YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

KİMSENİN SESİ ÇIKMIYOR

Yenifikir SAM Başkanı Mesut MEZKİT:

Başkanı (Yenifikir SAM) Mesut MEZKİT, “Son olarak 28 Müslüman Uygur Türkünü hunharca katleden bu zihniyet, esas itibariyle Çin zulmüne boyun eğmeyen 40 cengaver Kürşad’dan intikam almayı hedeflemektedir”dedi.

 

İkibin yıldır yerinde çakılı kalan Çin’in dünya devleti olması hevesine kapılması azgınlığını artırdığını beyan eden Mesut MEZKİT sözlerini şöyle sürdürdü: “Hegemon güç olma sevdasına düşen Çin, 21.Yüzyılda Büyük Türkistan stratejisini hayata geçirmek için, Doğu Türkistan’da Çinlileştirme projesini acımasızca uygulamaktadır. Bu asimilasyon stratejisine göre Doğu Türkistan’da Uygur Türkleri % 15’in altına düştükleri zaman tehdit olmaktan çıkacaklardır.

 

Sultan II. Abdülhamîd Han devrinde 25 yıl kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olan Doğu Türkistan bölgesinde son derece zengin kömür, altın, uranyum, petrol ve doğalgaz yatakları bulunmaktadır. Bu yüzden bölge Çin için hayati önem taşımaktadır.

 

Uygur Türkleri, bir Çinli gibi yaşamayı, dilini ve dinini terk etmeyi hiçbir zaman kabûl etmedikleri için sürekli olarak ağır baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalmışlardır. Doğu Türkistan mazlumları, yıllar boyunca insan hakları mücadelelerini hep sürdürdüler ve dertlerini anlatabilmek için bütün dünyayı dolaştılar ama kutuplardaki ayılara gösterilen ilgi maalesef onlara gösterilmedi. Hep, görmezden, duymazdan gelindiler.

 

Doğu Türkistan'daki Çin işgali ve Çin komünist yönetiminin, Müslüman Türkler üzerinde uygulamış olduğu asimilasyon politikası, adeta zirve yapmış durumda.

 

Çin’in yıllarca Doğu Türkistan’da uyguladığı sömürü düzeni artık sabırları çatlatmış ve bardağı taşıran son damla ise 2014’ün Mübarek Ramazan ayında olmuştur. Ramazan ayında oruç yasaklanmış; bayramın birinci günü Yarkent’te Çin polisi Uygur Türklerinin bayram namazına katılımını engellemiştir. Buna karşı çıkan Uygur Türkleri ayaklanmışlardır. Bunun üzerine Maocu Komünist Çin güçleri, Kaşgar iline bağlı Yarkent ilçesinde 2 köyü yerle bir etmiştir. Burada yüzlerce kardeşimiz şehit edilmiştir. Bu katliama dünyadan tek bir ses, tek bir itiraz olmamıştır. Bu olayların sorumlusu olarak gösterilen 27 Doğu Türkistanlı kardeşimiz idam edilmiştir.

 

Kimseden yine ses yok!

 

Bu sessizlikten güç alan Çin yönetimi, gemi azıya almış, 1 Ocak 2015 itibariyle, Doğu Türkistan'ın tamamında, oradaki insanların ibadetlerini anayasal suç kapsamına sokmuştur. Seccade, takke, tespih, sakal, başörtüsü gibi İslami semboller de, terör unsuru olarak kabul edilmiştir. Bu, dünyada emsali görülmemiş bir zulümdür. Namaz, oruç, dini eğitimin tamamı, terör kapsamında ele alınıyor ve bugün maalesef Doğu Türkistan, adeta açık hava hapishanesine dönüştürülmüş durumdadır.

 

Ocak 2015 itibariyle alınan bu karar neticesinde 2015 Ramazan-ı şerif ayında uygulamaya konulmuş, kamu dairelerinde oruç yasaklandığı gibi kamuda çalışanların, öğrencilerin akrabalarına da aynı zulüm tatbik edilmiştir.

 

En tabii insan hakkı olan dini hayatın dokunulmazlığı Çin’de es geçilmekte, Müslüman Uygur Türkleri’nin dini vecibelerini yerine getirmesine izin verilmemekte; özellikle oruç tutmak, camilerde namaz kılmak yasaklanmaktadır. Ayrıca erkeklerin sakal bırakması ve kadınların başörtüsü takması büyük suç kapsamına alınmıştır ve bu bir insanlık suçudur. Çin zulmünün sınır tanımamasındaki uygulamaları kadınların hicaplarını ve tesettürlerini zorla açtırmasıyla zirve yapmıştır. Direnenler ya para cezasına çarptırılıyor ya da hapse atılıyorlar” dedi.

 

Çin’de şu an itibariyle can ve mal güvenliğinin olmadığını söyleyen Yenifikir SAM Başkanı Mezkit, “Son aldığımız haberlere göre gıda maddesi satan esnafa işyerinde 6 çeşit içki bulundurma zorunluluğu getirilmiştir. Bu da yetmezmiş gibi Çin Maocu hükümeti bira festivali düzenlemiş ve Türklerin festivale katılımını zorunlu tutmuştur. Bu zulümlerin neticesinde 22 Haziran 2015 tarihinde Doğu Türkista’nın Kaşgar vilayetinde hadiseler vuku bulmuş ve 18 Uygur Türkü şehit edilmiştir. Ancak bu rakamın 28 şehit olarak ifade edilmesi meselenin vehametini göstermesi açısından önemlidir” dedi.

 

Son olarak, hükümetin bir an önce kurularak acilen bu zulme bigane kalınmamasını belirten Yenifikir SAM Başkanı Mesut MEZKİT sözlerini şöyle sonlandırdı:

 

“Başta Aydın’ın akil insanları olmak üzere Türkiye, Doğu Türkistan’da yaşanan insanlık dışı zulme sessiz kalmamalıdır. İnsan hakları savunucuları, soykırıma maruz kalan dindaş ve soydaşlarımıza sahip çıkmalıdır. Özellikle başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere İslam İşbirliği Teşkilatı'nı ve gerçekleştirilen bu zulme hassasiyet gösterebilecek bütün ülkeleri, devam eden soykırımın bir an önce durması için Çin hükümetine karşı harekete geçmelidirler.

 

Maocu Çin şunu unutmamalıdır: Ne kadar zulüm edersen et; Kürşadları, Osman Baturları susturamayacaksın. Çin Zulmü, Uygur Türkleri’ne boyun eğdiremeyecektir. Birgün mutlaka Doğu Türkistan Türkü hürriyetine ve istiklaline kavuşacaktır. Bunu, biz de inşaallah göreceğiz. Eğer bugün biz burada isek, bu Doğu Türkistan sayesindedir. Dolayısıyla Türkiye, Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de olduğu gibi, Doğu Türkistan’da da mazlumların hakkını savunmaya devam etmelidir. Ettiği müddetçe, dünyadaki saygınlığı ve gücü daha da artacaktır. Şimdi Türkiye’nin gücünü gösterme vaktidir.”

AYDIN’IN İHRACAAT RAKAMI DÜŞTÜ “”

01.07.2015
Bu yazı 1013 defa okundu.

Diğer Yazıları