YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Lidere Biat;Medeniyet Tasavvurumuzdur!

 Evvela Doğu milletlerinin; özelde de Müslüman-Türk Milleti’nin neden itaat düsturunu esas aldığına dair bir tahlil:

***

“ (…) Batı mitlerinde sürekli olarak tiranlara, otoriteye bir başkaldırı metaforlaştırılırken, Doğu mitlerinde daha ziyade insanın özgelişimi ve kendi dışındaki varlıklara uyumu sorunu ele alınır. Batı mitlerinde sürekli  örselenen ,aşağılanan ,tahkir edilen insanın kendini ispat çabası  varlığı değerli bir var olan olduğuiddiası çabası görülür.Varlığı isyana, ve başkaldırılarıyla bağlıdır.Doğu mitlerinde ise daha çok kendiyle barışık insanın , bu barışıklığı derinleştirilmesi anlatılırken  anlatılarda  varlıkla barışık hale gelmek  ve var ediciye karşı derin bir şükranhissi duymak ağır basmaktadır.” (Tökel; 2016, 44)

Doğu milletlerinin biat ve itaat kültüründe inandığı Yüce Varlık’a  vuslat vardır.

Bizim Yüce Yaradan’a karşo olan mesuliyetimiz O’na tam teslimniyet ile mümkündür.

Bu teslimiyet O’nun silsile yolu ile O’na götüren yolda VASITA olanlara biat da asıldır…

Bu, mevzuumuzn temelini teşkil etmektedir.

***

Bizim, Muhafazakar Değişim’de asıl olan dinî ananemizde  üç kişinden ikisi mutlaka “bir”e tabi olmalı..

Bizim kültürümüz, bunu emrediyor..

Anarşistlerin dediği gibi otoritesiz/lidersiz devlet olmaz..

Ütopyacı anarşistlerin arzuları, adı üzerinde: ütopya...

Bizde, karşılığı yok..

Bizim medeniyet tasavvurumuzun temeli, ehliyetli lidere biattır..

Biat, tenkide mani olmadığı gibi, yeri de garanti değildir.

Bizim muhafazakâr kültürümüz, birliği ve dirliği esas alır..

Yukarıdan bakan lider anlayışı, değerlerimiz gereği red edilmiştir.

Milletiyle hemhal olmayan bir lider, kendine çalışan liderdir.

Dünyalığı temel alan lider, millete hizmeti değil; kendi menfaatine hizmeti esas alır..

“Güneşi sağıma, ayı soluma koysanız, yine bu işten vazgeçmem” buyurarak liderlere rehber olan sevgili Peygamberimiz (sav)’in mefkuresine sahip bir lider olabiliyor musunuz?

Hizmeti millet için, devlet için,  hak ve hakikat için yapabiliyor musunuz?

Bunlarda “yok” olabiliyor musunuz? Ya da olabilecek misiniz?

Dağdaki ümmetin derdiyle dertlenebiliyor musunuz?

“Hizmet muvaffak olsun da varsın bizim yerimiz camiinin pabuçluğu olsun” düsturunu millete mal etmiş Hakikat İnsanı’nın yolunu örselemeden  Kızılemanız’a ekleyebiliyor musunuz?

Kültürel erozyona maruz kalmadan irfani dirinliği hayata geçirebilecek birikiminiz var mı?

Dicle kenarında bir kuzuyu kurt yese; mesuliyet alabilecek misiniz?

Kurulu düzene isyan ede(bile)cek misiniz?

Kaç kişi millî menfaat için  arkadaşı lehine beklentisiz çekilecek?

Sosyal adaleti tesis edecek projeleriniz var mı?

Değişimi hayata geçirecek cesaretiniz var mı?

Değişimi ne denli kendinizde gerçekleştirdiniz?

Değişimi, soysuzlaştırıcı, inkârcı bir tavır ve davranıştan tefrik edecek muhafazakâr derinliğiniz var mı?

İkbal ve sefahat için terki mekân ederek mi hakiki ihtilali hayata geçireceksiniz?

Tepeden inme emirlerle emireri gibi projenin parçası gibi mi vazife göreceksiniz?

Muhafazakârlıktan batıdan ithal bir korumacalığı mı yoksa Türk tipi seküler bir muhafazakârlığı mı anlıyorsunuz?

Veyahut da İslam Medeniyeti’nin müteharrik (aksiyon) bir unsuru olan Muhafazakâr Değişimi gerçeklekleştirerek bütün cihana numune mi olacaksınız?

