YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN

  “ Yerli ve millî olacağız”

Sivil Dayanışma Platformu tarafından İstanbul Yenikapı Meydanı’nda düzenlenen, “Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses” açık hava toplantısına (miting) katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere şöyle demişti: “ Hangi partiden olursa olsun 550 adet yerli ve millî milletvekili meclise gönderin. Biz yerli ve milli olacağız.” Bu minval üzere milliyetçi ve yerli bir üslupla konuşmalarını sürdürdüler. Doğru olan da bu idi. Türk Milletinin kökü dışarıda eli içerde bir anlayışa ihtiyacı yok. Müstemleke fikriye hareket eden zihniyet, bu milleti daima üçüncü sınıf muameleye tabi tuttu. Yıllardır hep yerli ve milli duruş üzerine yazdık ve konuştuk.  Yerlilikten globalliğe açılacağız. Yerli olmadan ne İslamcı olunabilir, ne de Türkçü… yerli ve milliliği esas almayan bir siyaset Türk milletinin köleleşmesine zemin hazırlar -ki öyle olmuştur-.  Muhafazakar Değişim adlı kitabımızda, “yerlilik ve millilik”in, Muhafazakar Demokrasiden değil,  Muhafazakar Değişim’den geçtiğini belirtmiştik (2004-2005 yıllarındaki makalelerimizde ve Muhafazakar Değişim adlı kitabımızda bu hususlar ayrıntısı ile ifade edildi). Yine 2011 yılında çıkan “Dirilişimiz, Milliliğin İhyasındadır” isimli eserimizde bunu ayrıntılı olarak ele almıştık. Ama o zamanlar  bir kısım cemaat mensupları farklı yerlerle dirsek temasındaydı ve biz buna itiraz ettiğimizde dairenin dışına itildik ve hatta solculukla suçlandık. Bu hususu bilen bilir. Yine “Neo-conizmin Emperyalist Fikri” isimli kitabımızda da  neden yerli olmamız gerektiğini, kapitalizm karşıtı yazılarımıza bunları dile getirmiştik.  Hatta “Dirilişimiz Milliliği İhyasındadır” adlı kitabımızın mukaddimesinde/önsözünde şunları yazmıştık:

“Dirilmek; canlanmak, ayağa kalkmak, kendine gelmek; bütün mahlukâta mahsus olmasına rağmen esas itibariyle top yekün bir milletin titreyip;''bana ne oldu da amir iken memur; hakim iken mahkum; âdil iken 'adale'ye mecbur kaldım; yeniden aslıma rücû etmeliyim '' diyerek ayağa fırlaması halinin tezahürüdür.

 

Hayata bakışının yeniden şekillenmesinde hangi saiklerin tesir ettiğini bilmesidir; diriliş.

 

Nereden geldim; nereye gidiyorum sualinin gerçek mânâda sorulmasıdır; diriliş.

 

Hangi tarafta olduğunun müdrikliği içinde bîtaraf olunamayacağının idrak edilmesidir; diriliş.

 

Muhafazakârlığın değişmeye, gelişmeye ve tekâmüle mani olmadığının şuuruyla hareket etmektir; diriliş.

 

İstikbale matuf fikrinin esasını derin bir tarihî tecrübeden geçmekte olduğuna vakıf olmaktır; diriliş.

 

Tarihi, hakiki menbaından öğrenmektir; diriliş.

 

Kültürü, tahakkümcü zihniyetin şırınga etmesinde değil; irfanî boyutu asıl kabul eden bir anlayıştır; diriliş.

 

Tecrübe ve müşahededen neşet eden kültürün yoğurduğu bir telâkkîyi değil; meselenin kaynağında arif olan bir fikriyatı hayata geçirmektir; diriliş.

 

Asrın idrakine inancını, geleneğini, tarihini, kültürünü söyletmeden; asrın idrakini inancına, geleneğini, tarihini, kültürünü söyletmektir; diriliş.

 

Müşteşrik (Oryantalist) zihniyete dayalı bilgi ve belgeyi esas almamaktır; diriliş.

 

Aydınlanmacı felsefeyi, ilim ve amelle reddir; diriliş.

 

Ticareti, Kapitalizmin zehirinden tefriktir; diriliş.

 

''Bırakınız yapsınlar; bırakın geçsinler'' köleleştirme düzeninin hizmetine benddir; diriliş.

 

İçtimai hayatı düzenleyen İnancını, Sosyalizm'e ram etmemektir; diriliş.  

 

Globalizmi, Dinimizin cihanşümul düsturuna zıt olduğuna akletmektir; diriliş.

 

***

 

Milliliği kavmiyetçiliğe dönüştürmemektir; diriliş.

 

Müşterek bir mazinin asli unsurlarıyla beraber tarih şuurunu, kavmi(ırki) geçmişiyle birlikte sahih gelenekle yoğrulmuş bir kültür birliği; sahih geleneğe mehaz(kaynak) teşkil eden inanç birlik ve beraberliği; bu tarih, kültür ve inancın teksif ettiği ahlak birliği; coğrafi hududun tayin ettiği birlik; bu birliğe esas teşkil eden ve asli unsurlardan biri olan dil birliği ile pekiştirilmiş ortak tavır ve müşterek mefkurenin getirdiği şuurun ana bileşkesi, “millet” denilen müteharrik bir tarifi bütün benliğe zerk edip tefekkürdür; diriliş.

 

30 Ağustos 1071 tarihinde Anadolu 'ya vurulan mührün manasını bilmektir; diriliş.

 

27 Ocak 1299 yılının ne anlama geldiğini beyinlere kazımaktır; diriliş.

 

29 Mayıs 1453'te hayata geçen mefkurenin beynelmilel hükmüne müdrik olmaktır; diriliş.

 

 Yavuz Sultan Selim Han'ın idealinin hal ve atideki ruhuna inmektir; diriliş.

 

***

 

Yani, mukaddesatına sahip çıkmaktır; diriliş.

 

Yani, Kitabı'nın ne emrettiğine mutabık hareket etmektir; diriliş.

 

Yani, Din'in bütün beşeriyete Tebliğ Edici'nin yolunda gitmektir; diriliş.

 

Yani,''Emr-i bil-mâruf;nehy-i ani'l münker'' mes'uliyetiyle hareket etmektir;diriliş.

 

***

 

Ümid ederim, ruhlarımızın dirilişi bütün insanlığın hayrına olur.

 

Çok geç kalmadan...     18.06.2010-Cuma -16:40    “

 

          Yeni dönemde yerlilik ve milliliğin hakiki manada sahiplenileceği bir dönem olmasını temenni ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadelerini  “ilgililerin”  gerçek manada sahip çıkacağından ümitvarım.

29.09.2015
Bu yazı 1014 defa okundu.

Diğer Yazıları