YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Ecdadımız, çocuklarını okula şenlik havasında gönderirlerdi(1)

İnsan hayatında yeni ve önemli bir safhanın başlangıcı olan eğitim devresine giriş esnasında yapılanlar gözden kaçırılmayacak kadar renkli ve değişik şeylerdi. Eğitim görecek ve de eğitim görene yardımcı olacak (anne, baba, çevre vs.) kişileri olumlu yönde etkilemesi açısından Osmanlı’da,  yüksek tabaka arasında “Bed-i Besmele”, halk arasında da “Amin Alayı” diye isimlendirilen merâsimler (törenler) yapılırdı. Öyle ki bu merâsimler ekonomik durumu iyi olan âileler tarafından bir düğün kadar ciddiye alınırdı.

   Amin alayı öncesinde evde hazırlıklar yapılır, varsa sandıklardan yeni giysiler çıkarılır veya çarşıya  gidilerek satın alınırdı. Yumuşak ve güzel bir minder  doldurulur, sade veya imkânı olanlar tarafından mor  kadife üzerine sarı sırma kalıptan işlemeli, kâr-i kadim, bir cüz kesesi çocuğun sağ omuzundan sola doğru çapraz bir şekilde boynuna asılmak üzere hazırlanırdı. Yine çocuk için bir elifba temin edilirdi. Bunlardan sarı soluk kağıtlara basılmış olanları da bulunduğu gibi, çocuğu okutmaya özendirmek için altın yaldızlı basılanları da olurdu. Bazı ailelerde alifba cüzlerinin müzehheb (yaldızlanmış) el yazmalarına da rastlanırdı ki bunlar iyi muhafaza edilir ve nesilden nesile devredilirlerdi. Mektep için hazırlanan çocuğa nazarlık da takılır ve nazara karşı bir tedbir olarak tütsülenirdi. Tütsü mangala atılan bazı maddelerin dumanı içine çocuğun sokulması suretiyle yapılırdı.

   Merasimden önce hocaya haber verilir ve uygun bir gün tespit edilirdi. Bu günün kandil günlerine ve daha ziyade pazartesi veya perşembeye rastlamasına itina edilirdi. Mektebin (okulun) ilâhici takımı haberdar edilir veya başka mekteplerin daha güzel sesli ilâhici takımları tutulurdu. Zihni açıklığın ve hayatın yeni safhasında başarılı olmasını sağlamak konusunda himmetlerini istemek için çocuk yeni kıyafetiyle ailesi tarafından evliya türbelerine (ekseriya Eyüp Sulştan’a) götürülürdü. Türbedarlara “nefes ettirilen , tespihten geçirtilen” çocuk bundan sonra da ailenin büyüklerine, yakın ve hatırlı dostlarına el öpmeye, dua almaya sevk edilir, nihayet merasim günü gelir çatardı.(Kaynak:Ali Karaçam, Osmanlı’yı Cihan Devleti yapan 150 Sır, Bilge yay.,İst.,2004,shf.,130-131)

01.10.2015
Bu yazı 1251 defa okundu.

Diğer Yazıları