YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

MİLLî VE YERLİ OLMAK; NE AN­LA­MA GELİYOR? (3)

 Ma­hal­lî Dü­şü­nüp; Ci­han­şü­mul (Glo­bal ) Ha­re­ket Etmek

Ta­rih­ten gelen mis­yo­nu­muz ge­re­ği, si­ya­si ola­rak da­hi­li(iç) ve ha­ri­ci (dış) si­ya­se­ti­miz­de akl-ı se­li­mi ön plân­da tutan bir an­la­yı­şın hakim ol­ma­sı la­zım­dır. Gü­nü­bir­lik, gelip ge­çi­ci, buz üze­rin­de­ki si­ya­si dav­ra­nış­lar bu mil­le­tin önünü tı­ka­yı­cı rol üst­le­ne­cek­tir. Halkı ga­le­ya­na ge­ti­ri­ci, iç po­li­tik çe­kiş­me­le­re sahne olan beyan ve fi­il­le­rin mil­le­tin men­fa­ati­ne ol­ma­sı akla zi­yan­dır. Mil­le­ti ya­nıl­tı­cı, laf ka­la­ba­lı­ğı ile ka­fa­la­rı ka­rış­tı­rıp;“ ka­mu­oyu mü­hen­dis­li­ği” ya­pa­rak ge­lecek inşa edi­le­mez. Ef­kâr-ı umu­mi­ye­yi (ka­mu­oyu) his­si­ya­ta bü­rün­dü­re­rek; gerek içte, ge­rek­se dış­ta­ki ge­liş­me­le­re bî­ga­ne kal­ma­sı­na zemin ha­zır­la­mak, is­tik­ba­li ipo­tek al­tı­na al­mak­tır. Bu te­lâk­kî ka­bi­le yö­ne­ti­min­de, aşi­ret sis­te­min­de ca­ri­dir. Sığ bir ge­lecek viz­yo­nun çi­zil­me­si­ne temel teş­kil edecek fik­rin mah­su­lü­dür.
Ma­hal­lî te­fek­kür demek; (bin yıl­lık; daha ev­ve­lin­de beş bin yıl­lık) mil­let olma vas­fı­nı ka­zan­dır­mış; “öz”den bütün bakir sa­ha­la­ra( kur­tu­luş bek­le­yen bütün maz­lum ve fakr-u za­ru­ret için­de­ki be­şe­ri­ye­te) yayma ga­ye­si­ni ana eksen sayan bir an­la­yı­şın har­cı­nı oluş­tu­ran ta­ri­hî tec­rü­be, kül­tür ve me­de­ni­yet , mer­ke­zin­de vahiy bu­lu­nan sahih ge­le­nek;bu bi­leş­ke­yi oluş­tu­ran ana kay­nak olan inan­cı­mı­zın bize ver­di­ği va­zi­fe­nin şu­urun­da bir di­ri­liş ve hayat suyu de­mek­tir. Bu hayat suyu ve di­ri­liş viz­yo­nu­nu ma­hal­lin­de ke­mâ­le ulaş­ma­sı­nı sağ­la­dık­tan sonra bütün in­san­lı­ğın (ne ka­da­rı­na ula­şı­la­bi­lir­se) hiz­me­ti­ne arz et­mek­tir. Ma­hal­lî te­fek­kü­rün ol­gun­lu­ğu, ci­han­şü­mul (glo­bal,kü­re­sel!) ha­re­ke­tin ba­şa­rı­sı­na de­lâ­let­tir. Bu ma­hal­lî ha­re­ket, fikrî, fiilî, si­ya­sî, ik­ti­sa­dî, kül­tür ve me­de­ni­ye­tin asrî (mo­dern) tec­rü­be­si­ni pay­laş­mak; ta­ri­hi de göz önün­de bu­lun­du­ra­rak ruh­lar­da­ki uya­nı­şa ve­si­le it­ti­haz edil­me­si esas­tır.
İki asır­dır ya­şa­dı­ğı­mız ma­hal­lî dü­şü­ne­me­me, mil­le­ti­mi­zi de­vam­lı ka­bu­ğu­na çe­kil­me­ye zor­la­mış­tır. Dar ka­lıp­lar­la dış aleme ba­kı­şı­mız, top­lum ola­rak her sa­ha­da geri adım at­ma­mı­za sebep teş­kil et­miş­tir. Mef­ku­re­siz bir yö­ne­tim sis­te­mi­miz hep “önü­mü­zü gö­re­mi­yo­ruz” katı bir an­la­yı­şı ser­gi­le­miş­tir. Bı­ra­kı­nız çev­re­ye fay­da­lı ol­ma­yı; mil­le­tin harcı olan bir­çok müş­te­rek “de­ğe­ri” bir ke­na­ra bı­ra­ka­rak, bun­la­rın ye­ri­ne ika­me­si müm­kün ol­ma­yan “ithal” şey­le­ri bün­ye­ye dahil edil­me­si, yeni me­se­le­le­ri be­ra­be­rin­de ge­tir­miş­tir. Ta­ri­hi tec­rü­be­nin ma­hi­ye­ti belli ol­ma­sı­na rağ­men, yeni ara­yış­lar­la har­cın ma­ya­sız kal­ma­sı ne­ti­ce­sin­de ku­ru­ma­la­rın oluş­ma­sı­na ; bunu ga­ni­met sayan göz­le­rin fır­sat bi­le­rek var­gü­cüy­le bu mil­le­tin te­pe­si­ne yük­len­me­si­ne zemin ha­zar­lan­mış­tır. El'an mev­cut me­se­le­le­rin çözüm nok­ta­sı­nı teş­kil eden ça­re­le­rin, ça­re­siz­lik ola­rak kabul edil­me­si; as­lın­da ça­re­siz­li­ği­mi­zin de baş ami­li­dir.
