YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

ENDERUN ÂDÂB-I MUÂŞERET KÂİDELERİ -1-

Enderun Mektebi, Sultan İkinci Murad Han tarafından idare ve askeriyede istihdam olunacak mümtaz bir kadronun yetiştirilmesi için kurulan saray mektebidir. Enderun'daki âdâb-ı muâşeret kaidelerinin bazıları:

Padişahın huzurunda laubali ve edebe aykırı bir şekilde durulmamalıdır.

Soğan, sarımsak, pastırma gibi ağır kokulu yiyeceklere çok fazla rağbet etmemeli; ihtiyarlardan evvel yemeğe başlamamalı, yemeği, etrafındakileri nefret ettirecek şekilde yememeli; gözü başkalarının yemeğinde olmamalı; elini sofraya silmemeli ve ekmek kırıntılarını dökmemelidir.

Elini ve ağzını layıkıyla temizlememek, kirli, kırışık, buruşuk, yırtık elbiseleri giyinmek; kadınlara mahsus renk ve şekilde elbiseler giymek âdâb-ı muâşerete uygun olmayan hallerdendir.

El ve ayak tırnaklarını -tenha bir mahalde- kesmeli; abdest, yemek ve ayak havluları her gün, mümkün olmazsa iki günde bir değiştirilmelidir. Topluluk içinde burun, kulak veya dişler temizlenmemelidir.

Bir memuriyete nâil olunursa, ihtiyaç sahiplerine elden gelen yardımı yapmakta kusur etmemeli; dünyanın fâni olduğunu unutup, gurur ve kibre kapılmamalı; iftira, yalan ve mübâlağalı söz söylememeli; arkadaş yahut hizmetçi -her kim olursa olsun- hiç kimseyi icap etmediği halde azarlayarak hakîr ve zelîl görmemeli, düşünmeden ağzına geleni söylememeli ve sert muamelede bulunmamalıdır.

Kötü sıfatlardan olan vefâsızlık, dikkatsizlik, hak bilmezlik, kabalık, insaniyetsizlik ve cimrilik ederek rızık genişliğine mâni olmamalı ve münafıklık ve hasetçilik gibi vefâyı ortadan kaldıran, iki cihanda da insanlığa zarar veren hareketleri yapmamalıdır.

Fakir arkadaşlarına karşı servet ve zenginliğiyle öğünmek gibi alçak düşürücü hareketlerde bulunmaktan, elde ettiği ilim ve sahip olduğu makam sebebiyle halk tarafından övüldüğü zaman “estağfirullah” diyecek yerde bu iltifatlarla böbürlenmekten, hakikaten ilim sahibi olanlar bile nefislerini ezip acziyetlerini itiraf ederken nefsin hoşuna gidecek şekilde hüner ve marifet sayılan her türlü güzelliğin kendinde bulunduğunu söyleyerek bunları hep kendine mal etmekten kaçınmalıdır. (Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi)

05.08.2017
Bu yazı 230 defa okundu.

Diğer Yazıları