YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Emperyalizmle Mücadele ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi(1)

Türk Milleti’ne sunulmak üzere 18. Maddelik Anayasa değişikliği TBMM’den geçti. Görünen o ki, kalk oylaması Nisan ayında olacak.Hayırlı olur inşaallah. Bundan sonra karar yüce Türk Milletinin. Bize göre bu Anayasa değişikliği çok sathi. Fiili hale, resmiyet kazandırmak. O kadar.Burada Ses gazetesinden Mehmet Turan’ın makalesini köşeme taşımak istiyorum.  Biz de böyle düşünüyoruz. Daha açıkça ifade edelim:  Globalizmin Emperyalist Zihniyeti ile mücadele güçlü lider ve güçlü yönetim sistemi ie mümkün olduğuna inanıyoruz. Bunu, güncel bir mesele olduğu için değil; üniversite  yıllarımızda da makalele neşrederek bu meseleyi dillendirdik. Olsun, buna da şükür. Her ne kadar madde değişiklikleri geçse de kanaatimizi söylemek boynumuzun borcu. Gayemiz, tarihe not düşmek.

***

Şahsi kanaatim hep şu olmuştur: Türkiye, Dünya’nın en zor, bir o kadar da en güzel coğrafyası. Dolayısıyla burada kalıcı olmak istiyorsak, istiklalimizin iplerini kendi elimizde tutma amacımız var ise;  kuvvetli bir lider etrafında şekillenmiş yönetim sistemi olmazsa olmazımızdır. Bu, Türk tarihine bakıldığında daha net anlaşılacaktır.Üniversite yıllarımızda da hep bunun tartışmasını yaptık. Sonraki dönemlerde de fikir beyan ettik. Şurası bir hakikat ki milli ve yerli bir Türk Tipi Başkanlık, Tam Bağımsız bir Türkiye için, elzemdir. Açıkça kendi kanaatlerimi ifade etmekten çekinmeyeceğim: Milliyetçi - Muhafazakâr Cumhurbaşkanlığı sistemi Yahudi-Hıristiyan Uygarlığı’nın Vahşi Kapitalizmine set ekecek tek sistemdir. Unutulmasın ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da bu felsefeyi görürüz. Sonraki gelişmler ve tartışmalar ayrı...

 

 Dünya’ya bakıldığında 42 ülke tam başkanlık, 21 ülke özerk başkanlık, 27 ülke yarı başkanlık, 57 ülke ise krallık, tek parti gibi monarşik sistemlerle yönetilirken, sadece 47 ülke parlamenter sistemle yönetiliyor. Teferruata girilmeden bakıldığında başkanlık ve monarşi ile yönetilen ülkelerin tamamına yakınının ekonomik ve siyasi anlamda daha müreffeh ve bağımsız olmaları dikkat çekiyor.

 

Buna rağmen başkanlık sistemini uygulayan ülkelerin gelişmişlik ve güveliğini görmezden gelinip, dindar Müslümanlara yönelik kinleri dolayısıyla, nesebi ve inancı Türkiye'nin asli unsuru olan millete yabancı bir takım “ideolojik” kafaların "diktatörlük" gibi sunulmasındaki asıl maksadın, Türkiye'nin gelişmesini engellemek, Türk Milleti’nin tam bağımsız  bir şekilde emperyalizmle mücadele etme manevrasını engellemekten başka  bir şey değildir. Çok açık ifade ediyorum. Yahudi-Hristiyan Uygarlığı’nın Vahşi Kapitalist ideolojisine dik ve diri duracak olan biz Türkler’in yegane sistemi kuvvetli bir yönetim sistemidir. Bu da geçmişini koruyacak (Muhafazakâr) ve gelecek inşasında millî ve yerli duruşuyla gelişecek (Değişim) bir Medeniyet Tasavvuruyla mümkündür. Medeniyet Tasavvuru, Muhafazakâr Değişim’i hayata geçirmekle mümkündür. Yani  Mazi-Hal-İstikbal arasındaki dengeyi  tesis edip,  koruyup değiştirmekle mümkündür. Bunun önündeki en büyük mani de yönetim sistemindeki ithal fikir ve ideolojik uygulamalardır. İthal  her yönetim sistemi ipin daima dışarıda olduğunu gösterir. Bu anlamda Türk Milleti’nin kendi sistemini (beş bin yıllık) gözden geçirerek zamanın idrakine sunması zaruridir. Bu, şu anlamda gelmektedir: Genel geçer politik bir anlayışı değil; hakiki anlamda siyasi stratejik bir ufku Türk milletine sunmakla mümkündür.

 

 Dünya Müslümanlarının ve diğer mazlumlarının umudu olması yönünden, emperyalizmin sonunu getirecek, dünya halklarını sömürgelikten, kölelikten, zilletten kurtulmasını sağlayacak sistemin ihdası görünen o ki çok kadük kalacaktır. Şu an itibariyle getirilmek istenen yönetim sistemi, fiili halin resmileştirilmesinden başka bir şey değildir. Doğrusu çok geniş çaplı bir yönetim sistemi olmalıydı. Açıkça ifade edersek, Türk Tipi Başkanlık, 2023 ve 2071 vizyonu ihata etmeliydi. Ümit edilir ki,bu vizyon çerçevesinde ileride tekrar gözden geçirilir. Burada dikkat edilmesi gereken hususun “ANA ÇATI ve TEMEL”in esas olduğu daima hatırda tutulmalıdır. Bütün değişiklikler bu çerçevede yapılmalıdır.

 

 Önemli Hatırlatma: Bir haber de bizden.Yeni Fikir Dergisi’nin de destekçi kuruluşuYeni Fikir SAM (Yeni Fikir Stratejik Araştırmaları Merkezi)’ın İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafında desteklenmeye layık görülen “Göçmen Sorununa Genç Bakış” isimli projesi var. Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) ve Türkiye Kızılay Derneği Aydın Şubesi de proje ortakları. Proje, ADÜ’lü öğrencilerin göçmen sorununa bakışını ele alıyor. Kısa film-hikaye-makale yarışması düzenliyor Yeni Fikir SAM. Hem ödüllü hem de ilk üçe giren eserler 10 dile tercüme edilecek. Kariyer planlaması  olanlar için  güzel bir fırsat. Ayrıntılı bilgiwww.yenifikirsam.com resmi internet sitesinde.

25.01.2017
Bu yazı 666 defa okundu.

Diğer Yazıları