YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

SULTAN I. MAHMUD'UN DUASI (2)

Talmann, Sadrazam’a şunları teklif etti:

-Devletlû Vezir Hazretleri!.. Şayet Moskof harplerine son vermek dilerseniz, devletim ve bendeleri emrinizdeyiz..

-Ne istersiniz?-Devlet-i Aliyye ile Ruslar arasında aracılık yapabiliriz!...

-Bilmez misin ki, Kırım Hanı Rusları sürüp atmıştır...

-Yeniden saldırmaya hazırlık ederler Devletlû...Sadrazam da aslında sulh istiyordu.

Bu sebeple sordu:

-Moskofların sizi dinleyecekleri ne malum?

-Aramızda anlaşma mevcuttur. Dostlarımızdır.

Sadrazam güldü:

-Öyleyse söyleyin dostlarınıza, sulh talep etsinler!...

Talmann ellerini oğuşturdu:

-Takdir edersiniz ki, bu hususta anlaşmak icap eder. Anlaşmak için ise, müzakere şarttır.

-Yani pazarlık edeceksiniz!..

-Devletlû Vezir!... İki tarafında bir şeyler istemesi tabii değil midir?

Sadrazam alay etti:

-İki değil üç..

-Üçüncü tarafı anlayamadım!

-Siz kendinizi taraf saymıyor musunuz? Nemçe bir şeyler istemez mi? Bu mümkün müdür?

Elçi sırıttı...

Fakat devletinin istediği zamanı kazanmayı başarmıştı bile. Uzun süren pazarlılar sonunda Avusturya muradına erdi. Harp hazırlıkları tamamlandı. Ve tıpkı dostları gibi onlar da üç koldan topraklarımıza saldırdı.12 Temmuz 1737...

Konuşmalarla oyalanan, tedbir almayan Sadrazam değiştirildi. Talmann’a aldanan Sadaret kaymakamı idam edildi.Yeni Sadrazam, Yeğen Mehmed Paşa çok gayretliydi. Vakit geçirmeden Avusturya içlerine daldı. İlk hamlede Osmanlı ordusu, Orsova kalesini aldı. 15 Ağustos 1738...

 Bu kale düşman için önemliydi. Çünkü ellerinde bulunan Temeşvar da tehlikeye giriyordu. İkinci koldan Vezir Abdipaşazade Belgrad’a yaklaştı. Nemçeliler telaşlandı. O telaşla büyük bir yenilgiye uğradılar.Üçüncü kolda Hekimoğlu Ali Paşa çarpışıyordu. Bu gün görmüş Gazi, dünyanın kaç bucak olduğunu cümle kafirlere gösterdi.

Belgrad, “Beyaz Şehir” manasına gelir. Osmanlı Mücahidleri de atalarına yakışır şekilde üç koldan bu “Akşehir”e yaklaşıyorlardı.Avusturyalı Mareşaller, telaş içindeydiler. Rus dostlarından yardım gelemezdi. Çünkü onlar, kendilerinden bin beterdi. Ama unutulan bir yardımcı imdada yetişti. “General Kış” Nemçelileri kurtardı. Fırtına, yağmur ve kar yüzünden harp etmek imkansız hale gelmişti. Mücahidler bahara kadar sabretmek zorundaydılar.O kış İstanbul’a da lapa lapa kar yağdı. Bu karlı günlerin birinde Sultan Mahmud Han, Şeyhülislam Dürrîzade Mehmed Efendinin tavsiyelerine uyarak, harplerde gösterdiği kahramanlığı ile asker arasında sevilen Vidin Seraskeri Hacı Mehmed İvaz Paşa’yı Sadrazamlığa getirdi ve Avusturya ile yapılmakta olan harbe Serdar tayin etti. Yeni Sadrazam, bahar ayları başlayınca harekete geçti ve Belgrad yakınlarına geldi. Belgrad yakınlarına geldi. 22 Temmuz 1739’da buraya yakın Hisarcık mevkiinde Avusturya ordusu ile karşılaştılar. 100.000 kişilik düşman ordusunun başında Mareşal Wallis bulunuyordu. Akşama kadar devam eden muharebe sonunda, kafir sürüsünün yarısından fazlası yerlerde yatıyordu. Çoğu ölmüş, bir kısmı da yaralıydı. Geri kalanlar da kaçmak için geceyi dört gözle beklediler. Osmanlı ordusu Belgrad’ı çepeçevre kuşattı.

26.02.2016
Bu yazı 1414 defa okundu.

Diğer Yazıları