YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Bir şehidin son anları...

İstanbullu Üsteğmen Muzaffer; 18'ncı Kolordu, 51'inci Tümen, 9'uncu Alay emir subayı olarak, kendi alayından bir bölüğe komuta ediyordu... 27 Mart 1916 tarihinde Irak Cephesi Felahiye Muharebesinde boğazından ağır yaralanmıştı... O kah­raman, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce sükunetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine kurşun kalemle önce; "Kıb­le ne yöndedir?" diye yazarak sormuştur.

Millî şeref ve fazileti bulunan ak yüzünü ve pak alnını, görevini başaranlara mahsus güzellikle huzur-i peygamberîye çevirmiş ve kalbindeki şehadeti dille anlatmaya takati olmadığından, ka­na boyanan o zarfın ortasına okunaklı bir şekilde Kelime-i şaha­deti yazmış, sonra bu büyük asker, bölüğüne son sözünü söyle­mek isteyerek aynı zarfın üç yerine; "Bölük intikamımı alsın" cümlesini yazarak, ikisini imzalamış, üçüncüsünü ise imzalayamadan son nefesini vermiş,silah arkadaşlarının  safalrı önünde uçmak,bölüğüne kanat gererek gölgesine sığındırmak için yükselmiştir. 

Muzaffer Üsteğmenin bu yüce davranışı yani bir Türk subayının örnek maneviyatı olan  o kanlı zarf, Askeri müze’ye gönderilmiş,Türk çocukalrına ve gelecek ensillere cevher değerinde bir miras olmuştur.

  "Yaşayan ölüler"in mirasları içinde bu zarf da yaşayacak, daima yükselmeye teşvik  ve milletin iftihar  etmesi için bir belge  olarak kalacaktır. Büyük meydanların büyük imtihanlarında kazanılan  bu şehadetnameler; her genci imrendirip, örnek olacak bir etki yapacağı gibi, her babanın kalbinde böyle evlada sahib olma duygusunu yükseltecek, sonunda millet bu yüzden kendi fedakârlığına güvenecektir.

 Bu şehidin ruhunu fatihalarla yad edelim...                 

10.03.2016
Bu yazı 1156 defa okundu.

Diğer Yazıları