YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Haşmet ve adalet; özgüven ve halkçılıktır

-Kenar-ı Diclede bir kurt kapsa koyunu, Gelir de adl-i ilâhi Ömer’den sorar onu”- Hz. Ömer (ra)

***

Halkçılık, adalet  ile mümkündür.

Adalet, haşmetin sürdüğü bir devirde hayata geçirilebilmesidir.

Adaletli olmak; millete hizmeti Hakk’a hizmet telakkisidir.

Bu yönetim anlayışı, daima arzulanan bir sistem olmuştur.

Kendini mes'ul hissedebilmek, yönetileni ötelemeden adaleti hayat geçirmek; ideal olanıdır.

***

Hz. Ali anlatıyor:

Bir gün Ömer’i binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm;

“Yâ Emire’l müminin, nereye gidiyorsun?” diye sordum.

“Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya gidiyorum” diye  cevap verdi.

O zaman ben:

“İnan ki,senden bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin  yaptığını yapamaz!” dedim.

Bunun üzerine şöyle konuştu:

“Hz Muhammed aleyhisselâtü vesselâmı, hak Peygameber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer’den sorulur!”

 ***

“Biz sizi uyanık bilirdik”

Millet ile istikbal etmek; ancak, onun devletine güveni ile mümkündür.

***

Kanuni Sultan Süleyman devri, Osmanlı devletinin her yönden zirveye ulaştığı devirdir.

Askeri, idari, adli, siyasi, alanlarda dünyanın tartışmasız lideri idi.

Osmanlı edebiyatının en büyük ustaları bu devirde yetişti.

 Mimar Sinan gibi, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük mimarı da Kanuni devrinin eseridir. Sınırları içinde yaşayan müslüman-gayri müslim halk, devlete son derece güveniyordu.

Fakat her kemalin bir zevali olduğu için Osmanlı devleti bu dönemden sonra gerilemeğe başladı ve bu da devletin yıkılışına kadar 350 yıl sürdü.

 İşte bu parlak devrin sonlarına doğru, yaşlı bir kadının evine geceleyin hırsızlar girdi ve bütün eşyalarını götürdüler.

Kadıncağız da saraya giderek durumu padişaha anlatmak istedi.

Divan toplantısı bitince, dışarı çıkan padişahın huzuruna gelen kadın, başına gelenleri anlattı.

Kanuni, onu dinledikten sonra:

-Nasıl olup da bu kadar derin uyudun, hırsızların eve girdiklerini farkedemedin? deyince,

 Kadın, şu, çok  ibretli cevabı verdi:

-Padişahım, biz sizi uyanık biliyorduk da onun için bu kadar derin uyuduk.

***

Yeni dönemde Yeni Türkiye, adaleti merkeze alan bir medeniyet perspektifini ana gaye eden “kızıl elma” ile mümkündür.

Gerisi teferruattır..

***

Son söz: Haşmet ve adalet; özgüven ve halkçılıktır!

 

10.06.2015
Bu yazı 1149 defa okundu.

Diğer Yazıları