YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Anneye Yapilan Iyiliğin Mükâfâti

İsrâiloğulları zamanında küçük bir oğlu ve buzağısı bulunan sâlih bir adam vardı. Bu adam bir gün buzağıyı bir ormana getirip “Yâ Rabbi, bu buzağıyı oğlum için o büyüyünceye kadar sana emânet ediyorum” diyerek salıverdi. Adam bir müddet sonra öldü. Buzağı Allâhü Teâlâ’nın muhâfazasında orta yaşlara gelmişti. Çocuk ise büyümüş, annesine karşı çok iyi davranan bir genç olmuştu. Gecelerini üç kısma ayırır, üçte birinde namaz kılar, üçte birinde uyur, üçte birinde de annesinin başucunda beklerdi. Sabah olduğu vakit gider, odun toplar, sonra da o odunları sırtında çarşıya getirip satar. Parasından üçte birini sadaka verir, üçte birini kendisine ayırır, üçte birini de annesine getirirdi.
Bir gün annesi ona “Baban sana bir buzağı bırakmıştı ve buzağıyı Allâh’a emânet ederek ormana salıvermişti. O ormana git ve İbrâhim, İsmâil ve İshak Aleyhimüsselâm’ın Rabb’ine duâ ederek buzağıyı sana getirmesini iste.” dedi.
Genç, ormanda annesinin söylediği şekilde seslendi. Sığır hemen koşup gelerek çocuğun önünde durdu. Boynundan tutarak annesine götürdü. Annesi ona “Oğlum, sığırı üç dînara satılığa çıkar, bana danışmadan da satma.” dedi. Çocuk sığırı alıp çarşıya götürdü. Allâhü Teâlâ çocuğun annesine karşı olan bağlılığını imtihan etmek için bir melek gönderdi. Melek, gence sığırının fiyatını sordu. Genç “Üç dînara satarım ama annemin de rızâsını almam lâzım.” dedi. Melek “Ben sana altı dînar vereyim ama annene söyleme” dedi. Genç “Annemin rızâsı olmadan, ağırlığı kadar altın versen bile satmam.” diyerek dönüp annesine sordu. Annesi altı dînara satmasına izin verdi. Genç tekrar çarşıya giderek meleğe, annesinin altı dînara satmaya râzı olduğunu söyledi. Melek bu sefer 12 dînar vermek istedi. Genç yine annesine bunu haber verdi. Annesi “Muhakkak sana gelen insan sûretinde bir melektir. Seni imtihan etmek istiyor. Tekrar gelirse ona ‘Sığırı satalım mı yoksa satmayalım mı?’ diye sor” dedi. Çarşıda Melek ile karşılaşınca annesinin bu suâlini sordu. O da “Bu sığırı satmayın. Çünkü Benî İsrâil’den öldürülen birinin kâtilinin bulunması için senden bu sığırı satın almak isteyecekler. Sakın ola onu derisini dolduracak kadar altın vermedikleri müddetçe satmayın.” dedi. Bakara Sûresi’nde geçtiği üzere ne zaman ki Allâhü Teâlâ İsrâiloğullarına bir sığır kesmelerini emir buyurdu onlar da bu sığırı ağırlığı miktarı altın karşılığında satın aldılar. (Tefsîr-i Rûhu’l-Beyan)

14.10.2017
Bu yazı 160 defa okundu.

Diğer Yazıları