YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Nurettin Topçu ve Maarif Davamız (14)

  ORTA ÖĞRETİM

 

Orta öğretimden şu gayeleri bekliyoruz. 1.                 Genel kültür vermek. Medeni adam, düşünen adam olmak için, hayatın her alanında, insan ruh ve zekâsının nüfuz edebildiği bilgilerin hepsinden bir ortalama edinmek lazımdır. 2.                 Her ilimden bir çeşni tattırmak. Liseyi bitiren gençlerin çoğu yüksek tahsile devam edeceklerdir. Orta öğretimin gayesi ihtisas öğretimine hazırlamaktır. Lise sınıflarında, ilimlerin hepsinden birer parça tadarak kendi kabiliyetini sezip keşfetmek ve ona ait ufak bir hazırlıkta bulunmak lazımdır. Liseden çıkan genç kendi ihtisasının fakültesine ayrılınca, uzun yıllar içinde edindiği bilgileri oraya pek az zamanda alabiliyor. 3.                 Ruhun bütün melekelerini birbirleriyle düzenli olarak inkişaf ettirmek. Orta öğretimin ulaştıracağı gayelerin en önemli ve değerlisi budur. Başka başka dersler, her biri kendi mevzuunun kuvvetleriyle gencin ruhuna nüfuz ederek onda, her taraftan adım adım ilerleyen kuvvetler halinde, bir genişleme ve bir yapıcılık kudreti tattırırlar. Yalnız zekâ değil, duygular ve dilekler de, bütün eserini mektepte vermeseler bile, mektebin eseridirler. Orta öğretimde programlar, kavranamayacak kadar yüklüdür. Çok mikyasta ezbercilikle işleri halletmek zorunda bırakıyor. Derslerin sayısı çoktur. Talebe zekâsının benimseyebilme kudretlerini çok aşkındır. Genci fikir hamalı haline getiren bu hadise, lisenin son üç sınıfında daha fazla göze çarpıyor. Edebiyat dersinde esas eskiden metin şerhi idi. Şimdi de edebiyat tarihidir. Her ikisi de bu derse esas oldukları müddetçe faydasızdır ve bu dersten beklenen gayeye, yani genç ruhlarda sanat kültürü, güzellik heyecanı, ruh sevgisi uyandırma kabiliyetidir. Tarih dersi ise tam manasıyla bir vakanüvislik veya masalcılık, geçmişe ait bir dedikodu, yani efsanecilik halindedir. Gördüğü iş, maziye küfredip hal için meddahlık ve dalkavukluk egzersizi yapmak ve bu gaye uğrunda hafızaları zorlayıp genç zekâları çürütmektir. Buradaki gerek bilim gerek ahlak hezeyanını ortadan kaldırmak için, tarihin olaylarını geçmişe ait değil de hal içinde yaşayan şeyler gibi ele almak lazımdır. Tarih öğretiminde temel ise olaylar arasında nedensellik bağıntısı kurmak olmalıdır. Tarihte temel olarak olayların zaman sırasına bağlanması, gayesiz bir masalcılıktan ileri götürmez. Edebiyat hocası estetik ve ruhbilim bildiği gibi, günün tarih hocası sosyoloji bilmelidir. Sosyoloji, tarih dersi gibi sebeplerle açıklayıcı bir bilimdir. O cemiyeti hayatını çevirmekte olan bütün olayları eleştirerek vatandaş için en lazım derslerden biridir. Matematik, zihinde bir kudretin, sonsuzluk içinde bir ölçü kudretinin, bütün ile orantılara dayanan bir düzen halinin, her türlü incelik basamaklarında yükselebilen bir dinamizmin keşfedilmesidir. Orantılı bir düzen aynı zamanda ruhun yaşayışına estetik bir karakter getirir. Estetik zevkin belki ilk basamağında bulunan yaratma sevincini duyurur. Formüllerle teoremler ezberleten hoca, matematiği öldürmüş, genç zekâyı karartmış demektir. O, sıfırcılığı ile şöhret kazanmak için dersinin güçlüğü ile övünedursun, ileride bu gençlere felsefe öğretmeyi de çok güçleştirmiş olan zararlı bir mürebbidir. Matematiğin muamma haline geldiği, talebeye aman dedirttiği yerde matematik öğretmesini bilen yok demektir. Liselerimizdeki matematik hastalığının sebebi budur. Fizik ve coğrafya dersleri, dünyamızla fizik kâinatının kanunlarını tanıtan derslerdir. Fizikte formüller ezberletmek gibi coğrafya dersinde şehirler, miktarlar, bölümler, isimler ezberletmek tam manası ile değersiz gayretlerdir. Fizikte madde dünyası bütün karakterleri ve kanunları bilinmeli, coğrafyada ise dünyamızı kuşatan olaylar tasvir ile değil, izah yolu ile anlatılmalı harita okumak öğretilmelidir. Gençlerimizin en bayağı ve hayvani zevklerle vücuda tapınıştan ruha yükselebilmesi için liselerde mutlaka sana tarihi okutulmalıdır. Zira okutmazsak gençlerde tabiat aşkı ve ona bağlı olan bütün ruh incelikleri asla doğamaz. Ekonomi dersi de liselerde okutulmalıdır. Yarının dünyası mutlaka ahlaka bağlı bir ekonomik sistem üzerine kurulacaktır. Ve dünyamızda insanlık yolundaki her harekete düşman olan Yahudi hâkimiyetini yok edebilmek için bu düşmana kendi silahlarıyla karşı koymak, yani ekonomi yönünden yürümek lazımdır. Yarın için ekmeğini alın teriyle kazanan, helal lokma ağzına koyan bir insanlığın temellerini kurmalıyız.

( Kaynak:Nurettin Topçu,Türkiye’nin Maarif Davası,Dergah yayınları, : Özet: Ebubekir DİLEKÇİ  /http://www.kitaptahlili.com/index.php?option =com_content&view= article&id= 118: tuerkiyenin-maarif-davasnurettin-topcu&catid=35:kitap-tahlili&Itemid=54)

 

05.12.2016
Bu yazı 685 defa okundu.

Diğer Yazıları