YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

“İncil ve Kitab-ı Mukaddes”-1

Kitab-ı Mukaddes’in tarihî seyrini ve Hıristiyanların inandıkları İncil’lerden bölümler naklederek nasıl bir inanışa sahip olduklarını göz önüne sermeye çalışacağım.

     Hıristiyanlık; Hz. İsa’nın getirmiş olduğu dinin adıdır.Hıristiyan kelimesi Yunanca “Hristos” dan gelmektedir. Hırsitos’un Arapça karşılığı “Mesih” kelimesidir.

     İslâm Dini’nde Hıristiyanlık ise şöyle nitelenmektedir. Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde “Nasraniyye” ve “Nasâra” kelimeleri kullanılmaktadır.Kur’ân ve Hadiste bu kelime kullanılmasına rağmen, Türkçe’de Nasrani ve Nasâra kelimelerinden ziyade,Yunan menşeli Hıristiyan kelimesi kullanılmaktadır.İslâm kaynaklarında Nasrani ve Nasâra kelimesinin kullanılmasının sebebi ise, Hz.İsa’nın  Filistin’deki Nasıra şehrinden olması olarak gösterilmektedir.Bu durumda Nasrâni, Nâsıralı İsa’ya tabi olan kimse demek oluyor.(Kuzgun,1991: 45-46)

     Şimdi de,Kitab-ı Mukaddes nedir? Kaç bölümden oluşur? Bu hususla alâkalı malumat verelim.

     Hıristiyanlığın kutsal kitabına, Türkçe’de Kitab-ı Mukaddes adı verilir.Bunun Arapça karşılığı ise ”el-Kitabu’l-Mukaddes”tir.Yunanca aslı ise “Bible”dir.(Kuzgun,1991:56)

     Günümüzde Hıristiyan Kilisesi’nin resmi olarak kabul ettiği Bible yahut Türkçe muadili olan Kitab-ı Mukaddes, yazmalardan müteşekklildir.Günümüzde kabul gören İncillerin adedi dörttür. Bunların isimleri ise Matta,Markos,Luka,Yuhanna’dır.Ancak bu İncillerin sayısı mezheplere göre farklılık arzettiği gibi asırlara göre de değişmektedir. Mesala M.S.4.asırdabir mezhep Yeni Ahid’ de yer alan kitapların saysını 23 olarak kabul ederken; aynı mezhep birkaç asır sonra sayıyı bu sefer de 27’ye çıkarmaktadır. (Kuzgun,1991:57) Yani borsa gibi,zamana göre değişebiliyor.Bir nevi, arz talep meselesi.Bazen bu sayı yüzlerle ifade edilmektedir.İnciller yazıla yazıla, tercüme edilerek; tercüme edilen tekrar tashih edilerek; ve bu şekilde bir zincirleme İnciller,aslından çok daha farklı noktalara gelmiştir. Özellikle kopya etme geleneği bu tahrifatın hızlanmasına zemin oluşturmuştur. “Kitapları kopya etme işinde çoğaltma, ilk nüshalara bakılarak yapılmamış, kopya edilmiş nüshalardan yeni kopyalar yapılmıştır.Dolayısıyla en eski nüshadan yapılan kopyalarda meydana gelen hatalar, bu kopyalardan, yeniden  kopya edilen nüshalara aynen geçmiş, bir kitap ikinci olarak kopya edilirken kopyayı yapanın yeni hataları bu kopyaya eklenmiş, ikinci kopyadan üçüncü kopyayı yapan, birinci ve ikinci kopyacının hatalarını aynen tekrarladığı gibi, kendisi de yeni hatalar ilave etmiş, dördüncü, beşinci, altıncı ilah.. kopyacılar da böylece hatalar ve farklılıklar katlanarak artmıştır.”(Kuzgun,1991:88)

KUZGUN,Şaban Dört İncil,Farklılıkları ve Çelişklileri, Ertem Matbaa.,1991-İstanbul

19.05.2016
Bu yazı 1009 defa okundu.

Diğer Yazıları