YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

En tehlikeli Türk; Müslüman-Türk’tür (1)

 

 

Batı’ya göre en  tehlikeli Türk; Müslüman-Türk’tür. Bunun mefhumu muhalifi de caridir: Yani Müslümanlığından uzaklaşmış Türk, Batı için en kıymetli Türk demektir.Zira, kendi kimliğinden taviz vermiş bir Türk;“olmazsa olmazı” en değerli varlığından feragat etmiş bir millet;Batı  indinde ne  mânâ ifade eder ki?(Kölelikten başka!) Bir milleti millet yapan;onun en mümeyyiz vasfı olan inancını  bırakarak; “Batı’nın pozitivist, kapitalist Makyavel ahlâkına hizmete âmade“ namzed olduğunu ispat edercesine, her şeyini teslim etmiş bir millet;Garb âleminin ekmeğine yağ sürmekten başka  ne işe  yarar ki?

  Bu sebeplerden dolayıdır ki, Batı var gücüyle Müslüman-Türk’ü nasıl “kendi“nden yapabilirizi  iki buçuk asırdır tartışmış;bununla alâkalı her türlü inançsızlaştırma faaliyetini yürütmüştür. El’an bu niyetini ve fikrini hayata geçirmeye çalışmaktadır. Bunda da mesafe katetmişlerdir.Çünkü, Batı’nın Müslüman-Türk milletinden alınacak kuyruk acısının intikam hisleri, katmerlenerek devam etmektedir.

    Tarih bize şunu ispatlamıştır ki, Batı’nın gözünde İslâmiyetle mücadele; ancak, Türklerle olur fikri; cariliğini korumuştur. Meselâ, Karlheinz Deschner şöyle der: “Haçlı seferleri İslâmiyet’e karşı değil, adları anılarak Türkler’e karşı açılmış bir  savaştır.“( Nak. Diker,2003:20) Bu ve bunun gibi sözler batılı en yetkili ağızlarından defalarca söylenmiştir.Ama gelin görün ki, bizdeki dozajı aşmış temayül ve garblıların hayat tarzlarını iktibas, kendimizi onlara beğendirme yarışı zamanımızda artarak devam etmektedir.Biz onlara karşı ne kadar iyi hisler beslersek besleyelim; onlara yaklaştığımızı ispat etmeye çalışırsak çalışalım; Batı medeniyeti diye arz edilen; ancak tarihi vahşiliklerle dolu Garb, bizi hep “kuyruk“ acısıyla  hatırlayacaktır. Şuur altlarında bize karşı kinlerini devam ettireceklerdir. Bundan dolayı  bize ait olmayan bir çok vasfı bizimmiş gibi bütün dünyaya kabul ettirmeye çalışacaklardır.

   Bun noktadan hareketle Batılı tarihçilerin Müslüman-Türklere bakışını şu şekilde arz edebiliriz:

  M.Kühbach“Türk korkusu tarihte halkı denetlemek ve disiplin altında tutmak isteyen yöneticilerin  propaganda aracı olarak kullanıla gelmiştir.“( Nak. Diker,2003:21) Katolik Hıristiyanlığının mimarlarından sayılan Roterdamlı Erasmus’a göre,“Tanrı, günahkâr Hıristiyanları cezalandırmak üzere Türkleri göndermiştir.Ama, manevî arınmayı gerçekleştirmeden Türk ırkı  yok edilemez. Yine, Protestanlığın kurucusu Martin Luther’in “Türke Karşı Dua” ve “Türklere Karşı Savaşımız” risalelerinde yer alan ifadelerinde; Müslüman Türkleri “şeytanın ajanı” şeytanı da “Türklerin  başkomutanı”  ilân eder.

10.05.2016
Bu yazı 893 defa okundu.

Diğer Yazıları