YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Oryantalizm ve Bizim Oryantalistler(3)

-15 Temmuz Kalkışması bir de bu açıdan okunmalı-
 
Yine bununla alâkalı Kontny şöyle der: “Batı,Haçlı seferlerinde gücünü Doğu’nun üstünlüğünden alma ihtiyacını ispatlama gayreti içerisindeydi. Ortaçağ boyunca belirgin olan bu çatışma, modern çağın doğuşu açısından yine inşa edici bir etkendir. Bir taraftan kapitalist uygarlığın önşartı olarak ilkel sermaye birikimi sürecini, yani ağırlıklı olarak Avrupa’nın keşifçi ve sömürgeci yayılmasını esas alıyorsak,bu sürecin önünü açan büyük olgu, reconquista (feth-i tekerrür) denilen, Arapların ve Yahudilerin İspanya’dan sürülmesiyle sonuçlanan hamledir.Bu olmadan Kolombus’un, Vasco da Gamas’ın ve sonrasının da olamayacağı genelde kabul edilen bir görüştür.İspanya’daki hamlenin kızışması zaten, Konstantinopolis’in (1453 yılında Osmanlı’nın eline geçmesine bir tepki olarak da görülebilir.Diğer taraftan daha 16. yüzyılda hem Protestanizmin Almanya’da ağırlık kazanabilmesi için hem de Alman Habsburg İmparatorluğunun iç politikası açısından kritik bir dönemde birlik ve bütünlüğünü koruyabilmesi açısından yine Osmanlı’nın Balkan hattı üzerinden ilerleyerek oluşturduğu “ Türk tehdidi” önemlidir. Osmanlı’nın Avrupa’ya dayanması, tarihçi Winfried Schulze’nin sözleriyle Avrupa’nın “ modern, yani hesapçı ve çıkarlarını gözeten siyaset anlayışını” bulması, ortak Garp Hristiyanlığına aidiyet fikrinden ayrılarak Machiavelli tarafından  ustaca dile getirilmiş, çıkar politikasını uygulamaya zorlayan en temel etkenlerden biridir.
   Kısaca Avrupa,Ortadoğu uygarlığının değişik uzantılarıyla çatışarak kendini şekillendirdi. Oryantalizm tartışmalarında bu siyasî paradikmik gerçeklik hep akılda tutulmalıdır.Çünkü bu,fikrî bir oluşumun maddî temelini teşkil ediyor”(Kontny:2002:118-119).
  Batının varlığına mücadelesi Doğu’yu sınırda tutmasına bağlıydı.Hududu ise kendi çizecek;güvenliği/mevcudiyeti garanti altına alınmış olacak.Bu hareket tarzı, bütün yönleriyle sahip-köle ilişkisine dayandığından dolayıdır ki şartları hep kendisi tayin etme makamında görerek,tarihi şekillendirmekten geçtiğine iman etmiştir.Şekillenen tarihi hakikatler,kabuğuna çekilmeye icbar edilmiş bir toplum üretir.Kendi kabuğunde mücadele eden cemiyet kainatın bulunduğu halden başka tasavvurata akledemediğinden öğretileni benimseme yoluna gidecektir.Kafasında daima heyülâ  teşekkül edecektir.Varlığını başkalarına borçlu olduğu fikriyle hareket eden  milletler,bu ruh haliyle hedeflerini belirleyeceklerdir. Bunları da kendilerine belleten ilmi! bir disiplin olması, tümsek aynadaki silüetin bilimsel! verilerin sahiplerini dev aynada görülmesini kolaylaştıracaktır. Ezilmişlik,korkaklık,acziyetlik ve elaçma melekesi Oryantalizmin tayin ettiği esas düşüncedir. Bu fikrî sapkınlığın en kolay sahası da tarihtir.Tarihî hakikatler en son hakim zihniyet ve gücün tekelinde olduğundan,bu alanda istedikleri gibi at oynattıkları bir gerçektir.  

 

23.08.2016
Bu yazı 742 defa okundu.

Diğer Yazıları