Çev­re­miz­de olup bi­ten­le­re bak­tı­ğı­mız­da,ma­hal­li te­fek­kü­rü­mü­zün nok­san­lı­ğı­nı gös­ter­mek­te­dir. Ak­ra­ba­lık bağ­la­rı ile bir­bi­ri­ne bağlı halk­la­rın har­cı­nı ka­ra­ma­dı­ğı­mız­dan, ça­re­siz­lik içe­ri­sin­de be­ya­nat­lar­la glo­bal ha­re­ket et­me­ye ça­lı­şı­yo­ruz. Biz­den ta­ri­hî mis­yo­nu­mu­zu ye­ri­ne ge­tir­me­mi­zi bek­le­yen maz­lum­la­rın (Irkı ve dini ne olur­sa olsun; fark etmez.) ya­nın­da ola­bil­mek için ev­ve­la on­la­rın di­lin­den ko­nuş­ma­mız icap edi­yor. Kar­deş­lik duy­gu­su­nu bu in­san­la­ra an­la­ta­bil­me­miz için kendi içi­miz­de me­se­le­yi hal­let­me­li­yiz. Kar­deş­li­ğin ma­ya­sı­nı kül­ler­den arın­dı­rıp, yek­pa­re bir “inanç” be­ra­ber­li­ği da­hi­li hu­zu­ru sağ­la­dık­tan sonra ha­ri­ci mis­yo­na kapı aça­cak­tır. Kay­be­di­len halk­la­rın ka­za­nıl­ma­sı; on­la­ra, ma­hal­lî du­ru­şun mu­ha­fa­za edil­di­ği­ni is­pat­la­ya­rak müm­kün ola­cak­tır. Me­se­le­yi ırkî boyut ka­zan­dı­ra­rak ( Ki, zaten bizim ifade et­me­mi­ze gerek yok. Bütün dünya hangi kavme men­sup ol­du­ğu­mu­zu zaten bi­li­yor. Bunu tek­rar etmek, aciz­lik işa­re­ti­dir. Kay­bol­ma­mak için di­re­ne­ne ait bir dav­ra­nış şek­li­dir. Bizim buna ih­ti­yaç duy­ma­mız, var­lı­ğı­mı­zın sor­gu­lan­dı­ğı­nı gös­ter­mek­tir. Biz, varız de­me­me­li­yiz. Ak­si­ne,”di­ğer­le­ri­nin” var­lı­ğı­nı ko­ru­mak; kendi mev­cu­di­ye­ti­mi­zin ka­bu­lü­nü be­ra­be­rin­de ge­ti­rir.) ci­han­şü­mul ha­re­ket etmek müm­kün değil. İfade edi­len si­ya­se­tin böyle ol­ma­dı­ğı­nı ta­ri­hî ha­ki­kat­ler­den öğ­re­ni­yo­ruz. Yakın geç­mi­şi­miz
(Os­man­lı-Türk ta­ri­hi) bunu ter­si­ne çe­vir­miş, “em­per­yal viz­yo­nu” ha­ya­ta ge­çir­miş­tir. Do­la­yı­sıy­la bu viz­yon iyi tah­lil edi­lir­se ma­hal­lî dü­şü­nü­şün, nasıl üç kı­ta­ya hü­küm­ran ol­du­ğu­nu an­la­ya­bi­li­riz.
Bir fikrî ha­re­ke­tin ön­cü­lü­ğü­nü ya­pa­cak gücün var­lı­ğı, mev­cut kıy­met­le­rin gün yü­zü­ne çık­ma­sı­na imkân ta­nı­mak; mu­ha­fa­za ede­rek de­ğiş­mek;de­ğiş­me­yi soy­suz­laş­tı­ra­rak, rö­ne­sans­va­ri­leş­tir­mek; bu fikrî viz­yo­nu bal­ta­la­ya­ca­ğı gibi, yeni bir ma­ce­ra­ya atıl­mak­tan öte bir mâna da ta­şı­maz. Ger­çek­te ise bunun nü­ve­le­ri yıl­lar önce atıl­mış­tır. Yıl­lar­dır na­das­ta olan top­ra­ğa atı­lan tohum;ye­şer­miş;dal­bu­dak sal­mış;mey­ve­le­ri te­şek­kül etmiş; ol­gun­laş­ma­ya baş­la­yan mey­ve­ler de ma­hal­lin­den bütün dün­ya­ya fay­da­lı ol­ma­ya baş­la­mış­tır. Ma­hal­lî dü­şü­nüp; ci­han­şü­mul ( glo­bal) ha­re­ket eden viz­yo­nun aslı ve esası bu mis­yon­dur. Buna sahip çık­mak­tan başka ça­re­miz yok­tur. (Yeni Fikir Der­gi­si, Sayı:1 Ni­san-2009). 

13/02/2017

13.02.2017
Bu yazı 626 defa okundu.

Diğer Yazıları