YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Devlet sırrı, ifşa edilemez…!

Devlet sırrı,  milletin mahremidir…

Nasıl ki mahremiyet en iyi şekilde muhafaza edilmeli ise, devlet sırrı da öyle…

Ama, zaman zaman devlet içinde yuvalanmış bir takım ihanet şebekeleri devlet sırrını ifşa etme cür'etini gösterebiliyor…

Hatta bunu düşman devletlerin eline geçmini sağlıyor…

Ne karşılığında?

Ya bir bedel karşılığında…

Ya da kendine tevdi edilmiş “vazifeye” istinaden…

Her iki halde de bu, devlete ihanettir…

Milletin istikbaline vurulmuş darbedir…

Bu, millet düşmanlığıdır.

***

Fatih Sultan Mehmet Han, yapacağı işlerden kimseye bir şey bahsetmezdi.

Hatta ordu sefere çıkar, günlerce yol alır, yine de kimse nereye gidileceğini bilemezdi.

 Bir sefer esnasında Gebze’de vefat ettiğinde bile, nereye sefer yapılacağını kimse bilmiyordu ve bu yüzden ordu İstanbul’a geri dönmüştü.

***

Bir gün yine bir sefer için İstanbul’dan yola çıkılmıştı.

Vezirlerden biri, padişahın ne kadar ketum olduğunu bildiği halde, yine de şansını denemek için huzura çıkarak, nereye sefer yapıldığını sormak cüretinde bulundu.

 Fatih ona:

-Paşa, sen sır tutmasını bilir misin? Diye sordu.

 O da, nihayet kendisine bir sır verileceği ümidiyle, sevinçli bir şekilde cevap verdi:

-Evet hünkarım

Padişah da ona:

-Ben de sır tutmasını bilirim. Sır, bir kimseye söylenirse, sır olmaktan çıkar paşa. Eğer sakalımın tellerinden biri, yapmak istediklerimden birini bilseydi, bütün sakalımı keserdim, cevabını verdi.

***

Türk derin devlet aklının sırrı, işte burada yatmaktadır…

01.07.2015
Bu yazı 2145 defa okundu.

Diğer Yazıları