YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

HALKA RAĞMEN , HALKÇILIK OLMAZ

 

 

Aslında en güzel  ifadeyi Ses gazetesinden Mehmet Turan yapmış:

"Artistlik, Cumhur’a düşmanlık değildir!"

 Millete sırtını çevirenler, Halkçılık yapmaya yeltenemezler...

Yeltenseler de karşılığı olmaz...

Ulu orta medyada erz-ı endam eden bir takım eşhas, kendinden menkul sözlerle Cumhur'a hakaret ediyorlar...

Muhalafet  etmekle ideolojik karşıtlığı ya da ideolojik kindarlığı birbirine karıştırıyorlar...

O zaman da ortaya ucube çıkıyor...

Biz, sözü Ses gazetesinden Mehmet Turan'a bırakalım(Ses gazetesi.18.04.2016)

***

Bir takım film artistleri muhalif duruş sergileyemediklerinden olsa gerek, işi tehditle halletmeye çabalıyorlar…

Kabadayılık yapıyorlar…

Kendilerini “hümanist” ilan eden bu zerzevat takımı aileleri tehdit etme hezeyanana kadar vardırdırlar işi…

Basitlik…

Çürümüşlük…

Debelenme emareleri…

Yani, söyleyecek sözleri olmadığından işi bel altından vurmaya getiriyorlar…

Halka rağmen halkçı olunamayacağını bir türlü anlayamadılar…

Yıllar yılı böyle olmadı mı?

***

Rahmetli Adnan Menderes’in yükselişini engellemeyediler…

Muhalefet nasıl yapılır, bilemediler…

Halkın ruhuna inemediler…

Milletin değerleriyle oynadılar…

En küçük millî bir harekete tahammül edemediler…

İşi hemen zorbalığıa döktüler..

Sonuç: 1960 İhtilali

Ve neticede Adnan Menderes’i darağacına gönderdiler…

Bu tayfanın yapabileceği yegane  muhalafet bu…

***

1980 İhtilali…

Sosyolojik/içtimai analize girmiyorum…

Akan kanın durdurulması meselesi, bîçare kalmanın halktaki yansımasından başka bir şey değil…

Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek gibi…

Sonuç belli…

***

28 Şubat darbesi..

Kim nederse desin bu da askeri bir darbedir…

Zorbalığın en son noktasıdır…

Beşli  Çete marifetiyle millete zulmettiler…

Değerleriyle oynadılar…

Bunun için bir takım “ Cemaatlar” vasıtasıyla işlerini yürüttüler..

Netice belli…

Biz de mağdurların en başında gelenlerdeniz

***

Yeni bir dönem…

Bizim de birçok karşı olduğumuz noktalar olsa da…

Muhalefet adı altında darbe çığırtkanlığı yapmak başka…

Eleştirmek başka…

Biz ikinci kısımdan meseleyi ele alıyoruz..

Cumhur’a rağmen Cumhiriyetçi olunamayacağına inanıyoruz…

Ancak hâlâ Cumhur’u içine sindiremeyenler bir takım artistler var…!

Sindiremedikleri gibi alenen tehdit edebilmektedirler…

***

İşte artist kılıklı birisinin gazeteye verdiği mülakattan bir bölüm:

"Bu yaşıma kadar ülkemde şunu gördüm ki hesabı sorulmayan çok az ve küçük şeyler var. Yapılan bütün hataların önünde sonunda bir şekilde hesabı soruluyor. Peki senden sonra çocukların var, bu hesap çocuklarına sorulduğu zaman düşünmüyor musun onların ne acılar çekeceğini. Elinde hiçbir kanıt, belge yok. Aldığı yanlış tüyolara göre yorum yapmak kadar yanlış bir şey olamaz.

Onun için Cumhurbaşkanı bugün var yarın hiçbirimiz olmayacağız. Sırayla gidelim yeter ki. Sonra geriye kalan Cumhurbaşkanı'nın yakınlarının çok acı çekeceğine eminim. Hesapları sorulacak."

***

Sizin muhalif duruşunuz bu mu?

Böyle mi yönetmeye talip olanlara destek veriyorsunuz?

Neden aynı karşı tavrı 28 Şubat’ta sergilemediniz?

İnim inim inleyen inançlı kesime neden bigane kaldınız?

***

Bizim düşüncemiz şudur:

Muhalefete evet…

Eleştiriye evet…

Ama, kindarlığa hayır…

Her kesim için…

Mekke Ruhu, her şeye kadirdir…

Bizden sonrasını düşünmek mecburiyetindeyiz..

Ancak, tehditvari bir ûslupla değil…

Muhalifliği yerli yaparsak…

Yerli ve milli olursak…

Yani, başka “dayanaklar” aramaz isek…

Çözüm kendiliğinden tesis edilecektir..

Başkaca çaremiz yoktur..

20.04.2016
Bu yazı 1082 defa okundu.

Diğer Yazıları