YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

İslam Dünyasında Tıp Çalışmaları(1)

İslam medeniyetinin, en çok geliştirdiği üç ilim dalından birisi, kesin olarak ifade edebiliriz ki, Tıp ilmidir. Yedinci asırdan sonra tamamen araştırma ve ihtisas branşı halinde tıp, çok kısa zamanda büyük ilerlemeler kaydeder. Böylece bu ilim dalı, kendi arasında doktorluk, eczacılık ve hastalık çeşitlerine göre dallara ayrılırlar. Ve tamamen modern bir hüviyet kazanır. Son derece sıhhi klinikler ve hastaneler açılır. Tıp okulları ve hastaneler, ihtisas sahibi, ehliyetli profesörlerin himayesinde çalışır. Tıbbi sahadaki çalışmalar, tamamen pratiktir. Bilhassa hastaneler, birer laboratuvar ve okul mahiyetindedir.

 

Tıbbın, İslam medeniyetinde, müstesna bir gelişme göstermesi; İslam inancının, insan yaşayışı, temizliği ve sağlığına verdiği önemden kaynaklanır.

Eski Yunan medeniyetinden intikal eden tıbbî bilgiler ise; İslam tıp otoriteleri tarafından kritik edilmiş, denenmiş ve birçok prensiplerin yanlış olduğu ortaya konmuştur. Jacques Risler, "Civilisation Arabe" adlı eserinde:

 

"Müslümanlar, tababette en yüksek mevkii işgal edip, beş asırdan fazla, dünya tıp ilminin başında bulunmuşlardır. Hazret-i Muhammed'den intikal eden tıbbî hadisler, takriben üç yüzü bulmaktadır. 622'den, 661 tarihine kadar süren Hicret ve Hulefa-yı Raşidin devirlerindeki hekimler, daha o zamandan yaralara pansuman yapma sanatını, dağlamayı, kan almayı ve hacamat tatbikatını biliyorlardı."

 

İşte İslam tıp ilmi, başlangıçta böyle bir ivme ile başlamıştı.

24.07.2017
Bu yazı 181 defa okundu.

Diğer Yazıları