa tahammülle idare edebilme sanatıdır;  âdil olmak….

Ceza gördüğü idareciliği, menfaatine aykırı durumlara katlanabilmekter, âdil olmak..

Adaletsizlik karşısında adaleti bir yere değil, her yere götürebilmektir…

Ötelere müdrik bir adaleti hayatına mal etmektir…

Kıymetli mütefekkirimiz Nureddin Topçu’nun ifadesiyle “Eğer adalet diye bir şey var ise insanlık bunu, evrensel sorumluluk iradesine sahip olanlarla birlikte kendi nefislerinin esiri olarak diğer fertleri istismar etmeye çalışan hükümdar ve zorbalara bıkıp usanmadan karşı çıkanlara borçludur.”

***

Hâsılı, kaybetmeyi göze alarak âdil olabilmektir; âdil olmak…   

17.10.2016
Bu yazı 779 defa okundu.

Diğer Yazıları