YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Medeniyet ve yazı

Bir medeniyetin inşasında en büyük âmil, insanlığın bilgi ve tecrübelerini yeni nesillere aktarılmasıdır. Bunun da ancak, yazı vasıtasıyla yapılması mümkündür. Medeniyetin inkişafında yazının ehemmiyeti çok büyüktür. Bu sebeple dinimiz ,kâtibe, kaleme, kağıt-defter ve kitaba büyük önem vermiştir. Güzel yazı yamanın, Allah’ın insanoğluna verdiği ayrı bir nimet olduğunu, dinimizin ana kaynaklarından öğreniyoruz.Zira yazmak,aklın bir mahsulüdür. Bununla alâkalı olarak Cenab-ı Hak Kurâ’n-ı Kerim’de meâlen:“Ve kelâm ve ehl-i kalemin satıra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için”(Sure-i Kelam,1)buyurularak,kaleme ve onun yazdıklarına kasem buyurmuştur.

  Hakikatlerin muhâfazası ve medeniyetlerin gerçek mânâda tekâmülü, yeni nesillerin satıra yazılanlardan haberdar olmalarıyla mümkündür. Dinimiz; bırakınız yazıyı, bilmenin bile suç sayıldığı bir asırda, yazmayı yüceltiyor. Okuma–yazma bilenleri şereflendiriyor. Onlara değer vererek, bilginin bütün insanlığa mal olması için yazılmasına rehberlik ediyordu.

 Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Bedir’de esir edilenlerden okuma yazma bilenleri, müslümanlardan on kişiye okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bıraktırmıştır. Peygamberimizin, 14 asır evvel savaş esirlerine verdiği haklara bakınız. (Zamanımızda ise daha yeni yeni Cenevre savaş esirleri hakları sözleşmelerine uyulması gibi laflar ediliyor.Tabi,savaşta esir edilenler, hayatta kalabilmişlerse... Çağımızın, en modern ve en hürriyetçi ülkesi kabul edilen ABD’nin Afgan esirlerine yaptıklarına bakılırsa; İslam’ın 1400 önce, nasıl bir menedeniyet inşa etiği, izahtan varestedir.)Yine, Resûlullah Efendimizin mübarek hayatlarında, daha evvel 40 olan vahiy kâtipleri daha sonraları 120’ye kadar çıkmış olmasını da zikredelim.

  Peygamber Efendimiz, bir gün Ashâbıyla sohbet ederlerken, yanında bulunanlardan Hz.Hilâl (r.a.)’a: “Divitin yanında mı” diye sormuşlar. Onun, hayır demesi üzerine: “Ya Hilâl, Diviti (kalemi) yanından ayırma, zira, kıyâmete kadar hayır divittedir.” buyurmuşlardır. Bunun mânâsı nedir? Geleceği tayin edecek medeniyetlerin ve tayin edici millet(ler)in hafızasını koruyabilmelerine işarettir. Muhâfaza nasıl olacaktır? Muhâfaza,yazı ile, satıra geçmiş hakiki tarih, kültür, sahih gelenek ile mümkündür.Milletlerin tarihleri, onların hafızasıdır.Tarih ve kültürüyle bağlarını koparan bir milletin, fertleri de ovada ne yapacağını şaşıran mahluka benzer.

 Bütün âleme, medeniyetin nasıl inşa edileceğini numune hayatları ile bize gösteren Resûlullah Efendimizin bir hadis-i şerifiyle bu mevzumuza nihayet verelim: “ Size hüsn-ü hattı (güzel yazıyı) tavsiye ederim, zira o, rızkın anahtarıdır. Evlatlarınıza yazıyı öğreterek ikramda bulunun.O en mühim işlerdendir.”(Rûhu’l Beyân 7/314)

05.08.2015
Bu yazı 1013 defa okundu.

Diğer Yazıları