YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

İdarecilere Nizamın Anahtarını Veren Şahsiyet:Nizamülmülk

Nizamülmülk, Türk İslam devlet yapısını sistematik hale getirecek kurumlar ve idareler oluşturdu. İkta sistemini getirdi. Tarım topraklarını ikta bölgelerine ayırıp, gelirlerini askere tahsis ederek refah düzeyini yükseltti.

 

Tarih aynasına bakarken genelde siyasi izler takip edilir. Devlet başkanları ve sultanlara daha fazla rağbet gösterilir. Ancak bunların yanında öyle yardımcılar vardır ki aslında kendimizi gösterenler de onlardır. Kanuni Sultan Süleyman-Mimar Sinan, Fatih Sultan Mehmet-Akşemseddin Hazretleri, Yavuz Sultan Selim-Hasan Can…

 

Bunlardan biri de Büyük Selçuklu Devletinin teşkilatlanmasında büyük emek sahibi olan Nizamülmülk’tür. Kendisiyle beraber Çağrı Bey, Malazgirt Fatihi Sultan Alparslan ve Melikşah adını duyurmuştur. Adeta Selçuklunun merkez ve taşra teşkilatıyla ilmi hayatın tesisinde bel kemiği vazifesi görmüştür.

 

Nizamın Doğuşu

Asıl adı Hasan’dır. Horasan’a bağlı Tus şehrinde (Şimdi İran Razavi) 408 (Miladi 1018 yılında) açar dünyaya gözlerini. İlme meraklı bir baba ve saliha bir annenin kollarında büyür. Kardeşiyle beraber tedrisata başlamasına rağmen akranlarına da fark atar. Kuran-ı Kerim’i kısa sürede ezberler. Arabî ilimlere de yatkınlığı vardır. Kendini geleceğe iyi hazırlar. Babasıyla beraber Gaznelilerin Horasan valisi Ebul Fazl’ın yanında görev alırken Selçukluların Horasanı fethinden sonra Çağrı Bey’in yanına geçer.

 

Çağrı Bey, Alparslanın yetişmesi için onu atabey olarak görevlendirir. Alparslan’ı bir aslan gibi yetiştirir. Malazgirtte zaferle tanıştırır. Alparslan’ın veziri olur. Halife tarafından kendisine Nizamülmülk (saltanatın düzeni) ve Kıyamü’d-devle (devletin direği) lakabı verilir. Bu ismi layıkıyla taşımaya başlar.

 

Türk İslam devlet yapısını sistematik hale getirecek kurumlar ve idareler oluşturdu. İkta sistemini getirdi. Tarım topraklarını ikta bölgelerine ayırıp, gelirlerini askere tahsis ederek refah düzeyini yükseltti. Birçok savaşta önemli rol oynayıp Büyük Selçuklu ordusunu devrin değil Ortaçağ’ın en güçlü ordusu haline getirdi. Devletin merkez ve saray teşkilatını tesis etti. İslam geleneklerine uygun biçimde mahkemeler kurdu.

 

Liyakat Ehli Devlet Adamı

 

Nizamülmülk bir ramazan akşamı iftarını halk ile yaptıktan sonra teravih için yola çıkar. Kendisine doğru gelen genci görünce bir müşkili, bir sorusu vardır diye durur, yaklaşmasını bekler. Belki yardıma muhtaç bir gençtir. Ancak bu genç Haşhaşiler olarak bilinen Hasan Sabbah’ın fedailerindendir ve hançeri büyük devlet adamının bağrına saplayıverir. Nizamülmülk etrafındakilerle helalleşir ve gözlerini oracıkta yumar. Hasan Sabbah ve fedaileri küflü fikir ve hançerleriyle böyle bir devlet adamını 1092 yılında katlederek tarihe kara bir leke bırakırken, Nizamülmülk ardında makamına layık, örnek alınacak eğitim modelleri ve devlet adamı profili bırakır. Tarihe altın harflerle yazılır ve kıymetini asırlardır korur.

 

Nizamın Anahtarları, Nizamiye Medreseleri

Kuru bir savaş adamı değildir. Toplumu devlet eğitimle bilinçlendirmeli, gönüller fethedilmeli, İslam’a karşı cereyan eden akımlar bu yolla da kesilmelidir. Hasan Sabbah gibi bozuk itikatli ehlisünnet karşıtı fikirler çürütülmelidir.

 

Bağdat merkezli Nizamiye medreselerini açar. Medrese sistemini devlet tarafından güçlü bir şekilde ve düzenli olarak destekler ve takibatını da kendisi yapar. Sırasıyla Belh, Nişabur, Herat, İsfahan, Basra, Musul, Merv gibi köklü beldelerde köklü ilim yuvaları yapar. Bu medreseler hem dine hem devlete görevli yetiştirir. Medresede hoca ve öğrencilere mahsus odalar vardı. Dershane, mescit, kütüphane, yatakhane, yemekhane ve hamam gibi bölümlerden müteşekkil bir külliye idi. Medreselerin yanına ihtiyacı karşılamak için vakıflar kurdurur. Bu vakıflarda faaliyet gösteren dükkân vesaire binalarının gelirlerini öğrencilere tahsis ettirir. Bu medreselerde zamanın âlimleri ders vermek için yarışırlar. İmamı Gazali de burada ders vermiştir. Medreselerde dini ve dünyevi ilimler okutulurdu. Eğitim süresi dört yıldı.

08.01.2016
Bu yazı 1297 defa okundu.

Diğer Yazıları