YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Okumayı Hayatın Merkezine Almak

Okumayı merkeze almayan fertlerden teşekkül etmiş bir cemiyetin geleceğe yönelik bir iddiasının ne kadar “iddialı “ olduğu şüphe götürmez bir hakikattir.

 

     Doğru oturup doğru konuşalım: Müslüman-Türk milletinin bir ferdi olarak “Oku Emri”ne ne kadar sadığız?

 

     Kendimizi ne kadar sorguluyoruz?

 

     Boş vakitlerde okumak şeklindeki bir anlayışın bizleri ne kadar güçsüz, takatsiz bıraktığının farkında mıyız?

 

    Bizler Müslüman olmakla; düşünen ve kitaba, ilme, alime büyük değer veren bir millet olduk. Şimdi ise bu değerlere düşman bir millete dönüştük!

 

    Nizamü’l-Mülk, Fatih, Yavuz.. gibi devlet büyüklerinin en büyük özellikleri bazen günde 8 saat kitap okumalarıdır. Biz kaç dakika okuyoruz?

 

    İhtişamlı devirlerden sonra duraklama ve gerileme ile beraber kitap okumaz hale geldik. Çünkü bize bu ihtişamı sağlayan “Oku” Emri’ne yüz çevirdik!

 

   Matbaanın Türkiye’ye gelişinden (1727) 19. Asrın sonlarına kadar, basılan kitap sayısı 5 bin civarındadır.

 

   20. Yüzyılın başlarında ancak basılan kitaplarla beraber tüm Osmanlı’nın kitap mirası 35-40 bin civarındadır. 1930-1932 yıllarında bir kitap 300 adet basıldığında sevinilirdi.

1940-1946 yılları arasında Türkiye’de gazete tirajı, İkinci dünya savaşı gibi toplumu ilgilendiren çok önemli bir hadise olmasına rağmen, 30 bin civarındadır. Bu tiraj ancak 1947 de 70 bine doğru çıkabilmiştir.

Ülkemizde 78 milyon insan olmasına rağmen günümüzde günlük 4.5 milyon gazete  satılabiliyor (Yay-Sat raporlarına göre).

 “Nasıl   okumalıyız ? “ sorusunu cevaplamadan önce ,”niçin   okumalıyız ? “   sorusunun cevabını bulmalıyız.  Kitaba uzak bir toplum fikirsiz toplumdur. Fikirsiz toplum ise toplum değil, sadece bir yığındır. Çilesiz, kimliksiz ve başkaları tarafından kullanılagelen   bir toplum. Bilgi çekirdektir. Çatlayıp bilgi  vermesi için   uygun bir toprağa atılması gerekir.

 

04.10.2016
Bu yazı 719 defa okundu.

Diğer Yazıları