YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Nurettin Topçu ve Maarif Davamız (18)

 OKULLARIMIZDA DİN VE AHLAK EĞİTİMİ(c)

 

Maddi kültür ve manevi kültür dersleri

 

Maddi kültür ve manevi kültür dersleri. Bunların ikisi arasında denkleşmeyi sağlamak, eğitimde esaslı davadır. Bizim için madde ihtiyaç, mana iktidardır. Yarım asırdan beri ufaltıla ufaltıla, yıpratıla yıpratıla bu günkü okulda serçe kanadından daha sıska kalan kültür, manevi kültürdür. Maddi kültür ise bizzat kendisinin de temeli olan hakikat aşkından ayrılarak kutsallaştırılmaktadır. Manevi kültür, insana, sanata, cemiyete ve tarihe uzanır. Onun özü, insan sevgisidir. Gayesi Allah sevgisidir. O, yalnız bir ders içinde verilmez. Sanat ve edebiyat, yurttaşlık, tarih ve felsefe derslerinin hepsi, manevi kültür dersleridir. Onu yalnız bir dersin içine sıkıştırmak, kendi hayatından, kendi dünyasından ve bizzat kendi özünden ayırmaktır. Hayat cevherini, barındığı hücreden ayırmaktır. Ayrıldığı yerde hayatiyeti kaybolacaktır. Okullarda din ile ahlakın yüksek şuuru, manevi kültür derslerinin hepsi ile birlikte verilecektir. Tarih ve sanat tarihi derslerinde, büyük mazimizin iman ve hamiyet hamlesi ruhları kımıldatılmalıdır. Din ve ahlak eğitiminin yalnız bir derste verilmeyeceği aşikârdır. Çünkü bunlar varlığımızın her sahasına nüfuz etmiştir. Ve bütün hareketlerimizde yaşamaktadırlar. Yalnız yürekler parçalayıcı bir sahne karşısında ahlaklı ve sade ibadette dindar olunmaz. Ahlak ve dindarlık bütün hareketlerimizde, insanlarla her temasımızda meydana çıkan hadisedir. Din ve ahlak kültürümüzün değerlendirilmesi ve yükseltilmesi yukarıda belirtmeye çalıştığım esaslı gayelerine uygun okutulmalarıyla kabil olan iştir. Onların eserini tamamlamak için yeni dersler de konabilir. İlk ve orta öğretimde yurttaşlık derslerinin ahlak dersi haline getirilmesi lüzumludur. Lise son sınıflarında felsefi disiplin olarak ayrıca ahlak dersleri de okutulmalıdır. Din dersi ilkokulda, dini menkıbeler ve ahlak aşısı halinde her sınıfta okutulmalıdır. Ortaokulda geniş ve tam, İslam medeniyeti tarihi okutulmalı, temel akait bilgisi verilmelidir. Lise bölümünde Kur’an dan parçalar izah edilmeli ve İslam felsefesi okutulmalıdır. Son olarak bütün ilköğretim ve liselerde yapılamakta olan din derslerinin manasızlığına işaret etmek istiyoruz. Bugün ismi öğrenci karnelerinin en altına yazılan din dersleri, özellikle yaşı biraz ilerlemiş gençlerde dini küçümsemekten başka bir işe yaramıyor. Dini tatbikata ait kaidelerin öğretilmesi, çocuğa dini ruh ve hürmet aşılayamaz. Din, bütün hareketlerimizin dışında kalan bir hayat ve hareket alanı, bir ihtisas konusu değildir ki, ayrı bir ders ve öğretim yapılsın. Bu okullarda din kültürünü, bütün kültür derslerinin içinde, felsefe, tarih ve edebiyat derslerinde vermek en doğru yoldur. Felsefe, dinin mukadderat metafiziği olan özüne değinecek ve ona götüren yola aklın aydınlıklarını serpecektir. Edebiyat, en kuvvetli din aşısı yapacak kültürü verir. Yunus’tan, Akif’e kadar, gençlere dini ruhu heyecan halinde aşılayacak en kuvvetli vasıta edebiyattır. Tarihe gelince, İslam tarihi içinde olduğu kadar, Selçuklularla Osmanlıların yani Anadolu’nun tarihinde İslam’ın ruhunu hayat ve hareket halinde tanıtarak sevdirecek sayısız örnekler vardır. Büyük peygamberimizin hayatından başlayarak Hz. Ömer’den geçen ve Alparslan’ın, Osman Beyin, Muratların, Fatihin, Yavuzun ve bunlar gibi daha pek çok hükümdarların insanlık tarihine vermiş oldukları eşsiz örneklerin bilgisiyle bezenen genç ruhların İslam ahlakını, aşk ile benimsemeleri beklenir. Ayrıca bir din dersine lüzum yoktur. Din, bütün duygularımızla hareketlerimize ve bütün varlığımıza sindirilmesi gereken bir kültürdür, bir aşıdır, damarlarımızda dolaşan ve insanlarla temasımızda kendini gösteren bir cevherdir. Sadece Kuranın ezbere okunması, mabetteki merasim, hac ticaretleri, cehennem ve azap tehditleri dinin dairesi dışındadır. Din eğitimini, bugünkünün tam tersine, Allah istikametine doğru çevirmek, onu hakikatine ulaştırmaktır.

( Kaynak:Nurettin Topçu,Türkiye’nin Maarif Davası,Dergah yayınları, : Özet: Ebubekir DİLEKÇİ  /http://www.kitaptahlili.com/index.php?option =com_content&view= article&id= 118: tuerkiyenin-maarif-davasnurettin-topcu&catid=35:kitap-tahlili&Itemid=54)

09.12.2016
Bu yazı 748 defa okundu.

Diğer Yazıları