YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Oryantalizm ve Bizim Oryantalistler(7)

 -15 Temmuz Kalkışması bir de bu açıdan okunmalı-

 

 

  Yine yakın tarihteki aydınlardan Yakup Kadri,meseleyi biraz daha özele irca ederek verdiği  hükmün “şeklen Avrupakâri değil ruhen Avrupai olmaya çalışalım” telâkkisini, Nurullah Ataç daha sistematik hâle getirmiş ve şu fikirleri savunmuştur: “Gözlerimizi Avrupa’dan  ayırmamalıyız,çoktur, sayılmıyacak kadar  çoktur bizim Avrupa!dan almamız gereken şeyler.Geleneklerimize sımsıkı  bağlı kalmamızı ,Avrupalı yazarların kitaplarını kapatıp da kendi edebiyatımızla  yetinmemizi öğütleyenler oluyor, onlardan değilim  ben,eritmeliyiz kendimizi Avrupa uygarlı içinde,kurtuluş ondadır.” (Ataç:2012,16)

    Gerçek aydının nasıl olması gerektiğini şu şekilde ifade eder:  “Bizde gerçek aydın, sözün Avrupa’ daki anlamile gerçek aydın yetişmesini istiyorsak, orta öğrenim okullarını değiştirmeliyiz o okullara edebiyat dersleri koymalıyız. Büğün  yok mu  o okullarda edebiyat dersi? Yoktur; bizde batı acunundaki anlamile bir edebiyat yoktur da onun için.Bizde hep kendilerinden öncekilerin söylemiş olduklarını tekrar eden bir bir takım şairler yetişmiş,hiçbir şair  hiçbir yazar yeni düşünceler, yeni görüşler getirmemiştir,iç hayatımız naslara bağlı olduğu gibi güzellik hayatımız a naslara bağlanmıştır, düşünce hayatımız da naslara bağlanmıştır.Bizim edebiyatımız insana türlü görüşleri ,türlü düşünceleri öğretmez,insanoğlu saygısı aşılamaz... Bunun için orta eğitim okullarından bizim edebiyatımızı kaldırıp yerine Yunan, Latin edebiyatını koymak gerekir. Batı acunu aydınını aydın eden onlardır da onun için.”(Ataç:2012,29-30)

   Yine ilginç ve teslimiyetçi oryantalist zihniyete numune olması babından Nurullah Ataç’ın şu fikirleri de dikkat çekicidir: “Bu ülkede, Batı uygarlığının üstünlüğünü anlamış, bunun için de o uygarlığın gereklerini yaymaya çalışan kimseler var, en aşağı yüz, yüz elli yıldan beri... Getirebildiler mi Batı uygarlığını? Hayır, onlar da ılımlı (vurgu bana aittir-M.M), olmağa kalktılar, yahut önlerine ılımlılar çıktı:( Ilımlı İslâm  siyasetinin savunucuları da aynı zamanda oryantalizmin gönüllü müdafileri değil de nedir?-M.M.) Yooo! Dediler ılımlılar,‘Biz büsbütün de Batılı olamayız, bizim de geleneklerimiz var, ayrılmamalıyız o geleneklerden.Batı uygarlığını mı alacağız? Peki. Ancak ona biraz da Doğu uygarlığını karıştırmalıyız’ dediler.

Neye vardı bu?Batı uygarlığı gücünü yitirdi Doğu uygarlığı içinde, eridi, kendimize uydurduk onları, Doğu düşüncelerine, görüşlerine, inanışlarına göre yorumladık, özlerini değiştiriverdik,  tanınmaz  bir kılığa soktuk.”( Ataç:2012,133)

Bizim içimizdeki gönüllü oryantalistlerin tekâmül anlayışı bundan ibarettir. Bu gibi nice sözüm ona aydın,‘kendimiz’ olmaktan çıkarak muasırlaşmanın mümkün olabileceğini savunmuşlardır.Maalesef  tam teslimiyetçi, şarkiyatçı yazar ve çizerler, ıvazsız-garazsız, bihakkın görevlerini yerine getirmişlerdir.Ve, hâlâ bu fikri takipçiler şu veya bu şekilde etkili yerlerde  “ılımlılık” adıyla meydanları tozu dumana katmaktadırlar.

 

29.08.2016
Bu yazı 694 defa okundu.

Diğer Yazıları