YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Sünnet Düşmanlığı Üzerine(2)

Müslüman-Türk milletinin kahir ekseriyetinin îtikaddaki mezhebi olan Ehl-i Sünnet  mezhebini tetebbuya devam ediyoruz. Kur’an-ı Kerim, vâcibi tayin etme, helâli, haramı belirleme açısından Allah’ın hükmü ile, Rasûlünün hükmünü, iki temel esas  kabul etmiştir. “Allah ve Rasûlünün yoluna aralarında hüküm vermesi için davet olunduklarında, inananlar; ”dinledik ve itaat ettik” diye cevaplar.İşte ancak bunlardır kurtulanlar.”(en-Nûr, 24/5)

   Peygamberimiz (s.a.v.),”Size emrettiklerimi yerine getirin,yasaklarımnı da gücünüz yettiğince terk edin”.buyurmuştur. (Müslim,412,İbn Mâce,Mukaddime,1) Sünnete bağlılık dinî bir mecburiyettir.Kur’an-ıKerim bize yeterlidir düşüncesiyle sünneti ihmal etmek tarih boyunca  bütün bid’at fırkalarının ortak özelliği olan gizli bir hıyanet çeşididir.Peygamber Efendimiz(s.a.v.) bu durumun ileride meydana geleceğini haber vererek, dinî hiçbir endişe duymayan bu gibi insanalrdan bizi sakındırmıştır.”Tok karınlı, koltuğuna yaslanıp size “Kur’an yeterlidir; Kur’an neyi helâl kılmışsa onu helâl bilin, neyi haram kılmışsa onu haram bilin” diyen  adamların çıkması yakındır.Haberiniz olsun, dikkatli olun:Bana Kur’an ile birlikte ( hüküm bakımından) onun bir benzeri (sünnet) de verilmiştir.”(Ebû Dâvûd, Süne,6,Ahmed b.Hanbel,1V,131).

   İmrân b. Husayn (r.a.), bize Kur’an kâfidir, sünnete gerek yoktur, diyen bir adama şöyle seslenir:” Ahmak herif; sen Kur’an’da öğlen namazının dört rekât olduğunu, kıraatinin gizli okunacağının hükmünü bulabilir misin?Kur’an bize çok şeyleri mübhem bırakmış, sünnet onları açıklamıştır.”Abdullah b. Mesud (r.a.)”Allah’ın, yaradılış şeklini değiştirenlere lânet ettiğini” haber verirken bir kadın “bunlar Kur’an ‘da var mı?” diye sorar.Abdullah b. Mesud şöyle der:” Var tabii, sen şu âyeti okumuyor musun?”  “Rasûlullah size neyi emrederse onu yerine getiriniz neyi yasaklarsa kaçınınız”(el-Haşr,59/7;Abdullah b. Zeyd, Sünnetü’- Resûl Şakîkat’l-Kur’an shf., 54).

   Peygamber Efendimiz (s.a.v) sünnetine  tabi olunmasını emrettiği gibi kendi eshabına da tabi olunmasını emir buyurmuştur. Ashâba uyulduğu takdirde, insanları  doğru yola götüren gökteki yıldızlara benzetilmiştir. “İçinizden benden sonra yaşayanlar birçok ayrılıklara şahit olacaktır.Size sünnetimi,hidâyete erdirilmiş,doğru yolu bulmuş halifelerimin sünnetini (yolunu)  tavsiye ederim. Ona sımsıkı sarılın,âdeta dişlerinizle tutun, sonra da çıkacak şeylerden sakının.Çünkü her uydurma, bid’at; her bid’at sapıklıktır.”(Ebû Dâvûd, Sünne, 5)

   Kur’an-ı Kerim’de de sahâbîler hakkında  şöyle buyurulur:”İlk iman eden, en ön safta bulunan muhacirlere  ensar ve onlara iyilikle  tâbi olanlardan, Allah razı oldu. Onlar da Allah’dan  razı oldular. Allah onlar için ebedî kalacakları, altından  ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır.İşte büyük kurtuluş budur.(et-Tevbe,9/100) Allah’ın sahâbîleri övmesi, onradan gelen ümmetin onlara tâbi olmasını, övülmek için onlara uyun, onlar gibi olun, manasını zımnen ifade eder.Sahâbelerden ondan sonra gelen Tâbiîn cemaâtından da iyilikle sahâbîlere uyanların;Allah(c.c.)’nün  medhine mazhar olduğunu ve bunlara dahil edildiğini görüyoruz. Peygamberimiz (s.a.v.) bir Hadis-i Şeriflerinde bu hususu şöyle izah eder.”Ümmetimin en hayırlı dönemi, benim içinde yaşadığım, dönemdir.Sonra da onların peşinden gelen dönemdir. ( Buhâri, Fedâilu’s-Sahâbe,1) Sahâbîlerin Allah ve Rasûlü tarafından medhü sena edilmesi, sonrakilerin de onların yoluna iyilikle uymak  kaydı şartıyla bu övgüye dahil olması hadis-i şeriflerinde uyulması tavsiye edilen ”cemaât”ın sahâbîler ve tâbiîn cemaâtı olduğunu gösteriyor. ( Sahih Geleneğin teşekkülü bu noktadan itibaren başlamaktadır.)

  ( Kaynak: Şamil İslâm Ansiklopedisi,c.,2)

07.11.2017
Bu yazı 66 defa okundu.

Diğer Yazıları