YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

II. ABDULHAMİD HAN VE SİYONİZM(2)

Osmanlı Devleti’ni içten ve dıştan yıkma faaliyetleri hız kazanmışken, diğer taraftan bu sıkıntılı dönemde “Yahudi Meselesi”ni gündeme getirip; Sultan Abdulhamid Han’ı sıkıştırmaya çalışan Theodor Herzl, aynı zamanda İttihat ve Terakki hareketi ile de fikir temasındadır. Hatıralarında bunu şöyle dile getirir:

“Bulgaristan İmar ve İskân bakanı ve bizim teşkilât üyelerinden Carl Herbst’in bildirdiğine göre Genç Türkler (Jön Türkler) gazetelerinde bizim projelerden bahsediyorlar ve böyle bir avantajdan faydalanmadığı için de hükümeti itham ediyorlar. 25 kasım 1899”(5)

Görülecektir ki, İttihat ve Terakki partisinin idareyi ele aldıklarında bu fırsatı! nasıl değerlendirdiklerini tarih yazacaktır.

Theodor Herzl, çok uzun bir diplomatik faaliyetler neticesinde Sultan İkinci Abdulhamid Han’a sunduğudu (İzzet Paşa vasıtasıyla) teklifine aldığı cevap karşısında şunları söyler:

“Efendimiz, Dün Ekselans İzzet bey vasıtası ile göndermek lütfunda bulunduğunuz  hususlara tam bir hulus ve samimiyetle cevabımı arz ediyorum.

İzzet beyin getirdiklerini iki mantıkî kısma ayırmak kabildir:

 1-Endüstriyel kısım, 2- Siyasi-Mali kısım.

1-Zat-ı Şahaneleri İmparatorluk hudutları içerisinde mevcut ve bundan sonra bulunacak bütün madenleri kuracağım bir şirketle işletmemi temin etmekle bendelerini görevlendirmektedir. Bunu prensip olarak kabul ediyorum....

2- Zat-ı Şahaneleri bütün dünyadaki yahudilerden hicret edecek olanları şefkat-i pederane ile İmparatorluk hudutları içerisine Osmanlı tabiiyetini kabul etmeleri ve önceden kararlaştırılmış  bir yere toplu olarak yerleşmmemeleri şartı ile kabul buyuracağınızı ifade eyliyorsunuz. Bunun karşılığında da devlet borçlarını konsolide edecek bir sendika teşekkülünü arz buyurmaktasınız.

  Bu haliyle teklifin realizesi güç görünmektedir. Bunun tahakkuku için işin âleniyete dökülmesi gerekmektedir, bunun son derce kötü tesirleri olacaktır....  Naçiz kanaatime göre devlet borçları ileYahudi kolonizasyonu arasında bir bağ kurmak lazımdır, bu bağ sayesinde ortaya büyük Osmanlı –Yahudi Şirketi çıkacak ve her türlü güçlük halledilecektir. 16 Şubat 1902” (6)

 Tabiatıyla istetiğini alamayan ve artık def’aten görüşme talepleri doğrultusunda tavassut edenlerle dilinin altındaki baklayı çıkaracaktır. Theodor Herzl’in gerçek niyetini bilen Sultan Abdulhamid Han, ona tarihi cevabını verir. Bunu da Herzl günlüğüne şöyle yazar:

“  Eğer Mr. Herzl, senin benim arkadaşın olduğun gibi arkadaşın ise, bu meselede ikinci bir adım atmasın. Ben bir karış dahi olsa toprak satamam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim bu imparatorluğu kanlarını dökerek kazanmışlar ve yine kanlarıyla  mahsuldar kılmışlardır. O bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz. Benim Suriye ve Filistin  alaylarımın efradı birer birer Plevne’de şehit düşmüşlerdir, bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanında kalmışlardır. Türk İmparatorluğu bana ait değildir, Türk Milletinindir, ben onun hiçbir parçasını veremem. Bırakalım yahudiler milyarlarını saklasınlar. Benim imparatorluğum parçalandığı zaman, onlar Filistin’i hiç karşılıksız ele geçirebilirler. Fakat yalnız bizim cesetlerimiz  taksim edilebilir. Ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına müsade edemem!”(7) ( Abdulhamid Han arkadaşım dediği kişi Michael de Newlinsky, aristokrat bir Polonyalıdır. Petersburg Üniversitesinde okumuş, Moskova’da çeşitli dergilerde yazı hayatına atılmışıtr. Sonra Macar ve Avusturya tabiyetine geçmiş, Hariciyeye intisap ederek İstanbul’da Avusturya- Macaristan sefaretinde vazife almıştır. Bu esnada da Abdulhamid Han ile şahsi dostluk kurmuştur. Herzl de bunu Padişahla temasta  kullanmıştır.)

Bu cevaba Herzl, “doğru ve büyük” sözler olarak nitelemektedir.

Artık ipler kopmuştur. Herzl’in ömrü yetmese de İkinci Abdulhamid Han’ın tahtan indirilmesinde fikirlerinin çok bürük tesiri olmuştur.

5-Kutluay,a.g.e.,s.,207/6-Kutluay, a.g.e.,s.,291/7-Kutluay, a.g.e.,s.,101/

29.12.2015
Bu yazı 1598 defa okundu.

Diğer Yazıları