YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

İnsanlara akılları seviyesinde konuşulmalı

Her insana, aklının idrâk edeceği seviyede konuşmak sünnettir.

Âlimin, bir hakîkati anlatıp da inkârcı ve inatçı birinin onu yalanlaması, hor görmesi veya yanlış anlaması en büyük kötülük ve fitnedir. Bundan dolayı âlimler insanlara, kolayca anlayabilecekleri şeyleri anlatmalıdır.

Kur’ân-ı Kerîm’deki muhkem ayetleri anlatmalı, müşkil ve müteşâbih olanları anlatmamalıdır.

Tecrübesiz ve duyduğuna aldanan câhillere, ruhsatlardan bahsetmemelidir. Zîrâ o “Allâhü Teâlâ Kerîm’dir, affeder.” diyerek sâlih ameller işlemez ve günahlardan kaçınmaz.

Câhili korkutup ümitsizliğe de düşürmemelidir.

Hz. Ali’nin naklettiği bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

“Hakîkî âlim Allâhü Teâlâ’nın rahmetinden ümit kestirmeyen, azâbından da emniyette hissettirmeyen kişidir.” buyurmuştur.

İlmi, ehlinden gizlememelidir. Onlardan gizlemek zulümdür. İlmi, ehil olmayanlara öğretmek de onu zâyi etmektir. İlmi ancak ilme ehil olan kimselere öğretmelidir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

 “İnciyi, köpeklerin ağzına atmayın.”

“Mücevherleri hınzırların boynuna takmayın.” Çünkü hikmet mücevherlerden daha kıymetlidir.

Resûlullah (s.a.v.) vaazlarında ashâbının sıkılmamasına dikkat ederdi. Dinleyicilerin sıkıldığını hissederse hemen sözü kesmelidir.

Allâhü Teâlâ’nın Kitabı’ndan, Resûlullah’ın sünnetinden ve icmâ-ı ümmetten açık bir delile dayanmadan fetvâ vermemelidir. (İslam Ahlâkı ve Âdâbı, Fazilet Neşriyat)

 

09.06.2016
Bu yazı 765 defa okundu.

Diğer Yazıları