YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Emperyalizmle Mücadele ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi(2)

 Emperyalizme karşı mücadele, ancak yönetimi bağımsızlaştırmayla başlayabilir. Öteki adımlar ancak bu sayede atılabilir. Ülkelerin ve halkların gerçek bağımsızlığı da ancak yönetimleri hür olduğunda söz konusu olabilir. Ancak, Yahudi-Hıristiyan Uygarlığı’nın tatbik ettiği sistemin nihai amacı bu köleleştirme sisteminin ebediyyen var olması için buna karşı çıkıp öteki ülkelere de örnek olabilecek güçlü büyük milli devletlerin ortaya çıkmasını önlemek. Bunun için büyük devletler önce küçük milli devletlere bölünüyor. Sonra da şehir veya bölge devletlerine bölünerek küçük zayıf devletçikler halinde varlıklarını kölelik sistemine uygun olarak devam ettirecekleri kurtuluşu imkansız bir şekle getirecekler.İşte insanlık veya kurtuluş mücadelesi buna karşı yapılacak veya yapılan mücadeledir.

 

Bizim Türk Tipi Başkanlık’daki teklifimiz, ikili meclistir. Diğer hususlar teferruattır.

 

Şöyle ki;

İki Meclis Olmalı:

a) TBMM: %10-15 Baraj sistemi (306-330 Milletvekili)

b) Müşavere/Danışma Meclisi: %1 baraj Sistemi. Bu mecliste Türkiye’de yaşayan her kesimin temsilcisi olacaktır (306-330 milletvekili).

 

TBMM’nin görevleri devam etmekle beraber, Müşavere/Danışma Meclisi de Yürütme’nin faaliyetlerini denetleyebilme, kanun çıkarma gibi (belirli bir çoğunluk olması şartıyla: 4/5 gibi) göstermelik değil tabanın sesi olma vasfı tesis edilmelidir. TBMM ve Müşavere/ Danışma Meclisi’nin görev ve yetkileri netleştirilir. Bu ikili yapı Sistemi tıkayıcı değil, tamamlayıcı ve kutuplaşmayı engelleyici; hatta en aza indirmeyi sağlayacak bir  yapıdır.

 

Bize göre bu ikili yapı Türk Tipi Başkanlık Yönetim sisteminin en mühim ayağıdır. Bu ikili sistem, gerçek anlamda  millet-devlet kaynaşmasını sağlayacaktır. Zira bütün kesimlerin temsilcisi bir şekilde Devlet’in en yetkili kişisini etkileme şansına/hakkına sahip olacaktır.

 

Bunların dışında teknik birçok husus var. Onlar, bu ana eksen etrafında şekillenecektir. Tartışılıp karara bağlanması  mümkündür.

 

Siz hangi sistemi getirirseniz getiriniz, milleti dışarıda bırakacak bir yönetim sistem anlayışı  millette karşılık bulmayacaktır. Millette karşılık bulmayan bir yönetim sistemiyle Yahudi-Hıristiyan Uygarlığı’nın Vahşi Zihniyeti’ne karşı mücadele edemezsiniz. Sadece mevcut Modernist-Batıcı Oligarşik yapının devamı sağlarsınız. Bu da Muktezi hal/konjonktürel bir stratejidir. Bunun da bir karşılığı olmayacaktır.

 

Bizim, Tam Bağımsız Türkiye için Türk Tipi Başkanlık Sistemi’nin varlığından başka bir yol olmadığı; ama bunu tesis ederken yönetimde adalet, liyakat ve iştişareyi (bu, dostlar alış-verişte görsünü değil; hutbe irad eden Halife’ye kılıcını gösteren Sahabinin (ra) dik duruşunun olduğu bir müşavere anlayışı) esas alan bir yönetim sistemi olmaz ise her şeyin havanda su dövmekten başka bir işe yaramayacağı da unutulmamalıdır.

 

***

Önemli Hatırlatma: Bir haber de bizden.Yeni Fikir Dergisi’nin de destekçi kuruluşuYeni Fikir SAM (Yeni Fikir Stratejik Araştırmaları Merkezi)’ın İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı tarafında desteklenmeye layık görülen “Göçmen Sorununa Genç Bakış” isimli projesi var. Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) ve Türkiye Kızılay Derneği Aydın Şubesi de proje ortakları. Proje, ADÜ’lü öğrencilerin göçmen sorununa bakışını ele alıyor. Kısa film-hikaye-makale yarışması düzenliyor Yeni Fikir SAM. Hem ödüllü hem de ilk üçe giren eserler 10 dile tercüme edilecek. Kariyer planlaması  olanlar için  güzel bir fırsat. Ayrıntılı bilgiwww.yenifikirsam.com resmi internet sitesinde. 

27/01/2017

27.01.2017
Bu yazı 693 defa okundu.

Diğer Yazıları