YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Allah aşkına! Biraz hürmet..!

Mübarek Ramazan-ı şerif ayındayız…

        ***

Bedevilikten medeniyete bir cemiyeti taşıyan Dinin mensuplarıyız…

Kız çocuklarını diri diri toprağa gömen cahiliye uygarlığından! kadını baş tacı eden bir medeniyete sahibiz…

Sırtlanları bile geçen bir anlayışın yerine; Selam Medeniyetini getiren Peygamberin (sav) ümmetiyiz…

Saygı, bu Medeniyette…

Sevgi, bu Medeniyette…

Temizlik, bu Medeniyette…

Ahlak, bu Medeniyette…

Güzellik, bu Medeniyette…

Estetik, bu Medeniyette…

San’at ve zanaat….

Velhâsılı, sayılabilecek bütün güzellikler, bu Medeniyette…

  ***

Biz, bu hale nasıl geldik?

***

Hırsızlık, bizde…

Arsızlık, bizde…

Saygısızlık ,bizde…

Sokağa salya sümük tükürmek, bizde…

-Geçenlerde Semra Şener hanımefendi köşesinde bahsetmişti.-

Sürücüler, caddelere hakim; yayaların esamesi okunmuyor…

Caddeler, sokaklar pislikten geçilmiyor…

Kendimizi, “Modern” bir şehirli zannederiz…

***

Ramazan-ı şerif ayında hürmetsizlik dizboyu…

Kimsenin orucuna karışmıyoruz…

İster tutar, ister tutmaz…

Hasta da olabilir…

Tutmasına mani başka bir hal de vardır…

Bunlar, ayrı mes’ele…

Ancak, saygıda büyük bir zaafiyetimiz var…

Caddelerde, sokaklarda insanlar, lakır lakır suyu deviriyor…

Lokantalar vb. yerlerde insanların, oruçlu olanları düşünmeden yemelerini; doğrusu çok da şık bulmuyorum…

Devlet daireleri ise hak getire..

Gelsin çaylar..

Gitsin sular…

Maalesef, oruçluya saygı kültürünü unutmuşuz…

Halbuki -çok uzun zaman önce değil -  Ramazan ayında açık lokantaların camları gazeteler vs. ile kapatılırdı…

O zamanlarda da oruç tutmayanlar vardı…

Ama, oruçluya saygı da vardı…

Ne olur yani içilecek su, daha kuytu bir köşede içilse…

Yenecek yemek, biraz geride yense…

Ne olur?

Dünya mı yıkılır?

***

Bizim esas üzerinde durmak istediğimiz husus şudur: Medeniyet telâkkimizi kaybetmişiz…

Kendi değerlerimize o kadar yabancı kalmışız ki, aşkı dahi “homo-lezbiyen” haline sokmuşuz…

Gençler, aşkın ne olduğundan bîhaber…

Aydın caddelerinde, sarmaş dolaş; öpüşüp koklaşmayı meziyet sanıyorlar…

Külotları görününceye kadar mini etek giyerek erkeklerin salya sümük bakınmalarını aşk zannediyorlar…

Sahur vaktinde kız ve erkeklerin halleri  -şahsen beni- çok derinden üzüyor…

Bu mu bizim İslam-Türk Medeniyet perspektifimiz?

***

Ey Aydınlılar..!

Sadece şunu söylemeye çalışıyoruz:

Hürmet medeniyetini tekrar hayatımıza katalım…

İnsani vazifelerimizi yerine getirelim…

Haçlı ruhunu eleştirirken, Haçlılar kadar oruçluya saygımızı yitirmeyelim…

Çin, despotlukla oruçlulara zulmediyor…

Aydın sokaklarındaki saygısızlık ise, ondan daha ağır…

Burası müslüman bir ülkenin şehri…

Hem de Haçlı güruhuna ilk kurşunu sıkan bir vilayetimiz…

Haçlılar, topla tüfekle fethedemediği şehri yozlaşmış kültürüyle işgal etmiş sanki…!

***

Allah aşkına!

Oruçluya biraz saygı, efendim…

Çok mu şey istiyoruz?

Tekrar, Ramazan-ı şerifinizi tebrik ediyoruz…

23.06.2015
Bu yazı 1307 defa okundu.

Diğer Yazıları