YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

EHL-İ SÜNNET İTİKADI(5)

- SÜNNET düşmanlığı-

   Bazı inkarcılar tarafından sünneti baltalamaya müte­veccih, çeşitli iddialar ortaya atılıp, şöyle söylenmektedir:

"Peygamber de bir insandı, o da hata yapabilir. Kur'an'da var mı, sen ondan haber ver."

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir mesele ile karşılaştığı zaman, önce Cenab-ı Hakk'tan gelecek olan vahy-i zahiri bekler. Bu, ayet-i kerîme, hadîs-i kudsî veya hadîs-i şerîf şeklinde olabilir. Vahy-i zahir gelmeyecek olursa, kendi içti­hadıyla amel eder. Eğer içtihadında bir zelle (hata) sadır olursa, anında îkaz olunur. Dolayısıyla yapmış olduğu içti­hatları, bizzat Cenab-ı Hakk tarafından tasdîk olunmuş olur.

    Benzeri bir sual, İmran bin Husayn'a da sorulmuştu. Onun cevabı ise şöyleydi: "Sen ahmak birisin. Kur'an-ı Kerîm'de, beş vakit namazın nasıl kılınacağını, zekatın nasıl verileceğini görebiliyor musun? Kitabullah bunları farz kılmış, sünnet-i Rasulullah ise tefsîr etmiştir."

Ayrıca, dînimizdeki bütün hükümleri Kur'an-ı Kerîm'de bulma gayreti içine girip, Kur'an kendisine indirilmiş olan zatın tatbikatından kaçınmak, bir binayı tek direk üzere oturtmaya benzer. Halbuki Kur'an-ı Kerîm ile hadîslere baktığımızda, her ikisini de aynı yerde buluyoruz. Her ikisi de vahiy. Aralarındaki fark; Cebrail (a.s.)'ın tilavetiyle olana Kur'an-ı Kerîm, Cebrail (a.s.)'ın işaretiyle olana ha­dîs-i kudsî, Cebrail (a.s.)'ın vasıtası olmadan, Allah (c.c.)'ın ilhamıyla Peygamber Efendimize (s.a.v.) zahir olana da hadîs-i şerîf diyoruz.

Böyle sualler ile insanların kafasını karıştırıp, itikadına le­ke getirmek isteyenlerin çıkacağını, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) biliyor ve bir mucize olarak bunu haber veriyordu zaten: "Benim sözlerimden bir söz rivayet edilirken, koltuğuna yaslanıp şöyle söyleyen bir adamın çıkması yakındır:

Önümüzde Allah (c.c.)'ın kitabı var. Onda helal olarak bulduğumuzu helal, haram olarak bulduğumuzu da haram kabul ederiz. (Yani başka bir şeye lüzum yok.) Ey ümmetim size söylüyorum! Dikkat edin ve gözünüzü açın, Rasülullah'ın ha­ram kıldığı, Allah (c.c.)'ın haram kıldığı gibidir." (Ebü Davud)

18.08.2016
Bu yazı 999 defa okundu.

Diğer Yazıları