YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

NUREDDİN MAHMÛD ZENGİ

Nureddin Zengi, Selçukluların Haleb atabeği olup Selçuklu sultanı Rükneddin Mesûd'un kızıyla evli idi. Oğuzların Avşar boyundandır. Adil bir hükümdar idi. Elliden fazla şehri Haçlılar elinden almış ve Kudüs'ün fethine de zemin hazırlamıştır. Kendisine daima Ömer bin Abdülazîz'i örnek alırdı. İbn-i Kesîr anlatıyor:

 

Bizler Melik-i Adil Nureddin Zengi'nin meclislerinde bulunurduk. Heybet ve vakarından hepimiz başımızda kuş varmış gibi dururduk. Bir söz söylediğinde dinletir, biz bir şey söylediğimizde de kulak verirdi. Öfkeliyken ve neşeli halinde ağzından çirkin ve kaba bir söz çıktığını işitmedim. Çok az konuşurdu.

 

Bunca heybet ve vakarıyla birlikte fakirlere ve miskinlere karşı son derecede merhametliydi. Yanına bir derviş geldiğinde onu ayakta karşılar, yanına oturturdu. Şöyle derdi: "İşte bunlar Allâh'ın

 

ordusudur. Bizler onların duasıyla düşmanlara karşı muzaffer oluruz. Bizim onlara verdiğimizden kat kat fazla üzerimizde hakları vardır. Haklarından birazını ödememizden razı olurlarsa onlara minnettar oluruz."

 

Bir vezîri şöyle anlattı: Bir gün şehirde bir meydanda at ile gidiyorduk. Güneş arkamızda olduğundan gölgelerimiz önümüze düşüyordu. Yönümüzü çevirdiğimizde ise gölge arkamıza düşüyordu. Bir vakit böyle gittik. Sonra Nureddin Zengi atını çevirip bize döndü ve: "Atımı niçin ardına çevirdim bilir misiniz? Bulunduğumuz şu hali dünyaya benzettim. O kendisini arzu edenden hep kaçar, kendisinden kaçanı ise hep takip eder."

 

Namazlarını daima cemaatle kılar, çok oruç tutardı. Hanımı Radî' Hatun anlattı: Nureddin Zengi, namazda kıraeti uzun tutar ve namazını tadil-i erkânla kılardı. Gündüz evradı vardı. Yatsıyı kıldıktan sonra uyur, gece yarısında kalkar, sabaha kadar namaz ve dua ile geçirirdi. Sonra devlet işleriyle meşgul olurdu.

 

Sünnete son derece bağlı idi. Mısır'ı Fatımîler elinden kurtarıp onların sapıklıklarını temizledi. Rafızîlerin ezanda "Hayye alâ hayri'l-amel" okumalarını kaldırdı "Hayye ale's-salâh ve Hayye ale'l-felâh" demelerini temin etti. Şîî bid'âtlerini yıkmak için birçok medreseler inşâ etti.

 

Kendisi Hanefî mezhebinden idi; Şâfiî mezhebi kitapları okutulan medreseleri de inşâ ettirmiştir.

04.04.2016
Bu yazı 1906 defa okundu.

Diğer Yazıları