YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Modern Çağın Güçlü Uyuşturucusu Kişisel Gelişim

Âdeta bin yıllık ata yadigârı Kökboyalı, el dokuması üzerinde bin bir kültürel hatıra ihtiva eden biraz eskice halının, ham maddesi petrol atığı olan parlak, cafcaflı ve sözde yeni fabrika mamulü harcıalem bir halıya değiştirilmesi gibi, “eğitimi” “maarife” tercih ettik. Bu günün eğitimi, yeni nesle bırakın başkasını, başka kültürleri, mevla’sını, kendini bile tanıtmaktan aciz.

 

Maarif insanı hakikate götürüyordu, nefsini tanıtıyor, rabbini bildiriyordu. Maarif insanlara marifet kazandırıyor, ona hünerler gösteriyor, en başta kendini tanımanın yollarını gösteriyordu. Böylece insan âriflikten pay alıyor, bu yolda mesafe kat ediyordu. Onun için samimi bir Müslüman “okuma yazması olmasa” da ârifti, irfan sahibiydi. Yani kendisini tanıyor ve Rabbini biliyordu. Ama modern zamanlarda maalesef ki! “maarifi” kaybettik ve “eğitim”le değiştirdik.

 

İnsanlık son iki yüz senedir, büyük bir krizin içine dâhil edilmiş görünüyor. Kritisizmin kurucusu sayılan Immanuel Kant’ın bir aydınlanma parolası olarak insanlığın önüne tuttuğu “sapare aude = cesur ol ve kendi aklını kullan” telkininden itibaren tek boyutlu bir insanlık dünyasının kapıları aralandı. Oysa insan hilkati icabı çok boyutlu bir varlık olarak yaratıldı. Bu kriz, inançlı insanları daha derinden etkileyip daha fazla savurmuş gibi duruyor. Zira bu modern eğitim ve zihniyetin telkin ettiğine göre, insanın hayat kaynağı bilgi edinmenin yegâne yolu aklını kullanmak, somut veriler, göstergeler ve deney. Artık seziş yok, ilham yok, dinleme yok, düşünme yok. Bunun sonucunda varsa yoksa somut deney, görme ve deneyimleme gibi acayip tabirler türetildi.

 

Bu eğitimin mahsulü olan insanlar, ne istediğini bilmeyen, ne işe yaradığını, neyi başaracağını, nerede başarılı olacağını bilmeyen

“sapkın insanlarla” dolup taşan bir güruh haline geldi.

 

“Bilim” denilen bu sürecin günlük hayatta ne kadar büyük imkânlar getirdiği inkar edilemez elbette.

Üretim, iletişim ve ulaşım ile insanlık tarihinin hiç görmediği bir durum içinde bulunuyoruz. Farklı vasıfları olan aletlere sahip insanlar, mutsuzluktan dem vuruyor. Hayatı sevmemekten, sevgiyle insanlığa bakamamaktan, bireyselleşmeden, bencilleşmeden rahatsızlıklarını her an dile getiriyorlar. Bütün bunların sebebi ne acaba?(Kaynak: Mustafa Gündüz/TEMMUZ 2013)

08.07.2016
Bu yazı 722 defa okundu.

Diğer Yazıları