YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

İSTANBUL’UN FETHİNDE EVLİY’NIN YARDIMI

Şakâiku’n-Nu‘mâniyye kitabında şöyle geçer:

 

Sâdât-ı Nakşibendiyye’den Hâce Ubeydullâh Ahrâr Hazretleri Semerkand şehrinde bir Perşembe günü öğle namazını kılıp acele ile bir ata biner. Bazı mürîdleri dahi onunla birlikte yola çıkarlar. Şehirden ayrıldıktan sonra onlara durmalarını emreder ve tek başına (Vâdi-i Abbas denilen) sahraya varır, her tarafa at sürer. Bu hali gören mürîdlerinden biri Şeyh hazretleri döndüğünde hikmetini sorunca buyurur ki:

 

“Rum padişahı Mehmed Han o anda kâfirler ile muhârebede olup bizden istimdâd etmişti. Ona yardıma vardık. Allâh’ın inayetiyle mansûr ve muzaffer oldu” dedi.

 

Bu tarafta İslâm ordusunun kumandanı ve Osmanlı Devleti Sultanı, İkinci Mehmed Han diyor ki:

 

Perşembe günü öğle namazından sonra düşman askerinin kalabalıklığından askerimiz bozulmaya yüz tuttuklarında Hâce Ubeydullâh’dan (k.s.) istimdâd ettim; yardım istedim. Onu hemen o anda ak ata binip şöyle kıyâfetler içinde karşımda hazır buldum. Beni “Korkma” diye tesellî etti. Ben de “Kâfirler çoktur” dediğimde kaftanının yenini gösterip “İçine bak” buyurdu. Baktım, hadsiz hesapsız İslâm askeriyle dolu bir büyük sahra gördüm. Bana: “Bunlar sana yardıma gelmişlerdir. Fülan tepeye çıkıp üç kere hücûm borusu çaldırıp askere emret, kâfirler üzerine hücûm etsinler” buyurdu.

 

Hemen emirleri üzere hareket ettim. Hâce hazretleri de askerle birlikte hücûm ettiler. O anda kâfirler dağıldılar.

 

Hâce hazretlerine “Küffâr askeri çoktur” dediğimi işiten yanımdaki vezirler, hayretten telaşa düştüğümü sanmışlar. Zîrâ onlar Hâce hazretlerini görmezlerdi” dedi.

 

İstanbul’un fethinden sonra muzaffer orduya Okmeydanı’nda bir ziyâfet verildi. Burada bulunan Akşemseddîn hazretleri buyurdular ki:

 

“İnşâallâh günahlarımız bağışlanmıştır. Şimdi gazâ malını isrâf etmeyip hayrât ve hasenâta, insanların hayrına olan işlere sarf ediniz. Padişâhınıza da itâat ve muhabbet ediniz.”

01.06.2016
Bu yazı 955 defa okundu.

Diğer Yazıları