YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Mesut Mezkit

Tapu Çalışanlarının Ruh Halleri(*)

Dördüncü kitabımız, Tapu Çalışanlarının Ruh Halleri ile alakalı Adıyaman Güne Bakış gazetesinin kıymetli yazarı Mustafa Işıldak köşesinde  çok güzel bir makale kaleme almış. Biz de köşemizde sayın Mustafa Işıldak'ın  makalesini aynen yayımlıyoruz. Sayın Işıldak'ı değerlendirmelerinden  dolayı ayrıca tebrik ediyoruz ( Diğer kitaplarımız: Muhafazakar Değişim, Dirilişimiz; Milliliğin İhyasındar ve Neo-conizmin Emperyalist Fikiri).

***

İşte sayın Mustafa Işıldak'ın makalesi:

Bir televizyon haberinde başlıktaki adla bir kitap yayınlandığına rastlayınca 1986-2014 yılları arasında aynı zamanda emlak danışmanlığı da yapmış biri olarak kitap ilgimi çekti. Google Amca(!)’dan araştırmamla ulaştığım yazarı Mesut Mezkit’ten temin edip okudum. Yazarının,mevcut yasa ve emirleri “basma kalıp” uygulayan bir devlet memuru olmanın ötesinde bu yasa ve emirlerden sosyal gerçekliğe uygun olmayanların nasıl olması gerektiği konusunda, kitabı yayınlayan Yeni Fikir Dergisi Yayınları’nın adındaki gibi ürettiği “yeni fikir”leri mevzuatkoyuculara sunarak “fikir işçiliği” yapıp kurumuna katkı sağladığını anladım.

 

Yazarın “Medeni Kanunun 1007. Maddesinin Tapu Hizmetleri Çalışanları Üzerindeki Etkileri” adlıyüksek lisans tezini yeniden düzenleyerek “vatandaş” yerine bankalar, Telekom ve özel elektrik şirketleri gibi “müşteri” deyimi kullanılan “Tapu Çalışanlarının Ruh Halleri” adıyla  çıkardığı kitaptaçarpıcı bilgilere rastladım. Bağlı olduğu bakanlığın, birbirinin tamamlayıcısı olan Tapu ve Kadastro çalışanlarının çalışma koşullarını iyileştirmeleri gerektiğine, aksi taktirde tam verim almanın “Aşk bir hayal” filmindeki gibi kalacağına bir kez daha inandım.

Aktaracağım sorunlardan biri, tapu işlemlerinde talep sahiplerinden yıllardır “Döner Sermaye” adı altında 150-200 TL dolayında bir ücret tahsile edilmesine karşın, sağlık çalışanları gibi emsal uygulamaların aksine bir kuruşunun dahi personele geri dönmediği, dolayısıyla alınan ücretin vatandaşta uyanan fikrin aksine aslında “Dönmez Sermaye” olduğudur.

Hayretler içinde kaldığım diğer bir husus, tapu çalışanlarının çalışma koşulları ve sorumluluk riski açısından olsa gerek “rizikosu yüksek” olduğunu gerekçe göstererek sigorta şirketlerinin hayat sigortası yapmamasını öğrenmek oldu. Adıyaman Tapu Müdürlüğüne atanan birikimi yüksek, yasanın özünü çiğnemeden “vatandaşı mutlu etmek” için çözüm odaklı çalışan Dinçer Yıldız ile “eskimemiş” milletvekilimiz “gönül insanı” Mehmet Erdoğan’ın’ın “sıhri hemşehrisi” olup kendisiyle de aynı güzel hasletlere sahip Kadastro Müdürü Zafer Türen’den sorduğumda  “doğru”dediler. Sigortacı Orhan Aydınlık da olayı teyit etti. “Maalesef.”

Medeni Kanunun 1007’nci maddesi, tapu sicillerinin tutulmasındaki zararlardan devletin sorumlu olduğunu, devletin de bunu ilgili görevlilere rücu edeceğini belirtir. Aşırı iş yükü ve üstleri ile vatandaşın/müşterinin alışılagelmiş “çabuk bitsin” ısrarı sebebiyle oluşan stresle hata yapma şansı yüksek olduğundan muhtemel tazminat ödemek zorunda kalacakları korkusuyla bir çok tapu görevlisinin reddi miras yaptıklarını, hatta tapu çalışanlarına kız vermek istemeyen ebeveynlerin olduğunu okuyunca daha da şaşırdım.

Yapılan ankette bu “ruh haliyle” başka kuruma geçmek isteyenlerin ortalama yaklaşık % 80 olduğunu okuduğumda ise haliyle artık şaşırmadım.

Bu ruh hallerinin normale dönmesi için ise özellikle Tapu Müdürlüklerine artık “ön yargı ile bakılmaması” ve yıllardır süre geldiğini bildiğim kalifiye personel sıkıntısının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce giderilmesi gereklidir.

Ayrıca vatandaşların/müşterilerin kurumlar arasında “dama taşı” gibi gidip gelmemesi ve buna bağlı olarak memurun da “boşa kürek çekmemesi” için bilhassa Tapu Müdürlüğü ile ilgili vali yardımcısının başkanlığında Tapu, Kadastro, DSİ Şube ve Tarım İl Müdürlükleri ile Belediye gibi kurumlar arasında altı ayda bir periyodik düzenlenecek toplantılarla uygulama birliği sağlanmalıdır. 

Hem tapu çalışanlarının ve hem de vatandaş/müşterilerin ruh halleri büyük oranda ancak bu şekilde düzelir.    

* Mustafa Işıldak, http://www.gunebakisgazetesi.com/kose-yazilari/tapu-calisanlarinin-ruh-halleri/

 

08.11.2016
Bu yazı 836 defa okundu.

Diğer Yazıları