YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

KUKLA KADİROV'A İNAT: KAFKAS KARTALI ŞEYH ŞAMİL

Rus uşağı, adı üstünde Kadirov'a inat hür bir Çeçenistan, Şeyh Şamil ruhuyla mümkündür. 

                                                     ***

  19.yüzyılın hemen başında Gürcistan’ın  son kralı 12. George Bagradit,Çar I.Pavli lehine tâcından ve tahtından  feragat  etmişti. 1820’li yıllarda birkaç yerde  birden uğraşmak  zorunda kalan  Osmanlı’nın bu durumundan istifade eden Ruslar, Bakü ve Erivan’ı işgâl etmişlerdi.Ancak Ruslar, bütün çabalarına rağmen  Dağistan Müslümanları’na karşı müessir  olamamıştır.Ruslar, Çeçenler’i dize getirebilmek için  köyleri basmış;yaşlı,çocuk, kadın demeden , önlerine gelen herkesi katletmişti.Ruslar’ın  bu bölgede ezici  bir sayı üstünlüğüne  sahip olması, malzeme ve mühimmat bakımından oldukça zengin  bulunması Çeçenler’i  iki şıktan birini tercih etmeye mecbur etmişti:Ya savaşarak ölmek, ya da bekleyip yok olmak...

   Neticede şanlı bir milletin tarih sahnesinden  silinmesine gönlü razı olmayan Çeçenler, kanlarının  son damlasına kadar  savaşmaya karar vermişlerdi.

   Şeyh Şamil(rh.)1797 yılında Avar köyünde dünyaya gelmiş, genç yaştan itibaren Çeçenler’in  bütün menkıbelerini öğrenmiş, destanlarını ruhuna nakşetmiştir.Cesaret ve yiğitliği ile genç yaşta bütün Dağistan’a nâm salan İmam Şamil, aynı zamanda dini ilmî  mevzûlarda da söz sahibidir. Arapça’yı, Arap edebiyatının ve İslam dinînin esaslarını kadim dostu Gâzi Molla (rh.)’dan öğrenmiştir.

   1930’lardan başlayan  zulümlere ilk kılıç, Gâzi Molla tarafından çekilmiştir. Molla,”Kuzeyden gelen sarı gavurlara karşı”cihad îlân ederek, Rusları vatanından kovmak için amansız bir mücadeleye  girmiştir.Gâzi Molla mücadeleye girişir de  şeyh Şamil destek vermez mi?Şeyh Şamil, arkadaşı-sırdaşı ve hocası Gazi Molla ile birlikte işe Ruslar’la işbirliği yapanlardan  başlamışlardır.Kalabalık  düşman kuvvetleri üzerine iki kahraman askerin  hücumu, düşmana epey zâyiât verdirmiş; ancak Molla da şehit  düşmüştür.Şamil ise,  ciğerlerini delen ve sırtından  çıkan süngüyü çekip çıkararak, karanlığın da yardımıyla hâdise mahillenden  uzaklaşmıştır.Hayatı boyunca vücudunda taşıyacağı en şerefli rütbelerden  birini daha alan İmam Şamil, birkaç  aylık istirahatten sonra, yeniden  mücadelesine dönmüştür.

                           “Her şeyden evvel îmandan ayrılmayın

   Şeyh Şamil, Çerkesler’i ayaklandırmak için  batı bölgelerine yürümüş, fakat netice alamamıştı.Bunun üzerine kendi ülkesine, Akhulgo köyüne gelmişti.Bir dağın tepesinde bulunan bu köye anasını, karısı Fatma’yı, Cemaleddin ve Gâzî Mehmed adında iki oğlunu yerleştirmiş, sonra ordusunu  ve idaresini kurmuştur.Bu şartlar altında başlayan harp, uzun fâsılalarla tam 25 yıl sürmüştür.

