YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Kurt’un Adaleti

Ormanların kralı aslan, bir gün yakaladığı avı Kurt’un önüne bırakarak en adil bir şekilde hayvan ailesinin üylerine yaylaştırmasını ister.

 Kurt, bütün hayvanlara eşit dağıtım yaptıktan sonra  tekmil verir.

  Bu dağıtım Aslan’ı sinirlendirir.

Bu öfkeyle Kurt’u bir pençede yere serer. Etrafa göz atarak, daha adil bir dağıtım yapacak olup olmadığını sorar.

Tilki,hemen görevi kabul eder.

Aslan’ın hoşuna gidecek bir paylaştırma yapar.

 En lezzetli parçaları Aslan’a verir.

 Ondan artanlarını kendisine ve geri kalan kemik vesaireleri de diğer hayvanların nafakası olarak takdim eder.

 Dağıtım tekmilini Aslan’a bildirdikten sonra Aslan:

-Sen bu kadar güzel adaleti kimden öğrendin?, der…

 Tilki:

-Şurada yatan Kurt’tan, diye cevap verir

***

İdareye talip olanlar, kendilerinin kuru…

Halkının sulu ….

Kendilerinin yamalı…

Milletin yeni…

Kendileri çorba…

İdare edilenlerin etli…

Kısaca, diyargamlıktan öte, “isar” telakkisi hakikate dönüşürse, o zaman “sosyal adaletten” bahsedebiliriz…

Böylesi  adalet; âdildir.

***

Ama, benim adamım…

Benim akrabam…

Benim dayım…

Benim grubum…

Benim eşrafım…

Benim hemşehrim…

Benim yandaşım…

Benim liderim...

Benim… benim… benim…

Yani, ene… ene… ene…

Hep bana… hep bana düşüncesi “güç adaletidir”…

Bu, güçlünün adaletidir…

Bu, dalkavukluğun adaletidir…

Bu, liyakatsızlığın adaletidir…

Bu, ihtirasın adaletidir…

Bu, emaneti ehline veril(e)meyişin adaletidir…

Bu, enaniyettir…

Sonu, hüsrandır….

27.05.2016
Bu yazı 795 defa okundu.

Diğer Yazıları