YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

KONSTANTINİYYE’ NASIL “İSLAMBOL” OLDU?(1)

Ara caddelerden, gökdelenlerden değil, Çamlıca Tepesinden hiç değil; kendimi 1000 metre yükseklikten bir kartal bakışı ile izliyorum ve halimi size arz ediyorum.

Köstebekler gibi yer altları delik deşik edildi, metrolar yapıldı. Köprüler kuruldu. Ulaşım ağı ile dört bir taraf kuşatıldı. Çok katlı binalar göğsüme bir hançer gibi çakıldı. Kenar mahalle evleri, şehri saldırılara karşı muhafaza için kale gibi birbirine bitişik yapıldı. Ne akl-ı selim, ne zevk-i selim, ne kalb-i selim bir manzara var karşımda. İstanbul olduğumu anlamışsınızdır. Hâl-i pür-melalimin özeti bundan ibaret.

 

İşin bir de medya ayağı var. Hakkımda ileri geri konuşuldu. Medyada, tv’de, hususi ile haberlerde trafik derdinden girilip, yaşanılmaz bir hale geldiğim zihinlere şırıngalanıp, hep kötü tarafım öne çıkarıldı. Bu kadar talan edilsem de ‘yaşanılmaz, kötü bir şehirim’ demeye dilim varmıyor. Hem bütün bunlar, sizin eseriniz, boşuna beni kötülemeyin. Neden kötülemeyin dediğimi biraz sabrederseniz anlatacağım ve bana hak vereceksiniz.

 

Münhasır bir şekilde kendimi arz edeyim: Fatih Sultan Mehmed Han, 29 Mayıs 1453 tarihinde fethetti, İslam ile müşerref oldum. Sonra yaptığı ilk iş, beni İslam şehri haline getirmek oldu. İmar çalışmaları bu minvalde devam edegeldi. Sultan Üçüncü Mustafa Han, 28 Kasım 1760’ta ismim hususunda emir buyurdular. “Paralarla, emirnameler ve beratlarda kullanılan ifadelerin birbirine muvafık olması güzel bir iş olduğu için, artık ‘Konstantıniyye’ ismi yerine ‘İslambol’ isminin kullanılmasına dair sultanımızın bir fermanı sadır olmuştu. Binaenaleyh, bundan sonra Divan-ı Hümayun kaleminden yazılacak emirname ve beratlarda ‘Konstantıniyye’ yerine ‘islambol’ lafzının kullanılması padişahımızın emridir.”

 

Sağa sola bakmayın size anlatıyorum, Osmanlı’nın manevi mirasçıları. Beni en iyi siz anlarsınız. Şimdi bana kulak verin. Orhan Veli’nin “istanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.” mısralarıyla dinlemeyin. Yok, yok gözleriniz kapalı; fakat kalp gözünüz açık olsun. Şu yaşadığım acayiplikleri ve garabetleri unutmayınız, lütfen. Başka hiçbir şehir böyle zulüm görmedi tarihte. Moğolların Bağdat’ı istila ettiğinde kitap, kütüphane ve medeniyet düşmanlığını saymazsak (İnsan ve hayat/ ÜMITYÜKSEL/ MAYIS 2014).

01.12.2015
Bu yazı 2021 defa okundu.

Diğer Yazıları