   Bu süre zarfında Çeçenler güçsüz  duruma düşmüş, silah ve mühimmatın olmayışı, onlarda, Ruslar’la barış yapılması kanaatini uyandırmıştır.Bir gün Şeyh Şamil’in annesi, aşiret reislerinin ricalarına uyarak Ruslar’la bir müterake yapılması yolunda oğlunu yoklamıştı. Annesinin teklifini dinleyen Şeyh Şamil, iki rekat namaz kılmış, sonra da kendisine böyle bir teklifte bulunan annesine 100 değnek vurulmasını emretmiştir.

   Kadıncağız 5’nci değnekte bayılmış, Şamil ağlayarak annesini kaldırmış, fakat yemini yerine gelmesi için geri kalan 95 değneği kendisi yemiştir... Sonra yerden güçlükle kalkarak etrafındakilere; “Haydi, köylerinize gidin ve gördüğünüz manzarayı kardeşlerinize analtın. Her şeyden evvel de îmandan ayrılmayın” demiştir.

   İmam Şamil, kaçak Polonyalılar’ın yardımıyla Akhulgo’yu bir kale haline getirmişti.29 Haziran 1839 Cumartesi günü, Rus generali Grabe hücuma geçmiş, çarpışma görülmemiş bir  şiddette olmuş; Ruslar çekilmek zorunda kalmışlardı.Fakat dört gün sonra müthiş bir topçu ateşine müteakip yine saldırmışlar, surlar yıkılmış, ve yüzlerce muharip duvarların altında kalmıştı!.. Akhulgo’da yiyecek ve su  kalmamış, cesetler de kokmaya başlamıştı!.. Zira şehitleri gömecek toprak yoktu.Kalenin üzerinde akbabalar dolaşmaya  başlamıştı.

   1858 yılında Ruslar bütün Çeçen ülkesine ve Doğu Dağistan’a hakim olmuşlar, 1859’da Vedin  düşmüş, Şeyh Şamil, Gunib’e çekilmiş;artık ümit kalmamıştı.Birtakım görüşmelerden sonra İmam Şamil, yanında elli naibi olduğu halde, kılıcını Bariatinski’ye teslim etmiştir.

   İmam Şamil teslim olmak mecburiyetinde aklınca,Çar II.Aleksandr kendisine son derece iyi davranmış ve “Dağistan Arslan”ının emrine Moskova’nın  güneyinde bulunan Kaluga’da mükellef bir köşk verilmiştir.

   Nihayet hacca gitmeğe niyetlenir ve 1869 ylında, 10 yıllık Rus esaretinden sonra İstanbul’a gelir. Halk kendisine büyük sevgi tezahüratlarında  bulunur ve  gerçek bir kahramana yakışır bir şekilde karşılanır.

   İstanbul’dan da , hac farizasını eda etmek  için, Mekke-i Mükerreme’ye geçer.O yıl Hacc-ı Ekber’e tesadüf eder. Orada bulunduğu esnada, 100 bin hacı Şeyh Şamil’i görebilmek için  onun bulunduğu  yere doğru hücum eder. Bunun üzerine bütün hacıların görebilmesi için  Kabe-i Muazzama’nın damına çıkarılır.

   Kafkas Kartal’ı, yiğit asker, âlim ve fadıl  insan  Şeyh Şamil, 4 Şubat 1871 Cumartesi  günü Medine-i Münevvere’de Hakk’ın  rahmetine kavuşmuş,  cenazesine binlerce müslüman iştirak etmiştir.

        “Büyk adam, büyük adam”

   Çar II. Aleksandr, Şeyh Şamil’in şerefine verdiği bir ziyafette,

  -Sizi soframızın misafiri görmekle  büyük şeref duymaktayım, demiş. Bunun üzerine İmam Şamil (rh):

   -Ah efendim, asıl  ben sizi soframda müsafir etseydim büyük şeref duyardım, cevabını vermiştir.

   Bunun üzerine Çar kendi kendine , “Büyük adam, büyük adam!” diye söylenerek  hayranlığını belirtmiştir.
                          *** 
Ümit ederiz de Rus uşağoı Kadirov, ecdadından ilham alarak istiklal mücadelei verir...

Ümitsiz vakaı; ama, rtüya da suç değil ya..!

20.02.2016
Bu yazı 1301 defa okundu.

Diğer Yazıları