YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Oryantalizm ve Bizim Oryantalistler(9)

 -15 Temmuz Kalkışması bir de bu açıdan okunmalı-

 

 Batıcılık etkisi ve Modernizmin şekillendirdiği laik burjuvazinin tipik bir numunesi olan Pamuk,İslâm Dini’ni: yoksulların dini(Pamuk:2012:164); Allah’a inandıklarında dolayı fakir  kalanlar dini (Pamuk:2012:170) diye vasıflandırması ve alt sınıf inancı olarak resmetmesi şaşılacak bir hâl değildir.

   Şarkiyatçı düşünceye bakınız: “Üzerimde Batılı bakışların eksikliğini hissettiğim zaman,ben kendi kendimin  Batılısı olurum.”( Pamuk:2012:269) Yani Oryantalizmin sözcüsü ,vahşi kapitalizmin temsilcisini aratmam demeye getiriyor. Devam ediyor:  “Batılı gözlemcinin şehri derin bir şekilde eleştirip aşağılayan yazısını ona katılarak okumak isteği bende de vardır ve bu tür yazıları okumak İstanbul’un ne güzel, ne tuhaf, ne harika ve kendine özgü bir yer olduğunu tekrarlayıp duran Pierre Loti gibi yazarları okumaktan daha zevklidir.”( Pamuk:2012:221) Pamuk kendisinin de okuduğu  Robert Koleji’ndeki Türk hocalarını nasıl da aşağılamaktadır.Aslında burada hakir gördüğü Türk hocaları değildir.Onların tahtında Müslüman-Türk kültürü, içinde yaşadığı cemiyetinin fertlerinin inandığı değerleri hor görmektir. “Bazıları bir Amerikan okulunda hocalık etmenin huzursuzluğuyla, öğrenciler arasında kendisini Amerikalılara ihbar eden’casuslar’ olduğunu ima eden, bazıları Türk milliyetçisi sıkı nutuk atan Türk hocaların, Amerikalılara kıyasla daha heyacansız, yorgun,yaşlı ve bezgin olduklarını, bizleri de, kendilerini de, hayatı da artık sevmediklerini hissederdik.İyi niyetle arkadaş olmaya çalışan, Amerikalı hocaların aksine içlerinden ilk gelen şey ezberletmek ve cezalandırmak olduğu için çoğumuz bu bürokrat ruhlu hocalardan nefret ederdik”( Pamuk:2012:289)

  “Türk hocalara kıyasla çoğu genç olan Amerikalı hocalar, olduklarından daha saf ve iyi niyetli sandıkları Türk öğrencilere Batı medeniyetinin harikalarını öğretmek için aşırı iyi niyet ve saflıkla öyle bir çırpınırlardı ki, onların neredeyse dini boyutlara varan eğitim gayretkeşliği bütün sınıfı zaman zaman acımayla gülümseme arasında kararsız bırakırdı. Bazıları uzak ve yoksul ülkelerdeki cahil üçüncü dünyalı çocukları eğitmek için Türkiye’ye gönüllü gelmiş, 1940’larda doğmuş ,çoğu solcu bu hocalar bize Brecht okutur, Shakespeare’nin sol yorumunu yapar, edebi metin okurken de bütün kötülüklerin kaynağının iyi insanları yoldan çıkartan’kötü’ toplumlarda yattığını göstermeye çalışırlardı”( Pamuk:2012:289)

  Şuuraltına telkin edildiği  anlaşılan (subniminal hipnoz) Türk’e ısınamaması (Pamuk:2012: 82) yabancılaşmanın, batılılaşmanın ve kendi değerlerine ters düşmenin acı bir tablosudur .Nobel Edebiyat Ödülüne göz kırptığı biz zamanda Frankfurt kitap fuarında  2005 yılında “Bu topraklarda 1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü ve benden başka hiç kimse bunu söylemeye cesaret edemiyor. O halde ben yapıyorum ve bu yüzden benden nefret ediyorlar.”siyasî mesajını vermesi,zirve noktasına ulaşan oryantalist tezahürden başka bir şey değildir.

Sözü daha fazla uzatmanın lüzumu yoktur. Bu ifadelerin kâfi geleceği âşikârdır.Artık, Orhan Pamuk bu fikirleriyle Nobel Edebiyat ödülünü alarak, kendi milletine yabancı kalınacağını bütün dünyaya oryantalist bir gözle ispat eder.Gelecek kuşaklara meşhur bir yazar olmanın yollarını da böylece öğretmiş olacaktır ve öğretmiştir..!

 

Sonuç Yerine

Hâsılı, Oryantalizm ve oryantalist zihniyet,Osmanlı-Türk tarihine kendi “bilimselliği” ile bakmış; maalesef bizim tarihçiliğimiz de bu telâkkîye göre yön almıştır. Bundan ötürü Oryantalizm hiç bir zaman ilmî bir disiplin ol(a)mamıştır. Olamaz da. Çünkü objektif değildir. Dolayısıyla,”bilimselleştirilmiş” Oryantalizm, yüzyılların sistematikleştirilmiş hâlidir.Bunu da,takip eden yüzyıla göre (artık,on yıllar oldu) muhtevası aynı kalmak şartıyla, dışı “janjan”laştırılarak,masum bir hâl alması sağlanıyor.Bu açıdan meseleye bakıldığında Oryantalizm-Globalizm-Postmodern müstemleke fikrî alt yapısını iyi tahlil etmekte, geleceğimiz açısından büyük faydalar vardır.

  Oryantalizmin ve tabi ki, oryantalist uygulayıcılarının önüne bend olmanın tek yolu; kendimize ait olan ne varsa onlara sahip çıkarak; Batı’nın “Türk ruhu” diye vasıflandırdığı ve bundan dolayı kendi geleceklerini bu ruhu ortadan kaldırmakla mümkün olacağını inandıkları ve iman ettikleri “Türk ruhu”nu yeniden tesis etmekle işe başlamak icap eder. Bu, lafla değil; işle,fiille olacaktır.Tabandan tavana bütün fertlerin silkinerek, “öz” ruhu canlandırmanın yolunu açmakla kendini vazifeli addetmelidir.Bu ruhu tesis için,gece gündüz çalışan “hakiki” şuurluların da önündeki maniler yokedilmelidir.Engellemelerin bir an evvel kaldırılması, geleceğimiz açısından ehemmiyet arz etmektedir.

        

 KAYNAKÇA:

ARMAĞAN, Mustafa,Zaman/Turkuaz-Tarih,İstanbul-16.05.2004

ATAÇ, Nurullah, Diyelim-Söz Arasında,Yapı Kredi Yayınları, İstanbul-Şubat-2012

EDWARD W. Said, Oryantalizm, Terc.:Nezih ÜZEL,İrfan Yayıncılık,İstanbul-Mart-1998

EFENDİ, Vâsıf ,Nak:, Mustafa ARMAĞAN,Zaman/Turkuaz-Tarih,İstanbul-16.05.2004

31.08.2016
Bu yazı 866 defa okundu.

Diğer Yazıları