Kültürü, Kültür Emperyalizmin yol açtığı çığırdan mı millete ram olacaksınız yoksa  irfanî buudu (boyut) ana eksen olan harstan mı?

  Mahalliyattan cihanşümula bütün tavır ve davranışlarıyla sahici ve sahih kaynaktan beslenen bir ideali mi hayata geçireceksiniz?

Zorba bir hal karşından dik duruş mu sergileyeceksiniz yoksa topuklarınız üzerinde

-birtakım topluluk adına hareket edenlerin yaptıklarıı gibi- tam bir “u” dönüşüyle inandığınız değerlere sırt mı çevireceksiniz?

 Bu da yetmezmiş gibi kerameti kendinden menkul ithal “protestan” islâmı, İslammış gibi insanlara yutturacak mısınız?

İçi boş nutuklarla milleti arkanızdan mı sürükleyeceksiniz yoksa gerçek bir İslam Medeniyeti’nin yeniden doğuşuna değil; onu hayata geçirecek birikimi temsil edecek bir ufka sahip neslin yetişmesine mi katkı sağlayacaksınız?

Her daim dik duran, millete hizmetin muvaffakiyeti için  en araka sıralarda olmayı ana gaye  edinen irfânî kültürü gösterebiliyor musunuz?

 Aldığınız modern zehiri sahih gelenekle temizleme kudretine sahip hissedebiliyor musunuz kendinizi?

Millete, sahih değerlerini batı kültürünün imbiğinden süzülerek şırınga edilen kelimelerle mi hitap edeceksiniz?

Siz, Batı’nın kendinde bulamayıp İslam Medeniyeti’nde mevcut hayata yeniden bakış, öteleri gerçek yapan “Hakiki Hayatı” vaad edip hakikate dönüştüren sistemden sizleri uzaklaştırmasına izin mi veriyorsunuz?

     Sezai Karakoç’un ifade ettiği gibi “(…) özü ve yapısıyla İslamın daima insanın ve geleceğin  yanında ve içinde  bulunacak mucizevi bir yanının bulunması”(Karakoç, 2012, 31). 

 İslam’ı daima alternatif bir sistem olarak mevcudiyeti sizi ne kadar alakadar etmektedir?

Sizler neyin mücadelesini verdiğinize ne kadar müdriksiniz?

Sol bir cenahtan iseniz sosyal adalete  hangi ölçüde vâkıfsınız?

Ne kadar ulusalcısınız?

Milliyetçi ve Muhafazakâr Demokrat iseniz bunların ne anlama geldiğini biliyor musunuz?

Milliyetçiliği, ötelemek için savunuyorsunuz?

Yoksa yeniden uyanışa vesile olmasını temin için, dirilişi hayata geçirmek için hareket felsefesine mi inanıyorsunuz?

Işık’ın Doğu’dan yükseleceğine inanıyorsanız Büyük Doğu idealine irtibatınız nedir?

Sadece laf kalabalıklarıyla yeni nesli yönlendirmeye mi çalışıyorsunuz ?

Batı’dan çalınan Muhafazakâr Demokratlığı neden kendinize rehber ediniyorsunuz diye bu görüşü savunanlara sorulduğunda iktidarda ne kadar muktedir oldunuz?

Muhafazakâr Değişim, İslâm Medeniyet tasavvuruna alternatif değil, bilakis İslam’ın diriliş telâkkisine omuz verme fikridir.

Son soru:

Değişimi dönüştürücü bir sistem mi yoksa özü koruyucu Muhafazakar Değişim mi olarak anlıyorsunuz?

Eğer Muhafazakâr Değişimi hayata geçirecek bir fikri yapıya sahipseniz, bu uğurda dışarıyla mücadele kendinizle mücahede ediyorsanız; yeni bir Medeniyet Tasavvuru’ndan bahsedebiliriz.

***

Bu takdirde 2023 Ufku’nda yeni bir Yeni Türkiye Vizyonu’ndan bahsedebiliriz.

O vakit, Başkanlık Sitemi’nin bizim değerlerimize uyumundan bahsedebiliriz.

Vesselâm…

Kaynakça

KARAKOÇ,Sezai (2012): Çağ ve İlham II, Diriliş Yay.,s.31, İstanbul-2012. 

TÖKEL, Dursun Ali (Ocak-2016): Türk Dili dergisi, TDK Yayınları, Sayı:769, Ankara.

 

18.10.2016
Bu yazı 772 defa okundu.

Diğer Yazıları